(Bekar Yaşam Kılavuzu eleştirimde romantik komedilerin, aslında genel olarak sinemanın heteroseksüel bakışı sebebiyle, bir kadının partnerini bulması yerine “erkeğini bulması” tanımlamasını sinemada kadın karakterlere biçilen yoğun bir adanmışlığın vurgusu olarak kullanacağım.)

İnsan sosyal bir varlıktır yalnız kalamaz gibi bir önerme ya da gerçek aşkı bulmak, üremek eylemleri; bu hususta güdü ne olursa olsun herkes hayatında kendisini tamamlayacak birini arar. Onu bulduğunda her şeyin yoluna gireceği inancı, küçüklüğümüzde dinlediğimiz masallardan, izlediğimiz çizgi filmlere, dinlediğimiz şarkılara varıncaya kadar çeşitli dış etkenler tarafından üretilir ya da şekillendirilir. Kendimizi tamamlamak için bir başkasını aramanın verdiği kendiliğimizin büyük kayboluşunda mühim bir noktayı ıskalarız : Ben zaten bir bütünüm.

Filmin ana temasını oluşturan bu kendine yetme konusuna girmeden ve filmi incelemeye başlamadan önce biraz romantik komedi janrının geçtiği yollara bakmakta fayda olacaktır.

Komedi ve trajedi Antik Yunan’dan beri anlatının iki temel kolunu oluşturur. Aşk trajedinin içinde ne kadar kendine yer buluyorsa bir o kadar da komedinin konusu olabilmesiyle hayatın ta kendisini temsil eder. Antik Yunan’da komedi sosyal durumlar ve aşkla bolca harmanlanırdı. Yanı sıra Shakespeare’nin Bir Yaz Gecesi Rüyası, On İkinci Gece gibi eserleri komedinin içinde yer alan aşk ve romantizm unsurlarıyla bir janr olarak romantik komedinin gelişiminde yer alan önemli basamaklardandır.

Daha günümüze geldiğimizde ise sinema  slapstick komedi bağlamında bir alt sınıf eğlencesi olarak ortaya çıkar. Kurgu tekniklerinin de gelişmesiyle komedinin yanında dram türü de hızlıca yerini alır. Hollywood’un altın çağına gelindiğinde komedi ve dramın alt türleri oluşturulmaya başlanır. En net ve ilk romantik komedi örnekleri de bu dönemde verilmeye başlanır.  The Philadelphia Story (1940) George Cukor’ın yönetmenliğinde, boşanmış bir çiftin içine düştüğü durumu anlatır. Bu dönemde komediler genelde evli ve boşanmış çiftler üzerinden ilerler. The Marrying Kind da bu dönemde örnek verilebilecek filmlerden bir diğeridir. Daha sonra sahneye Marilyn Monroe çıkacaktır. İleride kaba tabirle Chick Flick denecek ve tamamen kadınlara hitap ettiği düşünülecek olan romantik komediler Marilyn Monroe’nun yıldınızın parladığı o dönemde aslında daha çok erkekler merkeze alınarak yapılıyordu. Marilyn Monroe’nun filmlerdeki erkek partnerlerinin -bitirilebilen son filmi Misfits’teki rol arkadaşı Clark Gable dışında- gayet ortalama hatta çirkin erkeklerden seçiliyor oluşu bile Hollywood’un planlı, ortalama erkek izleyiciye verdiği bir vaat gibidir.İzleyici kendisi gibi erkeklerin dev ekranda Marilyn Monroe’nun aşkını kazandığını görünce, sıradan hayatında yepyeni umutlar filizlenir. Gentlemen Prefers Blondes, Some Like It Hot, The Seven Year Itch gibi filmler, yine günümüz romantik komedisinin atılan önemli adımlarıdır. 1970’lerde ise daha aşka daha pesimist bir yaklaşımla Annie Hall romantik komedilerin mihenk taşlarından olacaktır. Ancak 1990’larda büyüyüp gelişen romantik komedi furyasının asıl başlangıcı When Harry Met Sally (1989) olarak kabul edilebilir. Bu dönemde oldukça güzel örnekleri verilen romantik komedi janrı günümüzde ise git gide değer kaybetmektedir. Her türde olduğu gibi belli başlı kalıplara başvuran romantik komedi bugünlerde dibe vursa da Bekar Yaşam Kılavuzu’nun benzerlerinin arasında elle tutulur birkaç noktasının olduğunu söylemek mümkün.

Bekar Yaşam Kılavuzu ve Kendini Bulmak

Grinin Elli Tonu’ndaki rolüyle ses getiren aynı zamanda yoğun eleştirilere maruz bırakılan Dakota Johnson,  Christian Ditter’ın yönettiği Bekar Yaşam Kılavuzu’nda başrol Alice olarak karşımıza çıkıyor. Karakterin naifliğini ve sıcaklığını oyunculuğuyla güzelce harmanlayan Johnson, izleyiciye kendisini sevdirmeyi hemen başarıyor. Liz Tuccillo’nun kitabının aksine birçok farklılık taşıyan filmde, 20li yaşlarının ortalarındaki Alice’in, sevgilisi Josh ile ayrılmalarından sonra, bu ayrılığı nasıl atlacağını bilemediği plotlar ve yakın arkadaşı Robin’in de (Rebel Wilson) yönlendirmeleriyle kendisini içkiye ve eğlenceye verdiği bir anlatı kurulur. Alice’in Josh ile yeniden bir araya gelmek için sarf ettiği çabalar sonuçsuz kalınca, karakter başka erkeklerle vakit geçirerek kafasını meşgul etme ve eski sevgilisini unutma yolunu seçer. Bu noktada Robin, ataerkil sistemin dayattığı ve kadına biçtiği tüm rolleri yerle bir eden bir anti kahraman ve mentor görevindedir. Ancak Alice’in hayatında var olan boşluğu sürekli başka biriyle doldurmaya çalışması onu git gide mutsuz eder. Aslında aradığı bir başka erkek  değildir.

Hayatının erkeğini arayan ve ancak bu yolla mutlu olan, tamamlanmış hisseden kadınların karşısına konumlandırılmasıyla Alice, karakterin dramatik yolculuğu olarak tanımlanan bu filmik değişim sürecinde hayatına yeni erkekler katarak tamamlanmayı denerken aslında eksildiğini fark eden bir kadın. Alice hayatına giren her yeni erkek için değişmek yerine kendi benliğindeki yepyeni bir değişime adapte olur. Ne eski sevgilisine döner, ne de yeni birini bulur, göz göze geldiği bir gün batımıyla mutlu olmanın belki de en önemli durum olduğunu anlar.

Bekar Yaşam Kılavuzu, içerdiği ucuz komedi unsurları ve aşina olduğumuz plot kurulumlarının yanı sıra, bir erkeğe bağımlı yaşayan ve onun becerilerinden yoksun hayatını devam ettiremeyen genç bir kadının aslında her şeye ne kadar da müktedir olduğunu kendine ispatlamasıyla biter. Bu güzel konu ise etrafını saran klişeler tarafından neredeyse boğulmuştur. Filmin iyi yanlarını görmek için biraz eşelemek gerekeceğini söylemek mümkün.

Sonuç olarak, Bekar Yaşam Kılavuzu, ana karakterin izleyicisine ilham verebilecek bir değişim geçirdiği ancak bu ilhamı filmin bütününde tutamayan hatta çoğu kez kaybeden bir film. Günümüzde ilişki durumları üzerine izlenebilecek ve yer yer gülümseten ortalama bir romantik komedi filmi olarak değerlendirilebilir.

(Bekar Yaşam Kılavuzu eleştirimde romantik komedilerin, aslında genel olarak sinemanın heteroseksüel bakışı sebebiyle, bir kadının partnerini bulması yerine “erkeğini bulması” tanımlamasını sinemada kadın karakterlere biçilen yoğun bir adanmışlığın vurgusu olarak kullanacağım.) İnsan sosyal bir varlıktır yalnız kalamaz gibi bir önerme ya da gerçek aşkı bulmak, üremek eylemleri; bu hususta güdü ne olursa olsun herkes hayatında kendisini tamamlayacak birini arar. Onu bulduğunda her şeyin yoluna gireceği inancı, küçüklüğümüzde dinlediğimiz masallardan, izlediğimiz çizgi filmlere, dinlediğimiz şarkılara varıncaya kadar çeşitli dış etkenler tarafından üretilir ya da şekillendirilir. Kendimizi tamamlamak için bir başkasını aramanın verdiği kendiliğimizin büyük kayboluşunda mühim bir noktayı ıskalarız : Ben zaten bir bütünüm. Filmin ana temasını oluşturan bu kendine yetme konusuna girmeden ve filmi incelemeye başlamadan önce biraz romantik komedi janrının geçtiği yollara bakmakta fayda olacaktır. Komedi ve trajedi Antik Yunan’dan beri anlatının iki temel kolunu oluşturur. Aşk trajedinin içinde ne kadar kendine yer buluyorsa bir o kadar da komedinin konusu olabilmesiyle hayatın ta kendisini temsil eder. Antik Yunan’da komedi sosyal durumlar ve aşkla bolca harmanlanırdı. Yanı sıra Shakespeare’nin Bir Yaz Gecesi Rüyası, On İkinci Gece gibi eserleri komedinin içinde yer alan aşk ve romantizm unsurlarıyla bir janr olarak romantik komedinin gelişiminde yer alan önemli basamaklardandır. Daha günümüze geldiğimizde ise sinema  slapstick komedi bağlamında bir alt sınıf eğlencesi olarak ortaya çıkar. Kurgu tekniklerinin de gelişmesiyle komedinin yanında dram türü de hızlıca yerini alır. Hollywood’un altın çağına gelindiğinde komedi ve dramın alt türleri oluşturulmaya başlanır. En net ve ilk romantik komedi örnekleri de bu dönemde verilmeye başlanır.  The Philadelphia Story (1940) George Cukor’ın yönetmenliğinde, boşanmış bir çiftin içine düştüğü durumu anlatır. Bu dönemde komediler genelde evli ve boşanmış çiftler üzerinden ilerler. The Marrying Kind da bu dönemde örnek verilebilecek filmlerden bir diğeridir. Daha sonra sahneye Marilyn Monroe çıkacaktır. İleride kaba tabirle Chick Flick denecek ve tamamen kadınlara hitap ettiği düşünülecek olan romantik komediler Marilyn Monroe’nun yıldınızın parladığı o dönemde aslında daha çok erkekler merkeze alınarak yapılıyordu. Marilyn Monroe’nun filmlerdeki erkek partnerlerinin -bitirilebilen son filmi Misfits’teki rol arkadaşı Clark Gable dışında- gayet ortalama hatta çirkin erkeklerden seçiliyor oluşu bile Hollywood'un planlı, ortalama erkek izleyiciye verdiği bir vaat gibidir.İzleyici kendisi gibi erkeklerin dev ekranda Marilyn Monroe'nun aşkını kazandığını görünce, sıradan hayatında yepyeni umutlar filizlenir. Gentlemen Prefers Blondes, Some Like It Hot, The Seven Year Itch gibi filmler, yine günümüz romantik komedisinin atılan önemli adımlarıdır. 1970’lerde ise daha aşka daha pesimist bir yaklaşımla Annie Hall romantik komedilerin mihenk taşlarından olacaktır. Ancak 1990’larda büyüyüp gelişen romantik komedi furyasının asıl başlangıcı When Harry Met Sally (1989) olarak kabul edilebilir. Bu dönemde oldukça güzel örnekleri verilen romantik komedi janrı günümüzde ise git gide değer kaybetmektedir. Her türde olduğu gibi belli başlı kalıplara başvuran romantik komedi bugünlerde dibe vursa da Bekar Yaşam Kılavuzu’nun benzerlerinin arasında elle tutulur birkaç noktasının olduğunu söylemek mümkün. Bekar Yaşam Kılavuzu ve Kendini Bulmak Grinin Elli Tonu’ndaki rolüyle ses getiren aynı zamanda yoğun eleştirilere maruz bırakılan Dakota Johnson,  Christian Ditter’ın yönettiği Bekar Yaşam Kılavuzu’nda başrol Alice olarak karşımıza çıkıyor. Karakterin naifliğini ve sıcaklığını oyunculuğuyla güzelce harmanlayan Johnson, izleyiciye kendisini sevdirmeyi hemen başarıyor. Liz Tuccillo’nun…

Yazar Puanı

Puan - 55%

55%

Bekar Yaşam Kılavuzu, ana karakterin izleyicisine ilham verebilecek bir değişim geçirdiği ancak bu ilhamı filmin bütününde tutamayan hatta çoğu kez kaybeden bir film. Günümüzde ilişki durumları üzerine izlenebilecek ve yer yer gülümseten ortalama bir romantik komedi filmi olarak değerlendirilebilir.

Kullanıcı Puanları: 4.15 ( 2 votes)
55
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi