2014 yılında Fransa’nın Oscar’ları olarak nitelendirilen César ödüllerinden en iyi film ve en iyi oyuncu ödülleriyle dönen Ben, Kendim ve Annem, ünlü Fransız oyuncu Guillaume Gallienne’in hem başrolünde oynadığı hem de yazıp, yönettiği otobiyografik bir yaşam öyküsü. Cinsel kimliğin aslında toplumsal bir inşa mekanizması yoluyla oluşturulduğunun somut bir örneğini ele alan Gallienne, Judith Butler’ın Kırılgan Hayat isimli kitabında üstünde sıklıkla durduğu toplumsal yaşamların potasında eritilerek ötekilerin dünyasına teslim edilen bedenlerimizin, aslında kendimize ait olduğunu iddia etme sürecimizi işliyor. Yani annesinin bakışına hapsolan ve o şekilde şekillenen bedeninden, kendi öz bedenine geçiş sürecine tanıklık ediyoruz Guillaume Gallienne’in.

Fransızca’daki özgün adı “Oğlanlar ve Guillaume, Haydi Masaya!!” anlamını taşıyan Ben, Kendim ve Annem’de, oğullarından ikisini oğlanlar diyerek çağıran, fakat en küçük oğluna ismiyle hitap eden ve onu bir kız çocuğu gibi gören annenin arzularına tanıklık ederiz. Kendi hayatını yazan, yöneten ve oynayan Guillaume’un kendine yöneltilmiş bu arzuya, önce eşcinsellikle sonrasında da heteroseksüellikle cevap vermesi hem toplumsal cinsiyete hem de otoriteye yönelik bir başkaldırı niteliğindedir. Annesiyle olan yüzleşmesinde bir tür tersine coming out yaşayan Guillaume Gallienne’in mizahın gücünü de arkasına alarak, eşcinsel ve heteroseksüel klişelerin tuzağına düşmeden kendini buluşu, samimi olmasının yanı sıra gerçekçi ve görülmeye değerdir.

Hem eril hem dişil rollerde harikulade bir oyunculuk performansı sergileyen ve tiyatro-sinema ilişkisine de yeni bir soluk getiren Guillaume Gallienne’in bu öz yaşam hikayesi, özellikle cinsel kimlik, gender, queer gibi bir çok alanın sinema aracılığıyla sorgulanabileceği ve hatta sorgulanması gerekirliliğinin de yolunu açarak, izleyicileri bu tür gerçeklikler üzerine düşünmeye sevk etmiştir.

Teatral oyunculuğu sayesinde hem kendi rolünün hem de anne rolünün hakkını sonuna kadar veren, üzerine yönetmenlik olarak da asla acemice görülmeyecek bir başarı elde eden Guillaume Gallienne’in Ben, Kendim ve Annem’i, biz izleyicileri aktif bir konuma çekerek, kendi bedenlerimizin efendisi olmaya davet etmektedir.

Samimiyetiyle içinizi ısıtıp, gerçekçiliğiyle de aidiyetinizi sorgulatacak bir film izlemek istiyorsanız, bu hafta vizyona girecek olan Ben, Kendim ve Annem ’i kesinlikle ıskalamamanızı öneririm.

2014 yılında Fransa’nın Oscar’ları olarak nitelendirilen César ödüllerinden en iyi film ve en iyi oyuncu ödülleriyle dönen Ben, Kendim ve Annem, ünlü Fransız oyuncu Guillaume Gallienne’in hem başrolünde oynadığı hem de yazıp, yönettiği otobiyografik bir yaşam öyküsü. Cinsel kimliğin aslında toplumsal bir inşa mekanizması yoluyla oluşturulduğunun somut bir örneğini ele alan Gallienne, Judith Butler’ın Kırılgan Hayat isimli kitabında üstünde sıklıkla durduğu toplumsal yaşamların potasında eritilerek ötekilerin dünyasına teslim edilen bedenlerimizin, aslında kendimize ait olduğunu iddia etme sürecimizi işliyor. Yani annesinin bakışına hapsolan ve o şekilde şekillenen bedeninden, kendi öz bedenine geçiş sürecine tanıklık ediyoruz Guillaume Gallienne’in. Fransızca’daki özgün adı “Oğlanlar ve Guillaume, Haydi Masaya!!” anlamını taşıyan Ben, Kendim ve Annem'de, oğullarından ikisini oğlanlar diyerek çağıran, fakat en küçük oğluna ismiyle hitap eden ve onu bir kız çocuğu gibi gören annenin arzularına tanıklık ederiz. Kendi hayatını yazan, yöneten ve oynayan Guillaume’un kendine yöneltilmiş bu arzuya, önce eşcinsellikle sonrasında da heteroseksüellikle cevap vermesi hem toplumsal cinsiyete hem de otoriteye yönelik bir başkaldırı niteliğindedir. Annesiyle olan yüzleşmesinde bir tür tersine coming out yaşayan Guillaume Gallienne’in mizahın gücünü de arkasına alarak, eşcinsel ve heteroseksüel klişelerin tuzağına düşmeden kendini buluşu, samimi olmasının yanı sıra gerçekçi ve görülmeye değerdir. Hem eril hem dişil rollerde harikulade bir oyunculuk performansı sergileyen ve tiyatro-sinema ilişkisine de yeni bir soluk getiren Guillaume Gallienne’in bu öz yaşam hikayesi, özellikle cinsel kimlik, gender, queer gibi bir çok alanın sinema aracılığıyla sorgulanabileceği ve hatta sorgulanması gerekirliliğinin de yolunu açarak, izleyicileri bu tür gerçeklikler üzerine düşünmeye sevk etmiştir. Teatral oyunculuğu sayesinde hem kendi rolünün hem de anne rolünün hakkını sonuna kadar veren, üzerine yönetmenlik olarak da asla acemice görülmeyecek bir başarı elde eden Guillaume Gallienne’in Ben, Kendim ve Annem’i, biz izleyicileri aktif bir konuma çekerek, kendi bedenlerimizin efendisi olmaya davet etmektedir. Samimiyetiyle içinizi ısıtıp, gerçekçiliğiyle de aidiyetinizi sorgulatacak bir film izlemek istiyorsanız, bu hafta vizyona girecek olan Ben, Kendim ve Annem ’i kesinlikle ıskalamamanızı öneririm.
Puan - 80 / 100

8

Samimiyetiyle içinizi ısıtıp, gerçekçiliğiyle de aidiyetinizi sorgulatacak bir film izlemek istiyorsanız, bu hafta vizyona girecek olan Ben, Kendim ve Annem ’i kesinlikle ıskalamamanızı öneririm.

Kullanıcı Puanları: 4.8 ( 3 votes)
8
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi