Karakteri oluşturan farklı etmenler vardır. Bunların bir kısmı çevresel etkenler, bireyin ne olmak istediği ve bu konuda harcadığı çaba ile alakalı olsa da bir kısmı ne yapılırsa yapılsın aileden ileri gelir. Birey, ailesinin benzeri ya da zıttı olabilir ama iş tanımlamaya geldiğinde sıfır noktası genellikle ailedir. I, Tonya bu anlamda yer yer annesinin güdümünde yer yer ona karşı olacak biçimde karakterini şekillendiren buz patencisi Tonya Harding'in hikayesine odaklanıyor. Henüz çocuk yaşta buz patenine duyduğu ilgiyi belli eden ve annesi LaVona Golden (Allison Janney)'ın buz pateni eğitimi veren Diane Rawlinson'u (Julianne Nicholson) zorlamasıyla sınıfa alınan en küçük öğrenci olan Tonya Harding, hayatının ileriki dönemlerinde başına gelecek skandallardan habersiz, kaymanın özgürlüğünü soğuk ama rahatlatıcı bir rüzgar gibi vücudunda hissederken bir yandan genç bir kadın olmaya doğru ilerler ve erkeklere duyduğu ilginin farkına varır. Henüz küçük yaşlarda annesiyle babasının ayrılmasının ardından tamamen annesinin değer yargılarıyla yetişen Tonya'ya göre annesi onun hayatını mahveder, annesi içinse Tonya'yı bir şampiyon yapan kendisidir. İşçi sınıfından gelen Tonya'nın kurs masrafları zar zor ödenir ya da yarışmalarda giyeceği kostümleri kendi dikmek zorunda kalır. Ailevi yapısı, kıyafetleri ve duruşunun diğer "estetik" görünen yarışmacılara göre daha kaba olması, herkesten iyi kaysa da hak ettiği puanları almasını engeller. Bu sebeple sık sık jüri üyeleriyle münakaşaya da giren Tonya, hak ettiği puanları neden alamadığını bir türlü anlayamasa da cevabı en sonunda net bir biçimde alır: Tonya, Amerika'nın "proje" patenci arayışlarına uymamaktadır. Jüri her daim aile yaşantısı düzgün ve Amerika'yı bu yönüyle temsil edebilecek bir sporcu aramaktadır. Bu noktada teknik anlamda ne kadar iyi bir sporcu olunduğu aslında o kadar da önemli değildir. I, Tonya: Karanlık, Komik, Capcanlı Bir Hikâye Annesinin psikolojik ve yer yer fiziksel olarak uyguladığı şiddetin sonucunda karakterini buna göre şekillendiren ve yapamayacağı söylenerek aşağılandığında sinirlenerek kendisini daha güçlü hisseden Tonya'nın hayatını mahveden yalnızca istismarcı annesi değil aynı zamanda psikolojik anlamda dengesiz ve aşırı sevgisiyle zarar verebilen bir karakter olan partneri Jeff Gillooly (Sebastian Stan)'dir. Tüm bunların ortasında, verdiği psikolojik mücadeleler bir yana bir de başarılı bir sporcu olmaya çalışan Tonya Harding, tarihte triple axel hareketini başarıyla tamamlayan ilk buz patenci olsa da bundan daha fazla adının karıştığı skandalla gündeme gelir. 1994 yılında yaşanan hadise, Tonya'nın en büyük rakibi Nancy Kerrigan'ın dizine aldığı darbe sonucu sakatlanmasıyla başlar. FBI'ın araştırmaları sonucunda ucu Tonya'nın kocası Jeff'e dayanan olay, Tonya'nın kariyerini de mahveder. Tüm bu yaşananlar, fazlasıyla trajik bir hikâyenin basitçe üzerinden geçilmiş parçaları olsa da ağırlığını hissettirebilecek kadar yoğun olan Tonya Harding'in yaşam öyküsü, Craig Gillespie'nin ellerinde kurgunun da yetkinliğiyle mizahını adeta dans ettiren ancak yaşananları basitleştirmeyen karanlık, komik ve neresinden tutsanız yaşayan, capcanlı bir hikâye olarak karşımıza çıkıyor. Harding'in etrafındaki herkesle ve bir film olarak kendisiyle de dalga geçebilen I, Tonya, aynı zamanda Harding'i ciddiye almanızı sağlayabilen, mizahi tonu çok iyi tutturulmuş bir film. Tonya Harding'in yaşadığı trajediyi, bu trajediye sebep olan kararlarını ve bu kararları vermesine sebep olan geçmişini izleyicisine öyle iyi geçiren bir film var ki karşımızda, Amerika'nın nefret etmek üzere konumlandırdığı bir kadından muhteşem bir anti-kahraman yaratmayı başarıyor. Margot Robie'nin performansı ise gerçek anlamda yılın en iyilerinden. Gerek film için buz pateni öğrenmesi, gerek karakterinin karanlık…

Yazar Puanı

Puan - 80%

80%

Tonya Harding'in yaşam öyküsü, Craig Gillespie'nin ellerinde kurgunun da yetkinliğiyle mizahını adeta dans ettiren ancak yaşananları basitleştirmeyen karanlık, komik ve neresinden tutsanız yaşayan, capcanlı bir hikâye olarak karşımıza çıkıyor.

Kullanıcı Puanları: 4.1 ( 2 votes)
80

Karakteri oluşturan farklı etmenler vardır. Bunların bir kısmı çevresel etkenler, bireyin ne olmak istediği ve bu konuda harcadığı çaba ile alakalı olsa da bir kısmı ne yapılırsa yapılsın aileden ileri gelir. Birey, ailesinin benzeri ya da zıttı olabilir ama iş tanımlamaya geldiğinde sıfır noktası genellikle ailedir. I, Tonya bu anlamda yer yer annesinin güdümünde yer yer ona karşı olacak biçimde karakterini şekillendiren buz patencisi Tonya Harding’in hikayesine odaklanıyor. Henüz çocuk yaşta buz patenine duyduğu ilgiyi belli eden ve annesi LaVona Golden (Allison Janney)’ın buz pateni eğitimi veren Diane Rawlinson’u (Julianne Nicholson) zorlamasıyla sınıfa alınan en küçük öğrenci olan Tonya Harding, hayatının ileriki dönemlerinde başına gelecek skandallardan habersiz, kaymanın özgürlüğünü soğuk ama rahatlatıcı bir rüzgar gibi vücudunda hissederken bir yandan genç bir kadın olmaya doğru ilerler ve erkeklere duyduğu ilginin farkına varır.

Henüz küçük yaşlarda annesiyle babasının ayrılmasının ardından tamamen annesinin değer yargılarıyla yetişen Tonya’ya göre annesi onun hayatını mahveder, annesi içinse Tonya’yı bir şampiyon yapan kendisidir. İşçi sınıfından gelen Tonya’nın kurs masrafları zar zor ödenir ya da yarışmalarda giyeceği kostümleri kendi dikmek zorunda kalır. Ailevi yapısı, kıyafetleri ve duruşunun diğer “estetik” görünen yarışmacılara göre daha kaba olması, herkesten iyi kaysa da hak ettiği puanları almasını engeller. Bu sebeple sık sık jüri üyeleriyle münakaşaya da giren Tonya, hak ettiği puanları neden alamadığını bir türlü anlayamasa da cevabı en sonunda net bir biçimde alır: Tonya, Amerika’nın “proje” patenci arayışlarına uymamaktadır. Jüri her daim aile yaşantısı düzgün ve Amerika’yı bu yönüyle temsil edebilecek bir sporcu aramaktadır. Bu noktada teknik anlamda ne kadar iyi bir sporcu olunduğu aslında o kadar da önemli değildir.

I, Tonya: Karanlık, Komik, Capcanlı Bir Hikâye

Annesinin psikolojik ve yer yer fiziksel olarak uyguladığı şiddetin sonucunda karakterini buna göre şekillendiren ve yapamayacağı söylenerek aşağılandığında sinirlenerek kendisini daha güçlü hisseden Tonya’nın hayatını mahveden yalnızca istismarcı annesi değil aynı zamanda psikolojik anlamda dengesiz ve aşırı sevgisiyle zarar verebilen bir karakter olan partneri Jeff Gillooly (Sebastian Stan)‘dir. Tüm bunların ortasında, verdiği psikolojik mücadeleler bir yana bir de başarılı bir sporcu olmaya çalışan Tonya Harding, tarihte triple axel hareketini başarıyla tamamlayan ilk buz patenci olsa da bundan daha fazla adının karıştığı skandalla gündeme gelir. 1994 yılında yaşanan hadise, Tonya’nın en büyük rakibi Nancy Kerrigan’ın dizine aldığı darbe sonucu sakatlanmasıyla başlar. FBI’ın araştırmaları sonucunda ucu Tonya’nın kocası Jeff’e dayanan olay, Tonya’nın kariyerini de mahveder.

Tüm bu yaşananlar, fazlasıyla trajik bir hikâyenin basitçe üzerinden geçilmiş parçaları olsa da ağırlığını hissettirebilecek kadar yoğun olan Tonya Harding’in yaşam öyküsü, Craig Gillespie’nin ellerinde kurgunun da yetkinliğiyle mizahını adeta dans ettiren ancak yaşananları basitleştirmeyen karanlık, komik ve neresinden tutsanız yaşayan, capcanlı bir hikâye olarak karşımıza çıkıyor.

Harding’in etrafındaki herkesle ve bir film olarak kendisiyle de dalga geçebilen I, Tonya, aynı zamanda Harding’i ciddiye almanızı sağlayabilen, mizahi tonu çok iyi tutturulmuş bir film. Tonya Harding’in yaşadığı trajediyi, bu trajediye sebep olan kararlarını ve bu kararları vermesine sebep olan geçmişini izleyicisine öyle iyi geçiren bir film var ki karşımızda, Amerika’nın nefret etmek üzere konumlandırdığı bir kadından muhteşem bir anti-kahraman yaratmayı başarıyor.

Margot Robie’nin performansı ise gerçek anlamda yılın en iyilerinden. Gerek film için buz pateni öğrenmesi, gerek karakterinin karanlık yönünü karikatürize etmeden yansıtabilme başarısı gerekse izleyici karşısına çıktığı her sahnede adeta parlaması I, Tonya’nın en büyük artılarından biri. Oyunculukları kadar kurgusuyla da bir şiir gibi akan film, mizahi tonunu karakterleri ve senaryosu kadar ritmik bir biçimde ilerleyen kurgusundan da alıyor. Gerçek röportajlardan esprili bir biçimde uyarlanan ve karakterleri perdeye neredeyse birebir yansıtan I, Tonya kendi fırsatını kendisi yaratan ve bütün ihtimalleri zorlayan Tonya Harding’in skandalla sonuçlanan kariyerinin aynı anda karanlık ve mizahi olmayı başaran ikircikli bir yansımasını sunuyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi