İlk filmi Ammar ile korku filmi türünde sinemaya giriş yapan yönetmen Özgür Bakar’ın son filmi Azazil: Düğüm , bugüne kadarki birçok Türk korku filminin bir türlü üstesinden gelemediği problemlerin hiç birine bir çözüm üretemeden ortaya çıkarılmış başarısız bir yapım.

Ailesini kaybetmiş olan Sinem’in başından geçen olaylara odaklanan film, esas hikayeye evlerinde kaldığı teyzesiyle eniştesini ve erkek arkadaşını da ekleyerek sevgi, hırs gibi konuları gerilimi yaratmak için kullanıyor. Sevgilisiyle giderken bir köpeğe çarpan Sinem bu olaydan çok etkilenir ve gittikçe kötüleşen halüsinasyonlar görmeye başlar. Fakat sonunda olaylar öyle bir haddeye ulaşır ki durum herhangi bir travmadan çok daha fazlasıdır.

Azazil: Düğüm’ün büyük bir başarısızlığa uğramasında iki temel etken var, oyunculuk ve senaryo. Her ikisi de öylesine amatörce ki filmi müsamere izler gibi izliyorsunuz. Senaryonun ilk andan itibaren her bir sahnesinin tahmin edilebilirliği bir yana, hatta ve hatta artık saçmalığına güldüğünüz, yapaylıkta sınır tanımayan diyalogları da bir yana hala sırtını 50 yıllık klişe karakter ve hikayelere dayıyor olması filmi izleyebilmek için ciddi bir azim göstermenize sebep oluyor. Elbette hikayedeki bu yapaylığın oyunculuklardaki başarısızlığın da temel nedeni olduğunu söylemeye de gerek yok.

Aslında bariz bir şekilde yönetmen de hikayesine güvenmiyor ama bu konuya getirdiği çözüm fazlasıyla dışlayıcı. Senaryoyu iyileştirip derinleştirmek yerine böyle bir sahne olsa çok güzel olur mantığıyla ilerleyerek, tüm detaylarıyla anlatılması on dakika sürecek bir hikayeyi doksan dakikaya yayma gibi garip bir hataya düşüyor. Film hikayeyle alakası olmayan, ayrıca sonu bir yere de bağlanmayan kesik kesik onlarca sahneyle dolu. Genel korku türü içinde değerlendirdiğimizde çok ucuz bir taklit, Türkiye sineması içerisinde baktığımızdaysa aynı hatalara düşmüş onlarcasından farksız.

Azazil Düğüm’ün başarmaya meyil edebildiği birkaç sahne var. Bu sahnelerin temel özelliğiyse görsel atmosferi hakkını vererek kullanıyor olması ki filmin nispeten elle tutulur tek sahnesi olan giriş sahnesinde bunu hissedebilmek mümkün. Artık görsel ve teknik anlamda iyi bir şeyler yapılabilecek seviyeye ulaştığımız gösteriyor bu.

Yönetmenin Azazil: Düğüm’de artık gına getirtircesine didaktik bir şekilde işlediği “Biz bilimle çatışmıyor sadece onun açıklayamadığı şeylerle ilgileniyoruz yoksa bakın ne kadar da çok bilimi seviyoruz” teması hikayeyi inandırıcı kılmayı amaçlıyor muhtemelen ama sağlam bir kahkaha attırmaktan ileriye gidemiyor.

Son zamanlarda artış gösteren korku filmi yapımları henüz kalite olarak istenilen seviyeye ulaşabilmiş değil maalesef, Azazil: Düğüm’de bunun örneklerinden biri. Elinde hem teknik hem de en azından bazı konularda yetenek potansiyeli bulunmasına rağmen hala iyi bir film olmanın çok ötesinde. Muhakkak izleyiciyi etkileyecek bazı sahneleri vardır ama bunlara ulaşana kadar çok büyük sabrı göstermeniz ve mümkün olduğu kadar az bir beklentiyle filme gitmeniz gerektiğini unutmayın aksi takdirde hoş olmayan bir deneyim sizi bekliyor olacaktır.

İlk filmi Ammar ile korku filmi türünde sinemaya giriş yapan yönetmen Özgür Bakar’ın son filmi Azazil: Düğüm , bugüne kadarki birçok Türk korku filminin bir türlü üstesinden gelemediği problemlerin hiç birine bir çözüm üretemeden ortaya çıkarılmış başarısız bir yapım. Ailesini kaybetmiş olan Sinem’in başından geçen olaylara odaklanan film, esas hikayeye evlerinde kaldığı teyzesiyle eniştesini ve erkek arkadaşını da ekleyerek sevgi, hırs gibi konuları gerilimi yaratmak için kullanıyor. Sevgilisiyle giderken bir köpeğe çarpan Sinem bu olaydan çok etkilenir ve gittikçe kötüleşen halüsinasyonlar görmeye başlar. Fakat sonunda olaylar öyle bir haddeye ulaşır ki durum herhangi bir travmadan çok daha fazlasıdır. Azazil: Düğüm'ün büyük bir başarısızlığa uğramasında iki temel etken var, oyunculuk ve senaryo. Her ikisi de öylesine amatörce ki filmi müsamere izler gibi izliyorsunuz. Senaryonun ilk andan itibaren her bir sahnesinin tahmin edilebilirliği bir yana, hatta ve hatta artık saçmalığına güldüğünüz, yapaylıkta sınır tanımayan diyalogları da bir yana hala sırtını 50 yıllık klişe karakter ve hikayelere dayıyor olması filmi izleyebilmek için ciddi bir azim göstermenize sebep oluyor. Elbette hikayedeki bu yapaylığın oyunculuklardaki başarısızlığın da temel nedeni olduğunu söylemeye de gerek yok. Aslında bariz bir şekilde yönetmen de hikayesine güvenmiyor ama bu konuya getirdiği çözüm fazlasıyla dışlayıcı. Senaryoyu iyileştirip derinleştirmek yerine böyle bir sahne olsa çok güzel olur mantığıyla ilerleyerek, tüm detaylarıyla anlatılması on dakika sürecek bir hikayeyi doksan dakikaya yayma gibi garip bir hataya düşüyor. Film hikayeyle alakası olmayan, ayrıca sonu bir yere de bağlanmayan kesik kesik onlarca sahneyle dolu. Genel korku türü içinde değerlendirdiğimizde çok ucuz bir taklit, Türkiye sineması içerisinde baktığımızdaysa aynı hatalara düşmüş onlarcasından farksız. Azazil Düğüm'ün başarmaya meyil edebildiği birkaç sahne var. Bu sahnelerin temel özelliğiyse görsel atmosferi hakkını vererek kullanıyor olması ki filmin nispeten elle tutulur tek sahnesi olan giriş sahnesinde bunu hissedebilmek mümkün. Artık görsel ve teknik anlamda iyi bir şeyler yapılabilecek seviyeye ulaştığımız gösteriyor bu. Yönetmenin Azazil: Düğüm’de artık gına getirtircesine didaktik bir şekilde işlediği “Biz bilimle çatışmıyor sadece onun açıklayamadığı şeylerle ilgileniyoruz yoksa bakın ne kadar da çok bilimi seviyoruz” teması hikayeyi inandırıcı kılmayı amaçlıyor muhtemelen ama sağlam bir kahkaha attırmaktan ileriye gidemiyor. Son zamanlarda artış gösteren korku filmi yapımları henüz kalite olarak istenilen seviyeye ulaşabilmiş değil maalesef, Azazil: Düğüm’de bunun örneklerinden biri. Elinde hem teknik hem de en azından bazı konularda yetenek potansiyeli bulunmasına rağmen hala iyi bir film olmanın çok ötesinde. Muhakkak izleyiciyi etkileyecek bazı sahneleri vardır ama bunlara ulaşana kadar çok büyük sabrı göstermeniz ve mümkün olduğu kadar az bir beklentiyle filme gitmeniz gerektiğini unutmayın aksi takdirde hoş olmayan bir deneyim sizi bekliyor olacaktır.
Puan - 31 / 100

3.1

Muhakkak izleyiciyi etkileyecek bazı sahneleri vardır ama bunlara ulaşana kadar çok büyük sabrı göstermeniz ve mümkün olduğu kadar az bir beklentiyle filme gitmeniz gerektiğini unutmayın aksi takdirde hoş olmayan bir deneyim sizi bekliyor olacaktır.

Kullanıcı Puanları: 2.18 ( 2 votes)
3
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi