Altın Küre’de En İyi Film Ödülü’nü kucaklayan Barry Jenkins imzalı Moonlight, 26 Şubat’ta gerçekleştirilecek olan 89. Akademi Ödülleri’nde de 8 dalda aday gösterildi. Özellikle En İyi Film ve En İyi Yönetmen dallarının güçlü adaylarından olan Moonlight, Tarell Alvin McCraney’nin In Moonlight Black Boys Look Blue adlı kitabının Barry Jenkins tarafından sinemaya uyarlanmasıyla büyük ses getirdi. Kadrosunda Mahershala Ali, Naomie Harris, Janelle Monae gibi isimleri barındıran Moonlight’ta Chiron karakterinin çocukluktan yetişkinliğe dek yüzleşmek zorunda kaldığı kimlik bunalımına odaklanıyoruz.

Moonlight: Little ve Mavi

3 farklı zamanın çerçevesinde 3 farklı Chiron izlediğimiz Moonlight, anlatımını epizotlara ayırarak karakterin Little, Chiron ve Black olarak tanımlandığı farklı evreleri işliyor. Little (Alex Hibbert) ile tanıştığımız filmin açılış sahnesinde, ana karakterimizi bir gruptan kaçarken görürüz. Bu kaçışın sonunda izbe bir eve saklanan Little’ı daha sonra ona yol gösterecek olan Juan (Mahershala Ali) bulur. Bu sahne film açısından oldukça önemlidir çünkü aslında filmin geneline yayılan mesajın izleyiciye en net biçimde sunulduğu andır. Little, peşine düşecek ve onu kıstırmak isteyecek bu erkek güruhu ile hem birebir hem de toplumsal cinsiyet normları aracılığıyla film boyunca mücadele edecektir. Çünkü Little farklıdır. Farklı olduğunu hissettikçe ve çevresi tarafından kabul görmedikçe o izbe eve yani kendi içine kaçacaktır. Neyse ki onu olduğu gibi seven ve bir baba figürü olarak görebileceğimiz Juan onu içine saklandığı izbe evden çıkarmayı başarır.

Filmin Little bölümü en ayrıntılı incelenmesi gereken bölüm olarak görülebilir. Çünkü karakterin büyüdükçe yaşadığı değişim, kimlik arayışı, bulduğu kimliği saklayışı çocukluğuna dayanan travmaların da etkisiyle şekillenir. Little uyuşturucu bağımlısı annesiyle birlikte yaşamaktadır ve filmde bir babanın varlığından söz edilmez. Özünde sevgi dolu olan annesi, zaman zaman uyuşturucunun etkisiyle oğluna kötü davranır. Chiron’un büyüse de görmeye devam ettiği, başka bir erkekle birlikte olan annesinin yatak odasından gelen kırmızı ışığın yarattığı o ürkütücü görsellikle Chiron’u azarladığı anın rüyası baba figürünün eksikliği sonrası anneyi başka bir erkekle paylaşmanın getirdiği gerilimin bilinç dışı bir yansıması olarak görülebilir. Bu noktada Little, Juan ile babanın eksikliğinin yarattığı boşluğu doldurmaya çalışır. Özellikle filmin sinematografisinin en önemli ayağı olan ay ışığının maviliği, Juan’ın Little ile yaptığı bir konuşmaya dayanır. Juan Little’a küçükken gece yarısı ay ışığının altında koştuğunu ve bir teyzenin ona “Blue” diye seslendiğini anlatır ve ekler “çünkü siyahi çocuklar ay ışığında mavi görünür.”

Moonlight: Kendini İlk Kez Tanımlayan Chiron

Little, biraz daha büyüyüp anlatı tarafından da Chiron (Ashton Sanders) olarak tanımlandığı dönemde artık Juan’ı kaybetmiş ve yalnız kalmıştır. Ancak Juan’dan öğrendikleri -yüzmek de dahil- filmin geneline su imgesinin eşliğinde yayılır. Bu dönemde Chiron git gide daha da bağımlı olan ve günden güne eriyen annesiyle tamamen çatışma halindedir. Annesinin tek odağı uyuşturucu olmuştur. Chiron ise kendi yönelimlerini keşfetme yolundadır. “Sert” olmayanın topluluğa kabul edilmediği ve dışlandığı ataerkil bir düzende Chiron herkes gibi olmak için yeterince “sert” değildir. Eşcinsel yönelimi de arkadaşıyla ilk kez yakınlaşmasının ardından bir deneyime dönüşmüş ve Chiron kaçındığı kimliğini ilk kez açığa çıkarmıştır. Anlatının bu bölümünde Chiron, ilk kez Chiron’dur, yani kendi olmuştur.

Barry Jenkins bu noktada klasik anlatı yapısından da alıştığımız üzere hikayeyi bir kırılmaya uğratmak amacındadır. Karakterin başladığı nokta ile filmin bitimine kadar geçireceği değişimler için alınması gereken dersler, ödenmesi gereken bedeller olacaktır. Ancak ne yazık ki bu kırılma, karakterini ince ince işleyen Moonlight’ta beklenmedik bir hızda gerçekleşir. İlk cinsel deneyimini yaşadığı arkadaşının bir iddia üzerine Chiron’u dövmesi ne yazık ki hikayenin en güçlü kırılma noktasını gerçekleştirmek için inandırıcılıktan biraz uzak görünmektedir. Filmik diegesis içerisinde bir ihtimal kabul görebilecek olan bu kırılma, Chiron’un hayatını tamamen değiştirir.

Siyahlığa Zorlanmış Bir Mavi: Black

Chiron olarak girdiği hapishaneden Black (Trevante Rhodes) olarak çıkan ana karakterimiz artık dönüşümünün son evresine girmiştir. Farklılığını yansıtan mavi pırıltısını Black’e (siyah) dönüşerek hapishanede bırakmıştır. Bir uyuşturucu satıcısına dönüşen Chiron, artık hayatta kalabilmek için olmadığı biri gibi görünmektedir ve rolünü öyle başarılı oynar ki izleyiciyi de bu değişime inandırır. Çünkü, ataerkil düzen, bir kadına uyguladığı baskının form değiştirmiş halini erkeğe de uygular. Toplumsal cinsiyet kalıpları göz önünde bulundurulduğunda bir erkek “sert”, korkusuz, cesur, heteroseksüel ilişkide aşırı etkin olmalıdır. Bu tür tanımlamaların dışında kalan erkek toplumun küçük birimleri gruplar tarafından kolaylıkla yaftalanır. Hayatı boyunca bu şekilde dışlanmaktan yorulan Chiron, çareyi olmadığı biri gibi davranmakta bulur ve toplumun ondan beklediği erkek imajını çizer. Yine de bu bir büyüme hikayesidir ve Black, mavi ışıltılarına yeniden kavuşacaktır.

Mavi ve siyahların dans ettiği sinematografisi ile anlatısını kucaklayan Moonlight, Hollywood’un alıştığımız orta sınıf, heteroseksüel, beyaz erkek hikayelerinin karşısına yerleştirdiği alt sınıf, eşcinsel ve siyahi bir erkeğin büyüme hikayesi olması bakımından da yılın en önemli filmlerinden biri olarak görülebilir. Gerek tüm kadronun sergilediği başarılı oyunculuklar gerek Barry Jenkins’in hikayesini işlerken kullandığı renk ve su metaforlarının hem anlatımsal hem de görsel gücü bakımından Moonlight kaçırılmaması gereken bir film olarak ön plana çıkmayı başarıyor.

Altın Küre’de En İyi Film Ödülü’nü kucaklayan Barry Jenkins imzalı Moonlight, 26 Şubat’ta gerçekleştirilecek olan 89. Akademi Ödülleri’nde de 8 dalda aday gösterildi. Özellikle En İyi Film ve En İyi Yönetmen dallarının güçlü adaylarından olan Moonlight, Tarell Alvin McCraney’nin In Moonlight Black Boys Look Blue adlı kitabının Barry Jenkins tarafından sinemaya uyarlanmasıyla büyük ses getirdi. Kadrosunda Mahershala Ali, Naomie Harris, Janelle Monae gibi isimleri barındıran Moonlight’ta Chiron karakterinin çocukluktan yetişkinliğe dek yüzleşmek zorunda kaldığı kimlik bunalımına odaklanıyoruz. Moonlight: Little ve Mavi 3 farklı zamanın çerçevesinde 3 farklı Chiron izlediğimiz Moonlight, anlatımını epizotlara ayırarak karakterin Little, Chiron ve Black olarak tanımlandığı farklı evreleri işliyor. Little (Alex Hibbert) ile tanıştığımız filmin açılış sahnesinde, ana karakterimizi bir gruptan kaçarken görürüz. Bu kaçışın sonunda izbe bir eve saklanan Little’ı daha sonra ona yol gösterecek olan Juan (Mahershala Ali) bulur. Bu sahne film açısından oldukça önemlidir çünkü aslında filmin geneline yayılan mesajın izleyiciye en net biçimde sunulduğu andır. Little, peşine düşecek ve onu kıstırmak isteyecek bu erkek güruhu ile hem birebir hem de toplumsal cinsiyet normları aracılığıyla film boyunca mücadele edecektir. Çünkü Little farklıdır. Farklı olduğunu hissettikçe ve çevresi tarafından kabul görmedikçe o izbe eve yani kendi içine kaçacaktır. Neyse ki onu olduğu gibi seven ve bir baba figürü olarak görebileceğimiz Juan onu içine saklandığı izbe evden çıkarmayı başarır. Filmin Little bölümü en ayrıntılı incelenmesi gereken bölüm olarak görülebilir. Çünkü karakterin büyüdükçe yaşadığı değişim, kimlik arayışı, bulduğu kimliği saklayışı çocukluğuna dayanan travmaların da etkisiyle şekillenir. Little uyuşturucu bağımlısı annesiyle birlikte yaşamaktadır ve filmde bir babanın varlığından söz edilmez. Özünde sevgi dolu olan annesi, zaman zaman uyuşturucunun etkisiyle oğluna kötü davranır. Chiron’un büyüse de görmeye devam ettiği, başka bir erkekle birlikte olan annesinin yatak odasından gelen kırmızı ışığın yarattığı o ürkütücü görsellikle Chiron’u azarladığı anın rüyası baba figürünün eksikliği sonrası anneyi başka bir erkekle paylaşmanın getirdiği gerilimin bilinç dışı bir yansıması olarak görülebilir. Bu noktada Little, Juan ile babanın eksikliğinin yarattığı boşluğu doldurmaya çalışır. Özellikle filmin sinematografisinin en önemli ayağı olan ay ışığının maviliği, Juan’ın Little ile yaptığı bir konuşmaya dayanır. Juan Little’a küçükken gece yarısı ay ışığının altında koştuğunu ve bir teyzenin ona “Blue” diye seslendiğini anlatır ve ekler “çünkü siyahi çocuklar ay ışığında mavi görünür.” Moonlight: Kendini İlk Kez Tanımlayan Chiron Little, biraz daha büyüyüp anlatı tarafından da Chiron (Ashton Sanders) olarak tanımlandığı dönemde artık Juan'ı kaybetmiş ve yalnız kalmıştır. Ancak Juan'dan öğrendikleri -yüzmek de dahil- filmin geneline su imgesinin eşliğinde yayılır. Bu dönemde Chiron git gide daha da bağımlı olan ve günden güne eriyen annesiyle tamamen çatışma halindedir. Annesinin tek odağı uyuşturucu olmuştur. Chiron ise kendi yönelimlerini keşfetme yolundadır. "Sert" olmayanın topluluğa kabul edilmediği ve dışlandığı ataerkil bir düzende Chiron herkes gibi olmak için yeterince "sert" değildir. Eşcinsel yönelimi de arkadaşıyla ilk kez yakınlaşmasının ardından bir deneyime dönüşmüş ve Chiron kaçındığı kimliğini ilk kez açığa çıkarmıştır. Anlatının bu bölümünde Chiron, ilk kez Chiron'dur, yani kendi olmuştur. Barry Jenkins bu noktada klasik anlatı yapısından da alıştığımız üzere hikayeyi bir kırılmaya uğratmak amacındadır. Karakterin başladığı nokta ile filmin bitimine kadar geçireceği değişimler için alınması gereken…

Yazar Puanı

puan - 80%

80%

Gerek tüm kadronun sergilediği başarılı oyunculuklar gerek Barry Jenkins'in hikayesini işlerken kullandığı renk ve su metaforlarının hem anlatımsal hem de görsel gücü bakımından Moonlight kaçırılmaması gereken bir film olarak ön plana çıkmayı başarıyor.

Kullanıcı Puanları: 4.3 ( 5 votes)
80
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi