Senenin başarılı yapımlarından Kanunsuzlar’ın yönetmeni Barış Erçetin’e ilk uzun metraj filmi Kanunsuzları, filmin çekim sürecini ve gelecek projelerini sizler için sorduk.

Başrollerinde Bülent Çolak ve Orhan Eşkin’in yer aldığı Kanunsuzlar kolay yoldan para kazanmaya çalışan iki kafadarın bir paket teslimatı için çıktıkları yol hikayesini konu alıyor. Daha önce Umutsuz Ev Kadınları ve Bir Aşk Hikayesi dizilerinde yönetmenlik yapan Barış Erçetin, Kanunsuzlar ile ilk defa bir uzun metraj film yönetiyor. 19 Eylül’de vizyona giren Kanunsuzlar’ın eleştirisini okumak için tıklayın.

kanunsuzlar- filmloverss

Öncelikle röportaj talebimizi kabul ettiğiniz için teşekkür eder, başarılarınızın daim olmasını dileriz. Kariyerinize baktığımızda Aşk-ı Memnu, Fatmagül’ün Suçu Ne gibi dizilerde yönetmen asistanlığı, Umutsuz Ev Kadınları dizisinde yönetmenlik yaptığınızı görüyoruz. “Kanunsuzlar” ilk sinema filminiz olacak. Sinema alanında çalışmak sizin için bir hayal miydi yoksa şartların gerektirdiği bir durum muydu?

Sinema alanında çalışma hayali ile girmiştim ben dizi sektörüne.

“Bu Son Olsun” ve “Gulyabani” filmlerinin yönetmeni Orçun Benli, “Kanunsuzlar”da yapımcılık görevini üstleniyor. Filmin yapım sürecinde nasıl bir yol izlediniz?

Filmin yapım sürecinde Orçun ve benim aramda değişik bir hal yaşandı. Ben onun bütçesine göre isteklerimi belirlerken, Orçun’da elinden geleni fazlasıyla yapmaya çalıştı.

Kanunsuzlar’ın rap müzisyeni Saian’ın aynı isimli şarkısından esinlenilerek yapıldığı söyleniyor. Hatta filmin müziklerinde PMC grubunun imzasının olduğunu görüyoruz. Aklımıza Alice’s Restaurant, The Yellow Submarine gibi bir şarkıdan esinlenilerek yapılan filmler geliyor. Sizce Kanunsuzlar, şarkı ile ne kadar bağlantılı?

Aslında film şarkıdan esinlenerek yola çıkmıyor ama filmin ismi için sorunun cevabı evet. Film 2006 yılında Türkiye’de yaşanmış bir olaydan yola çıkılarak ve değiştirilerek yazılmış bir hikayeyi temel alıyor. Biz bu hikayeyi “Otoban Katilleri” olarak biliyoruz.

Kanunsuzlar - Filmloverss

Filmin fragmanı sert bir suç komedisi izleyeceğimize yönelik bir beklenti oluşturuyor. Siz filminizi nasıl tanımlarsınız? İzleyicileri bu filmde neler bekliyor?

Bu filmi sert bir suç komedisi olarak adlandırmak benim açımdan çok doğru bir tanımlama olmaz, cinayet cinayettir ve soğuktur. İso ve Cengo kendi içlerinde komik dialoglar geçirebilir ama bu onların kafasının çok yukarıda olmasından kaynaklanıyor. Evet bazen gülüyoruz, ama komedi olduğundan değil ikisinin dialoglarının içinde diğer gerçekliği kaybettiğimiz anlarda.

Filmin senaristi Kerem Topuz, kendi blogunda filmle ilgili “Sarkastik bir yapı üzerine kurduğum hikaye ile, düşünmeden verdiğimiz kararların nelere sebebiyet verebileceğini irdelemek istedim. Cevabını aradığım soru ise; ‘İhtimal dahilinde olabilecekleri kendi verdiğimiz kararlarla değiştirmemiz mümkün müdür?’ oldu” diyor. Film çekim sürecinde sizin filmin anlatısı içerisinde cevabını aradığınız sorular oldu mu?

Elbette oldu hemde fazlasıyla, ama ben sanırım bu kadar iyi bir açıklamada bulunamayacağım. Belki farklı finallerimiz bile olabilirdi.

Sinema ve sinema izleyicisi ayrıdır, sinemaya gitmek emek ister koltuğundan kalkman ve başka bir koltuğa kadar gitmen gerekir.

Amerika’daki dizi sektörü, özellikle son yıllarda Hollywood ile özdeşleşmiş filmlerden, yönetmenlerden ve oyunculardan (Fargo ve Rosemary’s Baby gibi diziler, Scorsese ve Fincher gibi sinemacılar vb.) beslenmeye başladı. Türkiye’de ise sanki tam tersi bir durum var, diziler sinemayı beslemeye başladı. Televizyon-sinema etkileşimi hakkında siz neler düşünüyorsunuz?

Fincher ve Scorsese’nin Amerika’daki dizi sektöründe iş yapma isteğini sadece uzun bir anlatımla daha fazla işlemek istedikleri için olduğunu düşünüyorum. Belki bir de daha fazla insana ulaşmak için de biraz, ama film sektörünün Amerika’nın dizi sektörünü beslediğini düşünmüyorum. Aksine bizdeki gibi seyirci ve işler arasındaki ortak noktaya yöneliş olduğunu düşünüyorum. Sinema ve sinema izleyicisi ayrıdır, sinemaya gitmek emek ister koltuğundan kalkman ve başka bir koltuğa kadar gitmen gerekir. Televizyon evindedir ve sadece kumandaya basman gerekir, herkese her şekilde ulaşabilirsin ama tutacağının garantisi ikisinde de yoktur. İkisininde kendi alanlarında önemi var bence, ikiside eğlence sektörüne ve insana hizmet ediyor en nihayetinde. 

İleriki dönemler için projeleriniz nelerdir?

Yakın değil ama uzun zamana yayılmış bir projeye çalışıyoruz arkadaşımla.

Teşekkürler.

Ben teşekkür ederim 🙂

Röportaj: Batu Anadolu

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”vOrv8qLkqds”]

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi