Avangart sinemanın öncüllerinden kabul edilen 1923 yapımı Ballet Mecanique, özellikle sıra dışı bir izlenim deneyimi  sunmasıyla dikkat çeken bir yapım. Ama filmin esas önemi elbette ki bu sıra dışılığının belli bir düşünsel alt yapıya dayanmasında yatar. Öyle ki filmin yönetmenlerinden olan  Fernand Leger aslen kübist bir ressamdır. Diğer yönetmen Dudley Murphy ise gazetecilik temeli üzerinden belgesel yönetmenliğinden gelen biridir. Örneğin Murphy’nin 1921’de çektiği “The Soul of the Cypress” filmi yönetmenin tarzını tam olarak yansıtır. Ballet Mecanique genellikle Dadaist ya da Kübist gibi alt türsel sanat akımlarıyla değerlendirilse de temelde altında yatan düşünce İtalyan Fütürizmi ile özdeşleşmektedir.

1900’lü yılların başında ortaya çıkan ve 1945’de keskin bir şekilde yok olan bu akım, genellikle avangart sanat akımları içerisinde değerlendirilir. Çünkü ortaya koydukları manifesto ya hiç gerçekleşememiştir ya da temsilcileri sonunda tümden bu akımı terk etmişlerdir. Fütürizm’in ortaya çıkışı modernizmin Kıta Avrupası’na yayılmasıyla aynı döneme denk gelir. Bu açıdan fütürizm bir anlamda radikal bir modernizm gibidir. Modernizmin geleneği yıkarak işlevsel bir gelecek inşa etme düşüncesini çok daha keskin bir şekilde ele alan fütürizm, aşkın bir idealizm üzerinden geleneğin yıkılmasını savlar. Modernizmden ayrılan yanı da inşa edilecek gelecekte ortaya çıkar. Çünkü fütürizm için geleneğin yıkılarak inşa edilecek olan geleceğin işlevselliği değil idealizmi önemlidir. Bu sebeple fütüristler salt bir belirlenimle yola çıkarak faşistçe bir epistemolojiye kayarlar. Zaten bu yüzden bu akımın temsilcileri İtalyan Faşizmi ve Alman Nazizmi’ne yoğun sempati beslemişler, hatta İkinci Dünya Savaşı’nda cepheye gönüllü olarak gitmişlerdir.

Bu akımın kurucularından ve en önemli temsilcilerinden olan Filippo Tommaso Marinetti, öncelikle edebi alanda bu akımı ortaya koyar. Örneğin Marinetti’nin şu şiiri bu akımın tüm özelliklerini gösterir:

gürültüler arasından

dan… dan…

gelir bir ses uzaktan

makinenin gürültüsü

pistonun gümbürtüsü

piston… ton… ton… ton…

piston… pis… ton…

Benzer şekilde bu akımın Sovyetler Birliği’ndeki en önemli temsilcisi olan Vladimir Mayakovski’den yoğun şekilde etkilenen Nazım Hikmet de bu alanda eserler vermiştir. Söz gelimi Hikmet’in 1923’te yazdığı şu şiiri benzerliği açık şekilde ortaya koyar:

trrrrum,

trrrrum,

trrrrum!

trak tiki tak!

makinalaşmak istiyorum!

beynimden, etimden, iskeletimden geliyor bu!

her dinamoyu

altıma almak için çıldırıyorum!

tükrüklü dilim bakır telleri yalıyor,

damarlarımda kovalıyor

oto-direzinler lokomotifleri!

trrrrum,

trrrrum,

trak tiki tak

makinalaşmak istiyorum!

Edebi alandaki bu ilk temellerinin ardından fütürizm zamanla resim, heykel ve mimariye de uzanmıştır. Fütürizmin idealist belirlenim üzerinden temel amaç olarak koyduğu dinamiklik ve hareket vurgusu üzerinden estetize edilen bir makine imgesi bu yeni alanlarda da kendini gösterir. Örneğin şu resimdeki keskin hatların belirlenimci tarafı ile şu resimdek makine birey vurgusu buna güzel bir örnektir.

İşte Ballet Mecanique de bu akımın sinemadaki en güçlü temsilcisi olarak tanınır. Zaten filmi izlediğinizde fütürizmin neredeyse tüm özelliklerini eksiksiz bir şekilde gösterdiğini görebilirsiniz. Makine vurgusu, makine vurgusunun temelini oluşturan döngüsel git-gel hareketlerinin bir uzantısı olarak düzenli tekrarlar ve korkutucu boyutlarda bir hareket… Bu akımın edebiyat ve resimdeki örneklerinde de gördüğümüz üzere fütürizm, her tür geleneksel kalıbı yok sayar. Örneğin şiirde cümle yapısını bozup, sıfatlardan uzak durduklarını; resimde geleneksel çizgilerden ve objelerden mutlak bir kopuş yaşadıklarına tanık oluruz. Benzer şekilde Ballet Mecaniqu de geleneksel sinema kalıplarını tamamen yıkma peşindedir. Bu yüzden bugün dahi filmi izlediğimizde fazlasıyla korkutucu ve yorucu bir deneyim olarak bizleri karşılar.

Yine de her şeye rağmen Balled Mecanique, sinemaya dair bakış açınızı genişletecek; sınırlarını yeniden düşünmenizi sağlayacak eşsiz bir yapım olarak karşımızda onlarca yıla rağmen durmaya devam etmesi üzerinden, değerinden hiçbir şey yitirmeden yaşamaya devam etmektedir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi