Uzun bir süredir hayranlarını tatmin edecek filmler çekmekte zorlandığı ve eski filmlerinin gücünün uzağında olduğu hissedilen yönetmen Tim Burton’un, Ransom Riggs’in aynı adlı kitabından uyarlanan yeni filmi ilgi çekici bir fantastik serinin ilk ayağını oluşturuyor. Kitabın gotik izlenimler uyandıran kapağını gördüğümüz anda Burton’un tarzıyla birebir uyumlu olduğunu düşünsek de, Burton çoğu zamanki gotik üslubunu öne çıkarmaktan ziyade eğlenceliği ve ürkütücülüğü çocukların hayal dünyasında şok edici imgeler bırakacak şekilde tasarlıyor. Öyle ki, çocukluğumuzda Jumanji’nin bizde yarattığı etkinin bir benzerini bugünün çocuklarının Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları’nda bulabilmesi mümkün.

Genelde fantastik filmlerin senaryosunu kaleme alan senarist Jane Goldman, 320 sayfalık romanın neredeyse ikinci yarısından itibaren başlayan bir senaryo kaleme alıyor. Bazı karakterlerin cinsiyeti ya da özellikleri değiştirilerek, kitabın ilk 150 sayfasında dede ve torun arasındaki yoğun bağ, anlatılan hikayeler, dramatik çatı, “gerçek mi, hayal mi?” ikilemleri hızlı geçilerek ya da bunlara hiç değinilmeyerek ikinci yarıdaki fantastik diyara çabuk giriş yapılıyor. Kitabın ilk yarısında, Polonya’da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve 2. Dünya Savaşı sırasında ailesini kaybetmesine rağmen Cairnholm’deki bir yetimhaneye sığınarak hayatını kurtaran dede Abraham’ın torununa anlattığı fantastik karakterlerin aslında savaş zamanındaki rütbeli komutanlar olduğu yönünde bir şizofrenik anlayış hakim. Dolayısıyla ikinci kısımda dedenin anlattığı fantastik karakterlerin gerçek olduğu anlaşılınca kitapta bir nevi ters köşe yapılmış oluyor. Fakat bunu sinemada bu şekilde anlatabilmek hem gişe, hem tür gözetildiğinde pek mümkün değil. İzleyici elbette fragmanından, afişinden, Burton’un isminden, dünyasından, pazarlamasından fantastik diyarın gerçek olduğunu bilerek filme başlayacak. Dolayısıyla Goldman’ın çocuklara ve gençlere yönelik popüler bir fantastik seri film yazdığının bilincinde olarak hikayenin bu bölümünü törpülemesinin hem hikayenin girişini ve sürükleyiciliğini hızlandırdığını hem de Burton’un kafasında tasarladığı görsel dünyayı filmin içerisinde daha çok görmemizi sağladığını söyleyebiliriz.

Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları: Benzerlikler İçinde Kendi Orijinalliğini Yaratabilen Bir Fantastik Diyar

Bayan Peregrine ve yetimhanedeki tuhaf çocukların her biri X-Men’i anımsatan mutant özellikleriyle donatılmış. Türü nadide bulunan bir kuşa dönüşen Bayan Peregrine, görünmeyenleri görebilen Jake, çok hafif olduğundan dolayı ayağına metalden ayakkabı giymediği sürece havalanan Emma, cansız varlıklara kalp takarak can verebilen Enoch, rüyalarında geleceği görebilen Horace, vücut ısısıyla alevler çıkarabilen Olive, görünmez çocuk Millard, bakışlarıyla karşıdaki kişiyi dondurabilen ikizler vs. Bu karakterlerin birçoğu başta diğer fantastik filmlerden arak hissiyatı yaratsa da günümüz fantastik romanlarının çoğunun birbirinden esinlendiği aşikar. Bu yüzden bu benzerliklere rağmen kendi dünyasını ve atmosferini yaratabilen filmler önem kazanıyor, ki Burton kendine özgü tarzıyla bunu başarıyor. Gerçek hayatla fantastik diyar arasında “döngüsel” anlamda kurulan bağ, her biri birbirinden “tuhaf” karakterler, görsel tasarımı korkutucu yaratıklar, sanki bir David Lynch filminin içinden fırlamışçasına ürkütücü göz yeme sahneleri, karakterlerin ve iskeletlerin yaratıklara karşı savaştığı eğlenceli sekans, Tim Burton’un film içindeki birkaç saniyelik “cameo”su, mavi saçlı ve pipo içen Eva Green karizması gibi materyaller ileride gişe başarısına bağlı olarak gelebilecek devam filmlerine yeterince kapı aralıyor.

Michael Higham – Matthew Margeson ikilisinin eğlenceli ve dokunaklı müzikleri, usta görüntü yönetmeni Bruno Delbonnel’in göz alıcı kadrajları, Burton’un 24 senedir beraber çalıştığı Chris Lebenzon’un akıcı kurgusu filmi teknik açıdan doyuma ulaştırırken Samuel L. Jackson ve Judi Dench gibi usta oyuncuların varlığı da sevindiriyor. Tim Burton’dan yeni bir Big Fish ya da Sweeney Todd beklemediğiniz müddetçe Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları’ndan mutlu ayrılmanız mümkün.

Uzun bir süredir hayranlarını tatmin edecek filmler çekmekte zorlandığı ve eski filmlerinin gücünün uzağında olduğu hissedilen yönetmen Tim Burton’un, Ransom Riggs’in aynı adlı kitabından uyarlanan yeni filmi ilgi çekici bir fantastik serinin ilk ayağını oluşturuyor. Kitabın gotik izlenimler uyandıran kapağını gördüğümüz anda Burton’un tarzıyla birebir uyumlu olduğunu düşünsek de, Burton çoğu zamanki gotik üslubunu öne çıkarmaktan ziyade eğlenceliği ve ürkütücülüğü çocukların hayal dünyasında şok edici imgeler bırakacak şekilde tasarlıyor. Öyle ki, çocukluğumuzda Jumanji’nin bizde yarattığı etkinin bir benzerini bugünün çocuklarının Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nda bulabilmesi mümkün. Genelde fantastik filmlerin senaryosunu kaleme alan senarist Jane Goldman, 320 sayfalık romanın neredeyse ikinci yarısından itibaren başlayan bir senaryo kaleme alıyor. Bazı karakterlerin cinsiyeti ya da özellikleri değiştirilerek, kitabın ilk 150 sayfasında dede ve torun arasındaki yoğun bağ, anlatılan hikayeler, dramatik çatı, “gerçek mi, hayal mi?” ikilemleri hızlı geçilerek ya da bunlara hiç değinilmeyerek ikinci yarıdaki fantastik diyara çabuk giriş yapılıyor. Kitabın ilk yarısında, Polonya’da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve 2. Dünya Savaşı sırasında ailesini kaybetmesine rağmen Cairnholm’deki bir yetimhaneye sığınarak hayatını kurtaran dede Abraham’ın torununa anlattığı fantastik karakterlerin aslında savaş zamanındaki rütbeli komutanlar olduğu yönünde bir şizofrenik anlayış hakim. Dolayısıyla ikinci kısımda dedenin anlattığı fantastik karakterlerin gerçek olduğu anlaşılınca kitapta bir nevi ters köşe yapılmış oluyor. Fakat bunu sinemada bu şekilde anlatabilmek hem gişe, hem tür gözetildiğinde pek mümkün değil. İzleyici elbette fragmanından, afişinden, Burton’un isminden, dünyasından, pazarlamasından fantastik diyarın gerçek olduğunu bilerek filme başlayacak. Dolayısıyla Goldman’ın çocuklara ve gençlere yönelik popüler bir fantastik seri film yazdığının bilincinde olarak hikayenin bu bölümünü törpülemesinin hem hikayenin girişini ve sürükleyiciliğini hızlandırdığını hem de Burton’un kafasında tasarladığı görsel dünyayı filmin içerisinde daha çok görmemizi sağladığını söyleyebiliriz. Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları: Benzerlikler İçinde Kendi Orijinalliğini Yaratabilen Bir Fantastik Diyar Bayan Peregrine ve yetimhanedeki tuhaf çocukların her biri X-Men’i anımsatan mutant özellikleriyle donatılmış. Türü nadide bulunan bir kuşa dönüşen Bayan Peregrine, görünmeyenleri görebilen Jake, çok hafif olduğundan dolayı ayağına metalden ayakkabı giymediği sürece havalanan Emma, cansız varlıklara kalp takarak can verebilen Enoch, rüyalarında geleceği görebilen Horace, vücut ısısıyla alevler çıkarabilen Olive, görünmez çocuk Millard, bakışlarıyla karşıdaki kişiyi dondurabilen ikizler vs. Bu karakterlerin birçoğu başta diğer fantastik filmlerden arak hissiyatı yaratsa da günümüz fantastik romanlarının çoğunun birbirinden esinlendiği aşikar. Bu yüzden bu benzerliklere rağmen kendi dünyasını ve atmosferini yaratabilen filmler önem kazanıyor, ki Burton kendine özgü tarzıyla bunu başarıyor. Gerçek hayatla fantastik diyar arasında “döngüsel” anlamda kurulan bağ, her biri birbirinden “tuhaf” karakterler, görsel tasarımı korkutucu yaratıklar, sanki bir David Lynch filminin içinden fırlamışçasına ürkütücü göz yeme sahneleri, karakterlerin ve iskeletlerin yaratıklara karşı savaştığı eğlenceli sekans, Tim Burton’un film içindeki birkaç saniyelik “cameo”su, mavi saçlı ve pipo içen Eva Green karizması gibi materyaller ileride gişe başarısına bağlı olarak gelebilecek devam filmlerine yeterince kapı aralıyor. Michael Higham - Matthew Margeson ikilisinin eğlenceli ve dokunaklı müzikleri, usta görüntü yönetmeni Bruno Delbonnel’in göz alıcı kadrajları, Burton’un 24 senedir beraber çalıştığı Chris Lebenzon’un akıcı kurgusu filmi teknik açıdan doyuma ulaştırırken Samuel L. Jackson ve Judi Dench gibi usta oyuncuların varlığı da sevindiriyor. Tim Burton’dan yeni bir Big Fish ya da…

Yazar Puanı

puan - 72%

72%

72

Tim Burton’dan yeni bir Big Fish ya da Sweeney Todd beklemediğiniz müddetçe Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları’ndan mutlu ayrılmanız mümkün.

Kullanıcı Puanları: 3.1 ( 2 votes)
72
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi