Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Sinema; formu gereği toplumsal olaylardan ve tarihe geçmiş vakalardan sıklıkla etkilenen bir sanat dalıyken; savaşın belki de en acı, en vahşi yüzüne tanık olduğumuz Balkan coğrafyasının neşeli hüznünün beyazperdeye taşınmaması olmazdı. Savaş psikolojisini eğlenceyle harmanlayan, ölüm olgusunun içini hayatla dolduran diliyle Balkan Sineması için de özgün bir formdan bahsedebiliriz. Akordeon sesinin, horoz sesine; trenin raylar üzerinde ilerlerken çıkardığı sesinse, bir kadının hüzünlü kahkahasına karıştığı Balkan Sineması’nın en leziz 10 filmini sizler için derledik!

Balkan Sinemasından 10 Film!

Bitka na neretvi (1969)

bitka-na-neretvi-filmloverss

Tarihi bir gerçekliğe dayanan konusuyla dikkat çeken sosyalist Yugoslavya yapımı Bitka na neretvi, 2. Dünya Savaşı’nın en kanlı tasvirlerinden biri. Konumu itibariyle çok önemli bir etkisi olan Neretva Köprüsü’nün Almanların eline geçmesine karşı mücadele veren sosyalist partizanların hikâyesini anlatan film, bir devrin önemli isimlerinden General Tito’nun emriyle faşist Alman kuvvetlerini yavaşlatmak adına köprü ve yolların nasıl imha edildiğini gerçeklik duygusu ağır basan bir kurgusallıkla ekranlara taşıyor. Sol ideolojinin lokal bir milliyetçiliğe evrilmesinin izlerini görebileceğimiz filmin en dikkat çekici başarısı; Neretva Köprüsü’nün patlatılış anının zamanında altı kamerayla farklı açılardan çekilmek üzere ayarlanıp daha sonra kameraların kayda girmemesi üzerine tüm o tasvirin başarılı bir maketle kotarılması olmuş

Ko to tamo peva (1980)

ko-to-tamo-peva-filmloverss

Yıl 1941. Sırbistan topraklarında savaş kapıda bekliyor. Savaş psikolojine bürünmüş Sırp halkıyla Belgrad’a ulaşmaya çalışan bir savaş gazisi, iki çingene, bir şarkıcı, bir Nazi sempatizanı, bir hastalık hastası, bir avcı ve yeni evli bir çiftten oluşan otobüs tayfası üzerinden şekillenen hikâye, toplumun farklı kesimlerini temsil eden karakterleri ve hiciv barındıran rutin olaylar ve tepkimeler üzerinden müthiş bir yol hikâyesi çıkarıyor. Balkan kara mizahına doyamayanlar için politik ve kültürel değeri yüksek dikkate değer bir film izlemek isteyenlerin kaçırmaması gereken Ko to tamo peva, kurmuş olduğu karakter ağıyla minyatür bir dünya tasviri ve yaşam perspektifi oluşturuyor.

Pred Dozhdot (1984)

pred-dozhdot-filmloverss

Yugoslavya İç Savaşı’nın Makedonya’ya etkilerine değinen başarılı bir ilk film örneği olan Pred Dozhdot, nam-ı diğer Before the Rains, nefretin insan hayatına verdiği zararların boyutunu gözler önüne seriyor. Dramatik yapısına iki güçlü aşk hikâyesi sığdırmayı da başaran film, bu hikâyeler üzerinden bireyin doğduğu topraklarla ait hissettiği ve bağ kurduğu yeni yurdu arasında seçim yapmak zorunda kalmasını öyle etkileyici bir bakış açısıyla sunuyor ki uzun süre etkisinden çıkamıyorsunuz. Üstelik tüm bu kaosun ardında yatan sebep yine bizim için oldukça tanıdık. Zaman zaman din olgusuyla, bazense ırkçı söylemlerle karşımıza çıkan ayrılıkçı ifadeler keşke sadece büyülü fenerden canımızı yaksaydı demekten alıkoyamıyorum kendimi. Sadece Balkan coğrafyasının değil evrensel bir sorunun çok özel bir söylemle seyirciye ithaf edilmiş hâli olan Pred Dozhdot; Milcho Manchevski’nin dokunuşları, kaliteli oyunculukları ve elbette Balkan sinemasının olmazsa olmaz her biri eşsiz güzellikteki nefis müzikleriyle hayatınızda yer edecek.

Tito i ja (1992)

tito-i-ja-filmloverss

Bir çocuk bir yetişkinden çok daha farklı algılar dünyayı. General Tito’nun etkisi altındaki Yugoslavya’da büyüyen çocuklara sorulduğunda bir çoğu büyüyünce ulusal lider olma hevesi taşır. Tito i ja ise tam da bu hayalin karşısında duran, 10 yaşında bir çocuktan doğuruyor hikâyesini. Okulda katıldığı kompozisyon yarışmasını kazanan Zoran’ın ödülü vatan yürüyüşüne katılmaktır. Zoran’ın yazısında tasvir ettiği liderin anne ve babasını çaresiz bıraktığı yönündeki iddiaları ile kazandığı ödül arasındaki devasa çelişki bize çok da yabancı gelen bir durum değil aslında. Gerek çocuk karakterin Tito’yu taklit etmedeki üstün performansı, gerek Balkan’ların kendine has ironisine yapılan atıf filmi bir adım öne çıkarmaya yeterken; Tito i ja bir çocuğun gözünden tarihi bir dönemi gerçekçi bakış açısıyla sunma başarısını elde ederek kendisini unutulmaz kılıyor.

Underground (1995)

UNDERGROUND, Miki Manojlovic, Mirjana Jokovic, Lazar Ristovski, 1995

Dusan Kovacevic’in kitabından uyarlanan Kusturica harikası kült film, Cezayir’den Sırbistan’a; Bulgaristan’dan Almanya’ya geniş bir coğrafyada Balkan havasına doyuruyor. 2. Dünya Savaşı sırasında Belgrad’a yönelen Kusturica’nın kamerası savaş ve komünizme dair çok ince esprileriyle baş döndürüyor. Aynı kadına âşık olan iki sıkı dostun savaşla birlikte eğlence hayatından yeraltına inen iş birlikleri silah ticaretinin ekonomik ve uluslararası çıkar ilişkileri bağlamında ne denli etkili olduğunu anlamak isteyenlere eğlenceli, alternatif bir dil sunuyor. Ve film bittiğinde bir manzara hiç değişmiyor; aynı coğrafyada yaşayan insanların maruz kaldıkları savaş seyirciyi güldürdüğü kadar sarsmayı başarıyor. Underground; gerçeklik ile delilik arasında gelgitler yaşayan yapısı ve derinlere indikçe yoğunlaşan söylemleriyle kendisine yeni bir yeryüzü inşa etme çabasında olanlara bir hediye.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi