Komedi filmi fabrikasına dönüşen ülke sinemamız, bu alanda üretimlerine ara vermeden devam ediyor. Sinemadan beklentisi gülmek olan seyirci, ne kadar şanslı ki her hafta farklı bir film izleme şansına ulaşabiliyor. Bu filmler arasında kimi ucuz yöntemleri benimserken, kimi de ortaya farklı bir şeyler koyma çabasıyla türdeşlerinden ayrılabiliyor. Ortaya muhteşem bir ürün çıkmıyor belki ama en azından içeriği ile orta düzey bir izlenilirlik elde ediyor. Leyla ile Mecnun’un senaryo ekibinde olan Burak Aksak’ın yazıp yönettiği Bana Masal Anlatma da, artı yönlerinin eksi yönlerinden fazla olduğu bir komedi.

Hayatını dolmuş şoförlüğü yaparak kazanan Rıza, yaşadığı Suriçi semtinde herkes tarafından bilinen ve sevilen bir gençtir. Beğendiği kadınlara açılma konusunda çekingenlikleri olan Rıza, yine böyle bir günün sonunda masallardan çıkıp gelen Ayperi ile karşılaşır. Babasının kendisine küçükken anlattığı masallardan bildiği Ayperi, kendisini kurtaracak kahramanı bulmak için gelmiştir. O kahramanın kendisi olduğunu ispatlamaya çalışan Rıza, genç kızın gönlünü çalmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Bu sırada Suriçi semti de kentsel dönüşüm sorunlarıyla karşı karşıyadır.

Bana Masal Anlatma, seyirciyi memnun edebilecek bir film. Genel seyircimizin gülerken duygulanmayı, ağlarken ardından gülmeyi seven yapısı düşünüldüğünde film bu noktada uyguladığı stratejinin ekmeğini yiyecektir. Fakat filmin dram yönü filmin bütünü içinde nasıl durmuş diye düşünecek olursak, oldukça sırıtmış. Komedi yönü gayet zengin, şık esprilerle dolu film, gereksiz karakterler üzerinden gereksiz bir melodram havasına büründüğü anlarda genel yapısına da oldukça derin zararlar vermiş. Gökçe Bahadır ve Gürkan Uygun’un yan hikaye olarak sunulan ve altı doldurulmamış yarım kalan aşk hikayeleri oldukça gereksizdi. Komedi sahnelerinde bir hayli başarılı bir performans sergileyen ve filmin belki de en akılda kalıcı karakterlerinden biri olan Devrim Yakut’un canlandırdığı anne de yine aynı şekilde yapaylık kokan hüzün sahneleriyle filmin sırıtan başka yönlerinden birini oluşturuyordu.

Filmin başrol oyuncularından Hande Doğandemir hem fiziksel özellikleri hem de performansıyla Ayperi karakterini oldukça güzel canlandırabilmişken, Fatih Artman’ın özellikle duygusal bazı bölümlerde rolün altından kalkamadığı görülüyor. Bana Masal Anlatma asıl gücünü ise başrollerinden ziyade yan rollerinden alıyor. Cengiz Bozkurt’un canlandırdığı çaycı, Leyla ile Mecnun’daki beklenmedik çıkışları yapabilecek karakterleri anımsatırken, 300 Spartalı filmindeki sahnenin parodisiyle filmin komedi seviyesinin zirve noktasındaki isim oluyor. BKM tabanlı her filmin demirbaşı olan Erdal Tosun’u da görmek filmin güzel yönlerinden biriyken  bu ikili dışında Berat Yenilmez tartışmasız en orijinal ve iyi tiplerden biriydi. Dengesiz ve yerinde duramayan esnaf lokantası sahibi rolüyle her türlü övgüyü sonuna kadar hak ediyor. Var olmasa çok daha iyi olacak gereksiz ve geldiği, gittiği yer belli olmayan karakter fazlalığı filmin atılması gereken ağırlıklarından birini oluşturmaktaydı. Açılıştaki masal animasyonu ise bu güne kadar ülkemizden çıkan en kaliteli canlandırmalardan biri olabilir. Öyle bir girişin ardından doğal olarak beklenti bir hayli yükseliyor filmden, o çizgi ve kalitede devam etmese de yapmak istenilen doğru şekilde yapılmış olduğundan genel olarak finaliyle memnun etmeyi başarıyor.

Bundan 3 sene sonra muhtemelen hatırlanmayacak komedi filmlerinden biri olan Bana Masal Anlatma, izle geç komedi filmleri arasında başarılı bir noktada bulunuyor. Zekice esprileri, yaratılmış sıra dışı karakterleri ve ince detaylarıyla; eksik, fazla ve gereksiz yönlerine rağmen izleyenin pişman olmayacağı bir film.

Komedi filmi fabrikasına dönüşen ülke sinemamız, bu alanda üretimlerine ara vermeden devam ediyor. Sinemadan beklentisi gülmek olan seyirci, ne kadar şanslı ki her hafta farklı bir film izleme şansına ulaşabiliyor. Bu filmler arasında kimi ucuz yöntemleri benimserken, kimi de ortaya farklı bir şeyler koyma çabasıyla türdeşlerinden ayrılabiliyor. Ortaya muhteşem bir ürün çıkmıyor belki ama en azından içeriği ile orta düzey bir izlenilirlik elde ediyor. Leyla ile Mecnun’un senaryo ekibinde olan Burak Aksak’ın yazıp yönettiği Bana Masal Anlatma da, artı yönlerinin eksi yönlerinden fazla olduğu bir komedi. Hayatını dolmuş şoförlüğü yaparak kazanan Rıza, yaşadığı Suriçi semtinde herkes tarafından bilinen ve sevilen bir gençtir. Beğendiği kadınlara açılma konusunda çekingenlikleri olan Rıza, yine böyle bir günün sonunda masallardan çıkıp gelen Ayperi ile karşılaşır. Babasının kendisine küçükken anlattığı masallardan bildiği Ayperi, kendisini kurtaracak kahramanı bulmak için gelmiştir. O kahramanın kendisi olduğunu ispatlamaya çalışan Rıza, genç kızın gönlünü çalmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Bu sırada Suriçi semti de kentsel dönüşüm sorunlarıyla karşı karşıyadır. Bana Masal Anlatma, seyirciyi memnun edebilecek bir film. Genel seyircimizin gülerken duygulanmayı, ağlarken ardından gülmeyi seven yapısı düşünüldüğünde film bu noktada uyguladığı stratejinin ekmeğini yiyecektir. Fakat filmin dram yönü filmin bütünü içinde nasıl durmuş diye düşünecek olursak, oldukça sırıtmış. Komedi yönü gayet zengin, şık esprilerle dolu film, gereksiz karakterler üzerinden gereksiz bir melodram havasına büründüğü anlarda genel yapısına da oldukça derin zararlar vermiş. Gökçe Bahadır ve Gürkan Uygun’un yan hikaye olarak sunulan ve altı doldurulmamış yarım kalan aşk hikayeleri oldukça gereksizdi. Komedi sahnelerinde bir hayli başarılı bir performans sergileyen ve filmin belki de en akılda kalıcı karakterlerinden biri olan Devrim Yakut’un canlandırdığı anne de yine aynı şekilde yapaylık kokan hüzün sahneleriyle filmin sırıtan başka yönlerinden birini oluşturuyordu. Filmin başrol oyuncularından Hande Doğandemir hem fiziksel özellikleri hem de performansıyla Ayperi karakterini oldukça güzel canlandırabilmişken, Fatih Artman’ın özellikle duygusal bazı bölümlerde rolün altından kalkamadığı görülüyor. Bana Masal Anlatma asıl gücünü ise başrollerinden ziyade yan rollerinden alıyor. Cengiz Bozkurt’un canlandırdığı çaycı, Leyla ile Mecnun’daki beklenmedik çıkışları yapabilecek karakterleri anımsatırken, 300 Spartalı filmindeki sahnenin parodisiyle filmin komedi seviyesinin zirve noktasındaki isim oluyor. BKM tabanlı her filmin demirbaşı olan Erdal Tosun’u da görmek filmin güzel yönlerinden biriyken  bu ikili dışında Berat Yenilmez tartışmasız en orijinal ve iyi tiplerden biriydi. Dengesiz ve yerinde duramayan esnaf lokantası sahibi rolüyle her türlü övgüyü sonuna kadar hak ediyor. Var olmasa çok daha iyi olacak gereksiz ve geldiği, gittiği yer belli olmayan karakter fazlalığı filmin atılması gereken ağırlıklarından birini oluşturmaktaydı. Açılıştaki masal animasyonu ise bu güne kadar ülkemizden çıkan en kaliteli canlandırmalardan biri olabilir. Öyle bir girişin ardından doğal olarak beklenti bir hayli yükseliyor filmden, o çizgi ve kalitede devam etmese de yapmak istenilen doğru şekilde yapılmış olduğundan genel olarak finaliyle memnun etmeyi başarıyor. Bundan 3 sene sonra muhtemelen hatırlanmayacak komedi filmlerinden biri olan Bana Masal Anlatma, izle geç komedi filmleri arasında başarılı bir noktada bulunuyor. Zekice esprileri, yaratılmış sıra dışı karakterleri ve ince detaylarıyla; eksik, fazla ve gereksiz yönlerine rağmen izleyenin pişman olmayacağı bir film.

Yazar Puanı

Puan - 63%

63%

Bana Masal Anlatma, izle geç komedi filmleri arasında başarılı bir noktada bulunuyor.

Kullanıcı Puanları: 3.75 ( 46 votes)
63
  • 90 ve sonrası doğanlar bu filmden bişey anlamaz zaten. Çünkü 90’lardan sonra çocukluk bozuldu. 80’lerin sonunda ve 90’ların başında çocuk olmak diye bişey var hani yazar ekşi’den ya o bilir.. Filme puan verirken nasıl bir kriter uyguladı anlamak mümkün değil. Filmi övmüş ama puanı 10 üzerinden 6 vermiş. Bırak kardeşim mümkünse bu işi anlayan biri yapsın.

  • Bence dalında çok başarılı bir film daha yüksek puanları hak ediyor

  • Murat

    yoruma katılmakla beraber bu kadar düşük bir puan gerçekten haksızlık olmuş. Yan aşk hikayesinin altının boş kalması dışında filmde ciddi bir eksiklik yok zaten. Yani 63 yerine 75-80 arası bir puan daha iyi olurdu. özellikle “3 yıl sonra kimsenin hatırlamayacağı bir film” fazla gereksiz olmuş. Bugün hangi film 3 yıl sonra hatırlanır ki? Lütfen, lütfen. Filmlere sadece teknik açıdan bakmamak lazım…

  • Animasyon benimde hoşuma gitti. Harry Potter Deathly Hallows filmindeki “The Tale of Three Brothers” animasyonunu anımsattı bana biraz. Jenerikte belirtilir diye umdum ama grafik tasarımcı Ekin Koç dışında illüstrasyon ya da animasyon olarak bir açıklama göremedim. Eğer konuyla ilgili bilgisi olan varsa ve bilgi verebilirse çok sevinirim.

  • Yorum gayet başarılı, puanda yerinde, içi boş klişeler öyküleri barındıran bir film olarak ortalama sinema izleyicisinin beklentisini karşılayacak bir film olmuş. E puanda ortalama zaten. Dizi alışkanlığıyla sonradan içi doldurulur diye bırakılmış sanırım filmdeki tüm öyküler, hiçbir karakterin tam olarak tanıtılamaması da İsmail Abi’nin 30 küsuruncu bölümde tanınması gibi zamana bırakılmış gibi duruyor. Sinema dili ve zamanı kavranamamış kanımca, TV Filmi olsa biraz daha yüksek bir puanı hakedebilirdi. Nuri Şimşek genç yaşına rağmen belli ki birikimiyle doğru saptamalarda bulunmuş.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi