Yaratıcısı olduğu Family Guy dizisiyle tanıdığımız Seth MacFarlane, 2012’de çektiği Ted (Ayı Teddy) iyi başarı elde etmişti. Ardından gelen Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı (A Million Ways to Die in the West) filmiyle ise tam bir fiyasko yaşayan yönetmen bu yıl, yarattığı Ted dünyasına yeniden bir giriş yapıyor.

Daha en baştan söylemek gerekir ki, Ayı Teddy 2 – Ted 2 ilk filmin birkaç yıl sonrasından devam ediyor. Ama yine de film, zaten her detayı aptala anlatır gibi anlattığı için ilk filmi izlememeniz pek de bir şeyi değiştirmeyecektir. Nihayetinde bir önceki filmde bulunan aynı karakterler bile yeniden tanıtılıyorlar birçok sahnede.

Yönetmenin artık üçüncü uzun metrajı olan Ayı Teddy 2, yukarıda saydığımız ilk iki filme göre çok daha derli toplu bir portre çiziyor. Özellikle MacFarlane’nin Family Guy’da yakaladığı mizansen tarzının filme aktarılabildiğini söylemek mümkün ki, zaten bu da filmin en güçlü ayağı hiç kuşkusuz. Eğer Family Guy’ın espri tarzına aşinaysanız, gerçekten sizi çok eğlenceli bir film bekliyor.

Ama elbette bu durum avantaj olduğu kadar aynı zamanda handikaplı bir durum. Çünkü Family Guy’ın tarzından da hatırlayacağınız üzere MacFarlane’nin mizah alanı, Amerikan popüler sineması ve TV kuşağı üzerine kurulu. Yani eğer birçoğu B-Film olan o başarısız yapımları ya da Amerika’da yayınlanan farklı formatlardaki programları takip etmiyorsanız çoğu espri sizin için bir külfete dönecektir. En nihayetinde MacFarlane’nin komedi anlamında getirdiği yeni bir yaklaşım yok -ki buna Ayı Teddy 2’nin, salt bir komedi olmaması en belirgin örnek olarak gösterilebilir. Kısacası Ayı Teddy 2 çok konuşan bir film ve eğer konuştuğu şeyler hakkında bir fikriniz yoksa –ki bu gayet normal- bir yerden sonra tümden bir karmaşaya dönebiliyor.

Film temelde tamamen kitabına uygun olarak çekilmiş. Yani biraz komedi, biraz aksiyon, aralara biraz dram ve sıkışılan yerlerde müzikalvari klip çekimleri… gibi uzayan bir listenin eksiksiz karşılığı. Ama maalesef yönetmenin tüm bu alanlarda yaratıcılık gösterdiği tek bölüm komedi. Haliyle her türlü aksiyon sahnesinde ya da dramda sanki 50 yıl öncesinin yapımlarını izliyormuş gibi bir hava oluyor. Kaldı ki komedi dışındaki bu bölümler de filmde ziyadesiyle bir alan kapladığı için iki saatlik süre bir yerden sonra insanı gerçekten yormaya başlıyor.

Zaten birçok popüler Amerikan filminde karşılaştığımız bu sıkıcı olumsuzlukları bir kenara bırakıp işin komedi kısmına gelirsek, elle tutulur bir şeylerle karşılaşmak mümkün. Örneğin; esrarın yasallaşması konusunun sıkı bir destekçisi olan MacFarlane, bu söylemini filme oldukça güzel yediriyor. Ayrıca filmin genel hikayesi, Ted’in vatandaşlık hakkı elde etme hikayesi olduğu için mesela birçok noktada siyahilerin yıllar önce köleliğe karşı giriştikleri mücadeleye de atıflarda bulunuyor. İlginç bir kısımsa, film Amerika’da eşcinsel evliliğin yasallaşmasından önce çekildiği ama sonra vizyona girdiği için; içinde eşcinsel evliliğe dair bazı söylemleri barındırması. Ayrıca Comic-Con Fuarı’nda geçen sahneler de, çizgi roman kültürüne yakın olanlar için ilgi çekici olacaktır.

Ayı Teddy 2, MacFarlane’nin en azından kendi mizah tarzını bütüncül bir şekilde aktarabilmesi açısından önemli bir yapım olsa da komedi dışındaki unsurlardaki vasatlık ve esprilerin fazlasıyla dar bir kitleye hitap etmesi sebebiyle orta ve kötü arasında gidip gelen bir film. Öyle ki eğer Family Guy’ı takip ediyorsanız; Ayı Teddy 2 size bir filmden çok, dizi bölümü gibi gelecektir ama eğer takip etmiyorsanız maalesef sizi bekleyen oldukça çenesi düşük bir film var.

Yaratıcısı olduğu Family Guy dizisiyle tanıdığımız Seth MacFarlane, 2012’de çektiği Ted (Ayı Teddy) iyi başarı elde etmişti. Ardından gelen Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı (A Million Ways to Die in the West) filmiyle ise tam bir fiyasko yaşayan yönetmen bu yıl, yarattığı Ted dünyasına yeniden bir giriş yapıyor. Daha en baştan söylemek gerekir ki, Ayı Teddy 2 – Ted 2 ilk filmin birkaç yıl sonrasından devam ediyor. Ama yine de film, zaten her detayı aptala anlatır gibi anlattığı için ilk filmi izlememeniz pek de bir şeyi değiştirmeyecektir. Nihayetinde bir önceki filmde bulunan aynı karakterler bile yeniden tanıtılıyorlar birçok sahnede. Yönetmenin artık üçüncü uzun metrajı olan Ayı Teddy 2, yukarıda saydığımız ilk iki filme göre çok daha derli toplu bir portre çiziyor. Özellikle MacFarlane’nin Family Guy’da yakaladığı mizansen tarzının filme aktarılabildiğini söylemek mümkün ki, zaten bu da filmin en güçlü ayağı hiç kuşkusuz. Eğer Family Guy’ın espri tarzına aşinaysanız, gerçekten sizi çok eğlenceli bir film bekliyor. Ama elbette bu durum avantaj olduğu kadar aynı zamanda handikaplı bir durum. Çünkü Family Guy’ın tarzından da hatırlayacağınız üzere MacFarlane’nin mizah alanı, Amerikan popüler sineması ve TV kuşağı üzerine kurulu. Yani eğer birçoğu B-Film olan o başarısız yapımları ya da Amerika’da yayınlanan farklı formatlardaki programları takip etmiyorsanız çoğu espri sizin için bir külfete dönecektir. En nihayetinde MacFarlane’nin komedi anlamında getirdiği yeni bir yaklaşım yok -ki buna Ayı Teddy 2’nin, salt bir komedi olmaması en belirgin örnek olarak gösterilebilir. Kısacası Ayı Teddy 2 çok konuşan bir film ve eğer konuştuğu şeyler hakkında bir fikriniz yoksa –ki bu gayet normal- bir yerden sonra tümden bir karmaşaya dönebiliyor. Film temelde tamamen kitabına uygun olarak çekilmiş. Yani biraz komedi, biraz aksiyon, aralara biraz dram ve sıkışılan yerlerde müzikalvari klip çekimleri... gibi uzayan bir listenin eksiksiz karşılığı. Ama maalesef yönetmenin tüm bu alanlarda yaratıcılık gösterdiği tek bölüm komedi. Haliyle her türlü aksiyon sahnesinde ya da dramda sanki 50 yıl öncesinin yapımlarını izliyormuş gibi bir hava oluyor. Kaldı ki komedi dışındaki bu bölümler de filmde ziyadesiyle bir alan kapladığı için iki saatlik süre bir yerden sonra insanı gerçekten yormaya başlıyor. Zaten birçok popüler Amerikan filminde karşılaştığımız bu sıkıcı olumsuzlukları bir kenara bırakıp işin komedi kısmına gelirsek, elle tutulur bir şeylerle karşılaşmak mümkün. Örneğin; esrarın yasallaşması konusunun sıkı bir destekçisi olan MacFarlane, bu söylemini filme oldukça güzel yediriyor. Ayrıca filmin genel hikayesi, Ted’in vatandaşlık hakkı elde etme hikayesi olduğu için mesela birçok noktada siyahilerin yıllar önce köleliğe karşı giriştikleri mücadeleye de atıflarda bulunuyor. İlginç bir kısımsa, film Amerika’da eşcinsel evliliğin yasallaşmasından önce çekildiği ama sonra vizyona girdiği için; içinde eşcinsel evliliğe dair bazı söylemleri barındırması. Ayrıca Comic-Con Fuarı’nda geçen sahneler de, çizgi roman kültürüne yakın olanlar için ilgi çekici olacaktır. Ayı Teddy 2, MacFarlane’nin en azından kendi mizah tarzını bütüncül bir şekilde aktarabilmesi açısından önemli bir yapım olsa da komedi dışındaki unsurlardaki vasatlık ve esprilerin fazlasıyla dar bir kitleye hitap etmesi sebebiyle orta ve kötü arasında gidip gelen bir film. Öyle ki eğer Family Guy’ı takip ediyorsanız; Ayı Teddy 2 size bir filmden çok, dizi bölümü gibi gelecektir ama eğer takip etmiyorsanız maalesef sizi bekleyen…

Yazar Puanı

Puan - 42%

42%

42

Ayı Teddy 2, MacFarlane’nin en azından kendi mizah tarzını bütüncül bir şekilde aktarabilmesi açısından önemli bir yapım olsa da komedi dışındaki unsurlardaki vasatlık ve esprilerin fazlasıyla dar bir kitleye hitap etmesi sebebiyle orta ve kötü arasında gidip gelen bir film.

Kullanıcı Puanları: 3.1 ( 2 votes)
42
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi