Sinema bir görüntü sanatı olduğu kadar bir diyalog sanatıdır aynı zamanda. Filmde gördüğümüz kareler kadar karakterlerin ağzından çıkacak her replik bizim için aynı derecede önemlidir. Bir film orjinal dilinden çekilip dublaj ile bir başka dile çevrildiğinde neler olabileceğini  Fandor Keyframe, başarılı bir videoyla özetlemiş.

Her ne kadar çoğu sinemacı tarafından anlam yaratma açısından görüntü diyaloğun önüne geçse de karakterlerin söylediği her replik filmi anlamlı kılar ve aynı zamanda sadece filmin konusunu geliştirmek için değil, aynı zamanda karakterlerin düşünceleri ile duygularını, olaylara verdikleri her tepkiyi belirlemek açısından da mühimdir. Replikler sadece filmde gördüklerimize değil, görmediklerimize de hitap eder. Örneğin filmde karakterlerin kullanmayı seçtiği kelimeler, çıkardıkları sesler ve hatta ettikleri küfürler onların kişiliklerine dair seyirciye ipucu verir. Tabii ne söyledikleri kadar nasıl söyledikleri de önemlidir. Bütün bu söylediklerini hangi aksanla veya şiveyle, hangi dil ile söylediği mühimdir. Bütün bunların hepsi film ve karakter hakkında anlam çıkarmak için önemlidir. Bu sebepten dolayı bir film ana dilinden başka bir dile çevrildiğinde repliklerden çıkan bazı anlamların kaybolduğunu görürüz. Görüntünün sabit kaldığı, kelimelerin bambaşka bir dil ile yeniden hayat bulduğu zamanlarda görüntü ve ses arasındaki eşitlik bozularak filmin dengesini bozacak kadar ileriye gidilir.

aguirre-the-wrath-of-god-filmloverss

Fandor Keyframe’den Dublaj Üzerine Başarılı Bir Video

Fandor Keyframe ana dilinden çevrildiği zaman repliklerin senkronizasyonunu nasıl kaybettiği üzerine hazırladığı bu video ile çeşitli filmlerden örneklemeler yaparak durumu özetliyor. Ağızdan çıkan kelimeler ile sonradan eklenen dublajın eşit zamanlı olması için kelimelerin hızlı bir şekilde söylendiği de görülüyor. Bu şekilde ses konusundaki estetiklik de kaybolmuş oluyor. Bazı yerlerde ise dublaja uygun hale getirmek için kelimelerin değiştiğini görüyoruz. Örneğin Belle du Jour filminde Fransızca dilinden İngilizce’ye çevrildiği zaman diyaloğun da değiştiğini fark ediyoruz. Ayrıca Stalker filmine yapılanda ise yapılan dublajın ana dilin üzerine koyulduğunu duyuyoruz. Bu da en kötü dublaj hatalarından biridir. Filmlerde dikkat çeken bu senkronizasyon sorunlarının animasyon filmlerinde belirginliğini kaybettiği görülüyor. My Neighbour Totoro filminde örneklendiği gibi animasyon filmlerinde dublaj kulağa ve göze daha çok hitap ediyor. The Blue Angel, Stalker, My Neighbour Totoro, Belle du Jour ve adının da özetlediği gibi Lost in Translation‘un da bulunduğu bu kolajı aşağıdan izleyebilirsiniz.

https://vimeo.com/169580393

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi