İlk filmin üzerinden henüz iki yıl geçmiş ve Al Pacino bir yıl içinde Korkuluk (Scarecrow) ve Serpico gibi iki filmde sinema tarihine adını kazıyacak kadar başarılı oyunculuklar sergilemişken, Baba (The Godfather) ikinci film ile 1974 yılında seyirciyle buluştu. Al Pacino ve Marlon Brando’nun mafyalığa bakışımızı değiştiren performanslarıyla birinci filmin yankıları süredursun Marlon Brando’nun boşluğunu en iyi şekilde doldurmaya kararlı olan ekip Robert de Niro ile kadroyu mükemmelleştirmişti.

Al Pacino filmografimde sıradaki film Baba II (The Godfather II). Bu filmi sadece Al Pacino üzerinden anlatmayacağım elbette. Bu hem ilk filmden beri ekibin içinde olanlara hem de Robert de Niro’ya haksızlık olur. Ancak Baba II kronolojik olarak sizlere anlatmaya çalıştığım Al Pacino filmlerinin en önemlilerinden birisi. Bu filme kadar kameralara iyice alışan Al Pacino rol aldığı her filmde canlandırdığı karaktere sınıf atlattığı gibi Michael Corleone’ye de ilk filme oranla sınıf atlamıştı.

İlk filmde tanıştığımız ve artık yeni ‘Baba’ olarak karşımıza çıkan Michael Corleone’nin hayatını babası Vito Corleone’nin hayatıyla karşılaştırarak izlediğimiz film Michael’ın ailesini koruma çabasını ve elinde bulundurduğu güce iyice alışmasını konu ediniyor. Bir yandan da genç Vito’nun başından geçen zorlukları izleyip geçtiği yolları adım adım takip ediyoruz. Bir yanda babasının koltuğuna oturmuş, var olan düzeni sürdürmeye çalışan ve zekasıyla güçlükleri aşan Michael, diğer yanda yoksulluktan gelmiş, tek sermayesi cesareti olan genç Vito.

İlk filmdeki kadroyu elinde tutmayı başaran Francis Ford Coppola hem senaristi, hem yapımcısı hem de yönetmeni olduğu filmin altından başarıyla kalkıyor. Kaliteli oyuncular ve kalite yönetmenle izlenen filmde hepsinin farkına varıyor olacaksınız.

Baba filminde baba-oğulu oynayan iki değerli oyuncunun performansları, baba ve oğlun bilinçaltımızdaki rekabetinden ötürü olsa gerek sonraki yıllarda hep karşılaştırılmışlar ve sinemanın yaşayan en önemli iki aktörü olarak anılmışlardır. Yan yana hiç gelmemiş olmalarının da etkisiyle ileriki yıllarda bir araya gelmeleri seyirci için en büyük sinema hayallerinin başında gelse de yan yana geldikleri filmler beklenen başarıyı sağlayamadı.

Sonuçta birlikte oynadıkları iki filmi daha izlesek de yan yana gelmedikleri bu filmde onları izlemek apayrı ve kaçırılmayacak bir keyif. Hala izlememiş olanlar bu keyfi oldukça iyi değerlendirmeli derim.

İyi seyirler.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi