Başka Sinema seçkisinden 10 film, İstanbul’un yeni nesil kültür-sanat merkezi UNIQ İstanbul’un Açık Hava Sahnesi’nde 23 Ağustos – 24 Eylül tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Her Perşembe ve Pazar akşamı, saat 21:00’da, 1000 m2’lik yeşil alanda yapılacak gösterimler için biletler satışta!

Başka Sinema Açık Hava Sahnesinde!

baska-sinema-acık-hava-filmleri-poster-filmloverss

23 Ağustos – Selma / Özgürlük Yürüyüşü

1965 yılında Alabama’nın Selma kentinden eyalet başkentine giden 87 kilometrelik yolda, tarihe geçen üç protesto yürüyüşü yapıldı. Martin Luther King öncülüğündeki bu yürüyüşler kamuoyunu ateşledi ve A.B.D. Başkanı Johnson’un Oy Hakkı Kanunu’nu çıkarmasını sağladı. Prodüksiyonunda “12 Yıllık Esaret / 12 Years A Slave” filminin yapımcılarının imzası bulunan epik film, bu tarihi olaylar zincirinin 50’nci yılında direnişin filizlenip dev bir insan hakları savaşına dönüştüğü tehlikelerle ve baskılarla dolu üç aylık sürece odaklanıyor.

Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız.

27 Ağustos – Leviathan

Araba tamirciliği yaparak geçimini sağlayan Kolya, eşi ve çocuğuyla birlikte mütevazı bir yaşam sürmektedir. Hayatı, bir gün şehrin Belediye Başkanı’nın, dükkanı ve evinin bulunduğu araziyi elinden almak istemesiyle değişir. Kolya, bu duruma itiraz ederek hukuku kendine göre yöneten otorite ile mücadele etmek zorunda kalır ve Moskova’dan gelen avukat arkadaşı Dmitri’den yardım almaya karar verir. Yaşadığı süreçte evi ile birlikte sahip olduğu her şeyi kaybetmek üzere olan Kolya, kızgınlıkla beraber çaresizliği de omuzlarında hissedecektir.

Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız.

30 Ağustos – Fakat Müzeyyen bu Derin Bir Tutku

Kendi deyimiyle, “henüz hiçbir kitabı yayınlanmamış yazar” Arif tam da kadınları ve aşkı anlamaya çalıştığı bir sırada Müzeyyen’e rastlar. Arif kadınların kendisinden hep bir şeyler beklemesinden bıkmıştır, Fakat Müzeyyen çoktan kendi hayatını kurmuştur… Arif’e göre, kadınlar kendilerinden söz etmeyi severler, Fakat Müzeyyen hep Arif’i konuşturur… Müzeyyen saçlarını kendisi keser, iyi bir kadın olmak istemez, konuşurken gözlerini kaçırmaz… Bir yandan kitabını bitirmeye çalışan Arif bir yandan da Müzeyyen’in gizemli ve tutkulu dünyasında dolaşır. Sonunda Müzeyyen Arif’e büyük acılar ve bu acıların içinde de aradığı cevapların bazılarını verecektir.

Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız.

3 Eylül – Samba / Hayatımın Şansı

Daha iyi bir hayat umuduyla geldiği Fransa’da düşük gelirli birçok işe girerek tutunmaya çalışan Samba, belgelerindeki eksik nedeniyle göçmenlik bürosu tarafından sınır dışı edilmek üzeredir. Alice ise bir şirkette üst düzey yöneticiyken geçirdiği bunalım sonucunda psikolojik tedavisinin bir parçası olarak göçmenlik bürosunda görevlendirilmiştir. Hayatının en zor zamanlarını geçiren ikilinin yolları çakışır ve aralarındaki duygusal çekim kısa sürede gitgide artar. Samba ve Alice’in yeni hayatı için umut artık çok da uzaklarda değildir.

Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız.

6 Eylül – A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence / İnsanları Seyreden Güvercin

Çağdaş zamanların Don Kişot ve Sanço Panza’sı gibi iki gezgin satıcıyı izleyen film, günümüzün, geçmişin ve geleceğin karmakarışık dünyasına absürd ve bir o kadar da gerçekçi bir bakış atıyor. Film, bize yaşamın ihtişamını, insanoğlunun kırılganlığını, içimizdeki mizahı hatırlatıyor; tıpkı bir ağacın dalına tünemiş ve bizleri seyreden bir güvercin gibi.

Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız.

10 Eylül – İtirazım Var

Selman Bulut’un imamı olduğu camide bir cinayet işlenir. İmam Selman Bulut, polisin pek de ilgilenmediği cinayeti çözmek için kolları sıvar. Ancak imamın yöntemleri de kendisi kadar sıra dışıdır… Sıra dışı imam ve çevresindeki diğer sıra dışı insanların hepsi cinayetle bağlantılıdır. Ortada yıllarca saklanmış sırlar, yalanlar, tefecinin paraları, aç bir köpek, aşk ve herkesin şüphelisi olduğu bir cinayet vardır.

Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız.

13 Eylül – Pride / Onur

Sene 1984. İngiltere, Margaret Thatcher’ın muhafazakar politikalarının etkisi altındadır. Bu politik atmosfer içinde ezilen başlıca gruplardan biri eşcinsellerdir. Ancak en az onlar kadar baskı altında olan bir grup daha vardır; maden işçileri! İlk bakışta hiçbir ortak noktası yokmuş gibi gözüken bu iki grup birbirine yardımcı olabilecek midir? Onur (Pride) lezbiyen ve gey aktivistlerin güçlerini maden işçileri ile birleştirerek, hem politik engelleri, hem de ön yargıları aşmalarının gerçek ve renkli hikayesini anlatan, harika bir İngiliz Sineması örneği.

Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız.

17 Eylül – Rio, I Love You / Seni Seviyorum Rio

‘Paris, Je t’Aime’ ve ‘New York, I Love You’ filmlerinden sonra seri Rio’da devam ediyor. ‘Seni Seviyorum Rio’ dünyanın dört bir yanından yıldızlarla dolu bir oyuncu kadrosu ile on yönetmenin Rio’ya aşık ya da Rio’da aşık olmanın hikayelerini anlatıyor. Rio’nun egzotik doğal güzelliklerini ve insan çeşitliliğini şehirde geçen farklı aşk hikayeleri üzerinden anlatan her bir kısa film, iki günlük sürede ve Rio’nun farklı mahallelerinde geçiyor. Rio’ya hiç gitmemiş birine şehri tanımışlık hissi veren filmin oyuncu kadrosunda Harvey Keitel, John Turturro, Nadine Labaki, Rodrigo Santoro, Ryan Kwanten, Vanessa Paradis ve Vincent Cassel gibi yıldızlar yer alıyor.

Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız.

20 Eylül – Citizenfour

Belgeselci ve gazeteci Laura Poitras ve gazeteci Glenn Greenwald, “CITIZENFOUR” takma adını kullanan Edward Snowden’la Hong Kong’da buluşuyor. Üst düzey CIA analizcisi Snowden, Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı’nın özel hayatın gizliliğini hukuk dışı yollarla ihlal ettiğini kanıtlayan gizli belgeleri kameralar önünde gazetecilere teslim ediyor. Poitras ve Greenwald, Snowden’ın tarihi kararıyla hayatını sonsuza dek değiştirecek bu fedakârca eylemini gözlemliyor. Bu filmi izledikten sonra telefonunuz, e-postanız, kredi kartınızla ilgili düşünceleriniz, hatta dünya görüşünüz bir hayli değişecek.

Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız.

24 Eylül – Best in Bed / Yatak Dersleri

Emma işinde başarılı, kendine güvenen ve her zaman istekli bir kadın-dı, artık değil. Art arda gelen başarısız tek gecelikler onu ciddi bir problemi olduğuna ikna eder. Şimdi ise Emma’nın tek bir amacı vardır: O da yatakta en iyisi olmak… Biz kahramanımızın mucizeler yaratamayacağını biliyoruz ama yine de bu tuttuğunu koparan kadını kahkahalarla izleyeceğinize eminiz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi