Atilla Dorsay, geçen Nisan ayında Emek Sineması’nın yıkımı üzerine gazetesi Sabah’ı bıraktığında okurlarına verdiği sözleri tutuyor. Önce İstanbul’un genel gidişi üzerine Quo Vadis İstanbul – İstanbul, Nereye? (Remzi) kitabını çıkaran yazar, şimdi de Beyoğlu üzerine Emek Yoksa Ben de Yokum kitabını çıkarıyor.

Ocak başında kitapçılara gelecek olan bu (yazarın deyişiyle) ’50 bilmem kaçıncı’ kitabının alt başlığı “Bir Kültür Semtinin Çöküşü” (Kırmızı Kedi Yayınları). Dorsay, son yıllarda özellikle Beyoğlu’nun bir kültür adası olmaktan çıkışı ve de uzun zamandır plânlanan ‘Emek cinayeti’ ile ilişkili yazılarına yer veriyor, bu acıklı sona nasıl adım adım yaklaşıldığını belgeliyor. Kitapta yazarın bakışıyla çizilmiş birer Kadir Topbaş ve Ahmet Misbah Demircan portresi, Emek için başbakana yazdığı özel mektup, Emek Sineması mimarı üzerine bilgiler ve o salonla ilişkili birçok anı ve resim var. 

Emek Yoksa Ben de Yokum

Ayrıca İKSV’nin ve festivallerin Beyoğlu’na ve kente katkıları üzerinde de geniş biçimde duruluyor ve anılar naklediliyor.

Ve yazarın asıl dileği de şu: Bu kitabın yerel seçimlerin eşiğinde seçmene bir uyarı görevi yapabilmesi. Ve de İstanbul, Beyoğlu, kültür ve sinema aşıklarınca özellikle okunması. 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi