Romantik komedilerin hemen hepsi benzer hikayeleri farklı şekillerde kurgulayarak mutlu sona bağlanır. Bir erkek ve bir kadının yolları bir şekilde kesişir, önce birbirlerinden pek haz etmezler -çünkü büyük aşklar nefretle başlar- sonra birbirlerine aşık olduklarını fark eder ve tutkulu bir ilişkiye başlarlar; akabinde kader ağlarını örer (buraya ağır dram müziği gelecek) ve aşıklarımız ayrı düşmek zorunda kalır. Mesela bir romantik komedinin olmazsa olmazı yolları bir şekilde ayrı düşen bu aşıkları yeniden bir araya getirmektir; ki bu genelde birinden biri tam uçağa atlayıp gidecekken diğerinin bir şekilde ona yetişip durdurması ve romantik bir öpücük eşliğinde kavuşmaları ile sonlanır. Yalan yok, hepimizin gözünden bir parça da olsa gelir o gözyaşı ve içten içe filmin mutlu sonla bitmesini isteriz. Gerçek yaşamda işler pek öyle yürümediği için, birbirini seven aşıklar en azından filmlerde muradına ersin de biz çıkalım kerevetine diye düşünür dururuz. Sözün özü; romantik komediler klişelerden beslenen ve bu klişeleri başarıyla kullandıkları takdirde kültleşebilen filmlerdir. İşte Başımın Belası – Tumbledown; tüm bu klişelerden beslenen ama keyifli vakit geçirmek ve Seattle’lı müzisyen Damien Jurado’nun insanın içini ısıtan şarkılarıyla mest olmak için birebir bir film.

Başrollerinde Saturday Night Show’da yer alan skeçlerinden tanıdığımız Jason Sudeikis ve Vicky Christina Barcelona filmindeki kısacık performansıyla göz dolduran aktris Rebecca Hall’un yer aldığı film; Maine isimli küçük bir kasabada yaşayan ünlü bir müzisyenin trajik ölümünden sonra kocasının hayatı üzerine biyografik bir kitap yazmak isteyen Hannah ve müzisyenlerin hayatları üzerine akademik çalışmalar yapan üniversite profesörü Andrew’un kesişen hayatlarını ekranlara taşıyor. Hunter Miles isimli bu müzisyenin hayatını anlatmak için birlikte çalışmak zorunda kalan ama işin özünde birbirlerine hiç güvenmeyen bu ikilinin arasında alevlenecek aşkı anlatan Başımın Belası; birçok önemli filmde görev almış Sean Mewshaw’un ilk yönetmenlik denemesi olarak da dikkatleri çekiyor.

Başımın Belası: Soundtrack’i Filmin Önüne Geçen Bir Romantik Komedi

İki yıl önceki ölümünden önce yayınladığı tek albümüyle kendine has bir hayran kitlesi yaratan ve genç yaşında beklenmedik ölümüyle fanları tarafından kültleştirilerek ilahlaşan Hunter Miles’ın mezarı asla boş kalmamakta, sürekli ziyaretçi akınına uğramaktadır. Hunter Miles’ın eşi Hannah (Rebecca Hall) ise kocasının ruhunu yaşatmak adına rutin bir şekilde mezarına giderek fanlarının mezarı başına bıraktığı hediyeleri toplamaktadır ve biriktirdiği bu hediyelerle evde kocası için özel bir köşe yaratmıştır. Fakat bu özel köşe dışında kocasına duyduğu vefa borcunu ödemek ve onu tam anlamıyla ölümsüzleştirmek için bir biyografi kitabı yazmak istemektedir. Kitap yazmak hakkında hiçbir deneyimi olmayan Hannah kendisiyle birlikte çalışabilecek deneyimli birine ihtiyaç duymaktadır; ama bir yandan da bu konuda kimseye güvenmemektedir. Çünkü genç yaşında hayatını kaybeden müzisyenin gizemli ölümü birçok gazeteciye dedikodularla dolu makaleler yazma imkanı tanımıştır ve Hannah insanların kocasının hayatından nemalanmasını asla istememektedir.

Manhattan’da yaşayan üniversite profesörü Andrew (Jason Sudeikis) ise genç yaşlarında hayatını kaybederek ilahlaşan müzisyenler üzerine akademik bir çalışma yaparken Hunter Miles ismi ile karşılaşmış ve çalışmasını onun üzerinden şekillendirmek istemiştir. Fakat Hunter Miles hakkındaki bilgiler oldukça yetersiz olunca Maine kasabasına giderek Miles’ın eşi Hannah ile görüşmek ister; ama Hannah’nın güvensiz ve şüpheli tavırları sebebiyle Miles hakkında hiçbir bilgi alamadan şehre geri dönmek zorunda kalır. Zaman geçtikçe kitap hakkında hiçbir ilerleme kaydedemediğini fark eden Hannah, Andrew’u arar ve ona kitabı birlikte yazmaları ve bu yazım süresi boyunca Maine’da onunla birlikte kalması için teklifte bulunur. Andrew Hannah’nın teklifini kabul eder; ama Hunter Miles’ın gizemli ölümü hakkındaki intihar şüphesi arttıkça ve Andrew bu şüpheyi doğrulayıcı bazı ipuçları yakaladıkça Hannah’nın güveni yeniden sarsılmaya başlayacaktır.

Hannah ve Andrew ikilisi arasında doğan aşkı romantik olmayacak şekilde kurarak romantik komedi klişelerinden kaçınmaya çalışan Mewshaw, filmin sonlarına doğru yaptığı birkaç hamleyle klişe tuzağına düşerek Başımın Belası’nın neden kültleşemeyeceği sorusuna cevap da veriyor. Sudeikis ve Hall ikilisinin başarılı performansları, mizahi yönleri ağır basan diyalogları, sanat yönetimi, kasaba hayatını ve karlı doğayı naif biçimde resmetmeyi başaran sinematografisi ve en çok da Damien Jurado’nun insana huzur veren şarkıları Başımın Belası filminin öne çıkan yönleri oluyor.

Romantik komedilerin hemen hepsi benzer hikayeleri farklı şekillerde kurgulayarak mutlu sona bağlanır. Bir erkek ve bir kadının yolları bir şekilde kesişir, önce birbirlerinden pek haz etmezler -çünkü büyük aşklar nefretle başlar- sonra birbirlerine aşık olduklarını fark eder ve tutkulu bir ilişkiye başlarlar; akabinde kader ağlarını örer (buraya ağır dram müziği gelecek) ve aşıklarımız ayrı düşmek zorunda kalır. Mesela bir romantik komedinin olmazsa olmazı yolları bir şekilde ayrı düşen bu aşıkları yeniden bir araya getirmektir; ki bu genelde birinden biri tam uçağa atlayıp gidecekken diğerinin bir şekilde ona yetişip durdurması ve romantik bir öpücük eşliğinde kavuşmaları ile sonlanır. Yalan yok, hepimizin gözünden bir parça da olsa gelir o gözyaşı ve içten içe filmin mutlu sonla bitmesini isteriz. Gerçek yaşamda işler pek öyle yürümediği için, birbirini seven aşıklar en azından filmlerde muradına ersin de biz çıkalım kerevetine diye düşünür dururuz. Sözün özü; romantik komediler klişelerden beslenen ve bu klişeleri başarıyla kullandıkları takdirde kültleşebilen filmlerdir. İşte Başımın Belası - Tumbledown; tüm bu klişelerden beslenen ama keyifli vakit geçirmek ve Seattle’lı müzisyen Damien Jurado’nun insanın içini ısıtan şarkılarıyla mest olmak için birebir bir film. Başrollerinde Saturday Night Show’da yer alan skeçlerinden tanıdığımız Jason Sudeikis ve Vicky Christina Barcelona filmindeki kısacık performansıyla göz dolduran aktris Rebecca Hall’un yer aldığı film; Maine isimli küçük bir kasabada yaşayan ünlü bir müzisyenin trajik ölümünden sonra kocasının hayatı üzerine biyografik bir kitap yazmak isteyen Hannah ve müzisyenlerin hayatları üzerine akademik çalışmalar yapan üniversite profesörü Andrew’un kesişen hayatlarını ekranlara taşıyor. Hunter Miles isimli bu müzisyenin hayatını anlatmak için birlikte çalışmak zorunda kalan ama işin özünde birbirlerine hiç güvenmeyen bu ikilinin arasında alevlenecek aşkı anlatan Başımın Belası; birçok önemli filmde görev almış Sean Mewshaw’un ilk yönetmenlik denemesi olarak da dikkatleri çekiyor. Başımın Belası: Soundtrack'i Filmin Önüne Geçen Bir Romantik Komedi İki yıl önceki ölümünden önce yayınladığı tek albümüyle kendine has bir hayran kitlesi yaratan ve genç yaşında beklenmedik ölümüyle fanları tarafından kültleştirilerek ilahlaşan Hunter Miles’ın mezarı asla boş kalmamakta, sürekli ziyaretçi akınına uğramaktadır. Hunter Miles’ın eşi Hannah (Rebecca Hall) ise kocasının ruhunu yaşatmak adına rutin bir şekilde mezarına giderek fanlarının mezarı başına bıraktığı hediyeleri toplamaktadır ve biriktirdiği bu hediyelerle evde kocası için özel bir köşe yaratmıştır. Fakat bu özel köşe dışında kocasına duyduğu vefa borcunu ödemek ve onu tam anlamıyla ölümsüzleştirmek için bir biyografi kitabı yazmak istemektedir. Kitap yazmak hakkında hiçbir deneyimi olmayan Hannah kendisiyle birlikte çalışabilecek deneyimli birine ihtiyaç duymaktadır; ama bir yandan da bu konuda kimseye güvenmemektedir. Çünkü genç yaşında hayatını kaybeden müzisyenin gizemli ölümü birçok gazeteciye dedikodularla dolu makaleler yazma imkanı tanımıştır ve Hannah insanların kocasının hayatından nemalanmasını asla istememektedir. Manhattan’da yaşayan üniversite profesörü Andrew (Jason Sudeikis) ise genç yaşlarında hayatını kaybederek ilahlaşan müzisyenler üzerine akademik bir çalışma yaparken Hunter Miles ismi ile karşılaşmış ve çalışmasını onun üzerinden şekillendirmek istemiştir. Fakat Hunter Miles hakkındaki bilgiler oldukça yetersiz olunca Maine kasabasına giderek Miles’ın eşi Hannah ile görüşmek ister; ama Hannah’nın güvensiz ve şüpheli tavırları sebebiyle Miles hakkında hiçbir bilgi alamadan şehre geri dönmek zorunda kalır. Zaman geçtikçe kitap hakkında hiçbir ilerleme kaydedemediğini fark eden Hannah, Andrew’u arar ve ona kitabı birlikte yazmaları…

Yazar Puanı

Puan - 60%

60%

60

Başımın Belası - Tumbledown; klişelerden beslenen ama keyifli vakit geçirmek ve Seattle’lı müzisyen Damien Jurado’nun insanın içini ısıtan şarkılarıyla mest olmak için birebir bir film.

Kullanıcı Puanları: 4.55 ( 1 votes)
60
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi