Sinemaseverlerin talebine bağlı olarak son yıllarda popüler kültüre musallat edilen ve kitlelerin korkunç tasvirleri olan yaratıklara dönüşmesini sağlayan vampir temalı filmlerden sonra parodilerinin de yapılması kaçınılmazdı. Bir kuşağı etkisi altına alan Twilight serisinin elde ettiği ticari başarı, yedinci sanatın bu temayla çekilen filmlere yönelik sömürüye açık olması demekti. 2010 yılında çekilen Vampires Suck (Twilight’ın parodi filmi) biz sinema tutkunları için bu sömürüye karşı oldukça kitlesel, net ve olumsuz bir tavır takınmamıza yol açmıştı. Vampir temalı filmlere yönelik tutumumuz genel itibariyle bundan ibaretti. Aylak Vampirler ustaca ele alınmış senaryosuyla tatmin ettiği gibi bu algıyı alaşağı etmek konusunda da oldukça iddialı…

Yeni Zelandalı bir belgesel ekibi, klasik korunma yöntemleriyle hayatlarına zarar gelmeyeceğinin garantisiyle birlikte vampirlerin yaşadığı bir eve konuk olma fırsatı yakalar. Bu evde Viago, Vladislav, Deacon ve Petry isimli dört vampir yaşamaktadır. Aylak Vampirler’in bütün dertleri oldukça sıradandır; hatta yalnızca beslenme alışkanlıkları normal insanlardan farklıdır. Belgeselciler, vampirlerin gündelik hayatlarını en ince detaylarına kadar belgelemenin peşine düşerler ve bize de harika bir malzeme ortaya çıkar.

Aylak Vampirler 862 yaşındaki Vladislav (Jemaine Clement), Kazıklı Voyvoda tiplemesini; 379 yaşındaki Viago (Taika Waititi), 18. yüzyıl snobunu hatta belki biraz seksi drakula Gary Oldman’ı; grubun en genç üyesi 183 yaşındaki Deacon (Jonathan Brugh) kötü çocuğu; 8.000 yıllık geçmişiyle Nosferatu* kalıbındaki Petry (Ben Fransham) ise vahşi bir canavarı temsil ediyor. Ek olarak, özellikle Twilight serisini ve vampir olma hayalleri kuran kuşağı tiye almak için yaratılan karakter Nick (Cori Gonzalez-Macuer) ve filmin efsane karakteri Stu’nun (Stuart Rutherford) varlığı filmi oldukça renklendiriyor. 

Mizahi olarak doğaüstü güçleri, gümüş takamamaları, yansımalarının olmaması, bir yere girebilmek için içeri davet edilmeyi beklemeleri, Haç’tan sakınmaları, gün ışığına çıkamamaları, sonsuza dek genç kalmaları, bakire kanı içmeleri ve tabutta uyumaları gibi klişeler düğümünden beslense de genel vampir hikayesi kalıbını yıkan bu harika komedinin kira ödemek, bulaşık yıkamak, modayı yakalamak gibi modern toplumun sıkıcı dertleriyle uğraşan vampir bireyleri temsil eden karakterlerinin olması hikayeyi oldukça çekici kılıyor. Yan hikayenin pasaklı zombilerden, gotik cadılardan, çıplaklıkla sınanmayan kurt adamlardan, kurbanlardan, dönüşüm geçiren yeni yetme bir vampirden ve yaratıkların arasına düşmüş sıradan bir insandan beslenmesi ise filmden alacağınız tadı artırıyor.

Vampir hikayelerinin ürkütücü yanından da esintiler içeren filmin, Plan 9 imzalı enfes müziklerle harmanlanması artı değer katıyor. Nihayetinde müjdemi isterim! Geçtiğimiz sene Toronto, Berlinale, Sundance gibi festivallere de uğrayan Aylak Vampirler filmi ile aynı temaya sahip parodilerle barışma vaktimiz gelmiş! Vampir olmanın çok seksi olduğu algısının hüküm sürdüğü son yılların aksine, yaratıkların doğa üstü güçlerine rağmen acınacak haldeki hayatlarının tasviri, film bu gibi talepleri olanlar için görsel anlamda bir şölen vaat etmese de eğlenmenize yetecek. Bu absürt kurmaca belgeselin ardındaki isimlere gelince; 2007 yılında yönettiği Eagle vs Shark filmi ile dikkatleri üzerine çeken Taika Waititi ve ilk yönetmenlik deneyimiyle Jemaine Clement kurgu boyutunda biraz tökezleyip zaman zaman sıksalar da genel anlamda oldukça iyi iş çıkarıyorlar. Daha önce de birlikte çalışmış ikilinin hayranları için oldukça doyurucu olan film, henüz tanışacak olanlara ise alt metnindeki insan olmakla ilgili argümanlarıyla ve temanın mümkün kıldığı maksimum oranda ince esprileriyle lezzetli bir parodi sunuyor. Vampirler, zombiler, cadılarla dolu Ümitsizlik Katedralinde Kutsal Olmayanların Maskeli Balosu’na sen de davetlisin! Ülkemizde vizyona girip girmeyeceği henüz kesinleşmeyen filmi !f 2015 programında yakalayabilirsin.

 

Nosferatu: Efsaneye göre ruhunu şeytana satan, sonsuza dek lanetlenen bir ailenin takma adı olup sonsuza dek ruhları bedenlerinden ayrılamayacak olanlardır. Vampir efsanelerinin de çıkış noktasıdır.

Sinemaseverlerin talebine bağlı olarak son yıllarda popüler kültüre musallat edilen ve kitlelerin korkunç tasvirleri olan yaratıklara dönüşmesini sağlayan vampir temalı filmlerden sonra parodilerinin de yapılması kaçınılmazdı. Bir kuşağı etkisi altına alan Twilight serisinin elde ettiği ticari başarı, yedinci sanatın bu temayla çekilen filmlere yönelik sömürüye açık olması demekti. 2010 yılında çekilen Vampires Suck (Twilight'ın parodi filmi) biz sinema tutkunları için bu sömürüye karşı oldukça kitlesel, net ve olumsuz bir tavır takınmamıza yol açmıştı. Vampir temalı filmlere yönelik tutumumuz genel itibariyle bundan ibaretti. Aylak Vampirler ustaca ele alınmış senaryosuyla tatmin ettiği gibi bu algıyı alaşağı etmek konusunda da oldukça iddialı... Yeni Zelandalı bir belgesel ekibi, klasik korunma yöntemleriyle hayatlarına zarar gelmeyeceğinin garantisiyle birlikte vampirlerin yaşadığı bir eve konuk olma fırsatı yakalar. Bu evde Viago, Vladislav, Deacon ve Petry isimli dört vampir yaşamaktadır. Aylak Vampirler'in bütün dertleri oldukça sıradandır; hatta yalnızca beslenme alışkanlıkları normal insanlardan farklıdır. Belgeselciler, vampirlerin gündelik hayatlarını en ince detaylarına kadar belgelemenin peşine düşerler ve bize de harika bir malzeme ortaya çıkar. Aylak Vampirler 862 yaşındaki Vladislav (Jemaine Clement), Kazıklı Voyvoda tiplemesini; 379 yaşındaki Viago (Taika Waititi), 18. yüzyıl snobunu hatta belki biraz seksi drakula Gary Oldman'ı; grubun en genç üyesi 183 yaşındaki Deacon (Jonathan Brugh) kötü çocuğu; 8.000 yıllık geçmişiyle Nosferatu* kalıbındaki Petry (Ben Fransham) ise vahşi bir canavarı temsil ediyor. Ek olarak, özellikle Twilight serisini ve vampir olma hayalleri kuran kuşağı tiye almak için yaratılan karakter Nick (Cori Gonzalez-Macuer) ve filmin efsane karakteri Stu'nun (Stuart Rutherford) varlığı filmi oldukça renklendiriyor.  Mizahi olarak doğaüstü güçleri, gümüş takamamaları, yansımalarının olmaması, bir yere girebilmek için içeri davet edilmeyi beklemeleri, Haç'tan sakınmaları, gün ışığına çıkamamaları, sonsuza dek genç kalmaları, bakire kanı içmeleri ve tabutta uyumaları gibi klişeler düğümünden beslense de genel vampir hikayesi kalıbını yıkan bu harika komedinin kira ödemek, bulaşık yıkamak, modayı yakalamak gibi modern toplumun sıkıcı dertleriyle uğraşan vampir bireyleri temsil eden karakterlerinin olması hikayeyi oldukça çekici kılıyor. Yan hikayenin pasaklı zombilerden, gotik cadılardan, çıplaklıkla sınanmayan kurt adamlardan, kurbanlardan, dönüşüm geçiren yeni yetme bir vampirden ve yaratıkların arasına düşmüş sıradan bir insandan beslenmesi ise filmden alacağınız tadı artırıyor. Vampir hikayelerinin ürkütücü yanından da esintiler içeren filmin, Plan 9 imzalı enfes müziklerle harmanlanması artı değer katıyor. Nihayetinde müjdemi isterim! Geçtiğimiz sene Toronto, Berlinale, Sundance gibi festivallere de uğrayan Aylak Vampirler filmi ile aynı temaya sahip parodilerle barışma vaktimiz gelmiş! Vampir olmanın çok seksi olduğu algısının hüküm sürdüğü son yılların aksine, yaratıkların doğa üstü güçlerine rağmen acınacak haldeki hayatlarının tasviri, film bu gibi talepleri olanlar için görsel anlamda bir şölen vaat etmese de eğlenmenize yetecek. Bu absürt kurmaca belgeselin ardındaki isimlere gelince; 2007 yılında yönettiği Eagle vs Shark filmi ile dikkatleri üzerine çeken Taika Waititi ve ilk yönetmenlik deneyimiyle Jemaine Clement kurgu boyutunda biraz tökezleyip zaman zaman sıksalar da genel anlamda oldukça iyi iş çıkarıyorlar. Daha önce de birlikte çalışmış ikilinin hayranları için oldukça doyurucu olan film, henüz tanışacak olanlara ise alt metnindeki insan olmakla ilgili argümanlarıyla ve temanın mümkün kıldığı maksimum oranda ince esprileriyle lezzetli bir parodi sunuyor. Vampirler, zombiler, cadılarla dolu Ümitsizlik Katedralinde Kutsal Olmayanların Maskeli Balosu'na sen de davetlisin! Ülkemizde vizyona girip…

Yazar Puanı

Puan - 78%

78%

Bu filmle vampir parodileriyle barışma vaktimiz gelmiş olabilir!

Kullanıcı Puanları: 0.65 ( 1 votes)
78
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi