Disney masallarında her zaman iyi ve kötünün ayrımına tanık olduk. İyinin kazanmasını isterken, kötünün koşullarını düşünmedik belki. İşte Brian Wilson bizi aslında resmedildiği kadar kötü olmayan 8 Disney kötüsüne götürüyor. İşte yazarın çok kötü olmayan kötü listesi ve gerekçeleri!

Aslında O Kadar Kötü Olmayan 8 Kötü Disney Karakteri

Gaston

disney-1-filmloverss

Beauty and the Beast’in Belle’ine aşık olan, tercih edileceğinden zerre kadar şüphe duymadığı için daha evlenme teklifi etmeden düğün organize eden, yakışıklı ve kuvvetli görünüşünün avantajını sonuna kadar kullanan, özetle tam bir narsist olan Gaston özünde kötülüğü planlamamıştı. Kendisine aşık olan herkes gibi ne yaptığının çok farkında olmayan Gaston; kadınların okumasına ve düşünmesine gerek olmadığını savunsa da, “Kimse Gaston’a hayır diyemez!” diye bağırsa da, yine de algılandığı kadar kötü değildi. O canavarın Belle’e gerçekten zarar vereceğini düşünmesi, onun sevdiği kadın uğruna yapabileceklerinin de bir göstergesiydi.

Syndrome/ Buddy Pine

disney-2-filmloverss

The Incredibles’ın Buddy Pine’ı, genç bir adamken Bob Parr’a gider ve bir süper kahraman olmak istediğini söyler. Gururu kırılarak geri çevrilen Buddy Pine, o gün süper güçlere sahip olmayışını teknolojik dehasıyla kapatmaya karar verir. Tek istediği onaylanma ve beğenilme isteyen tarafının tatmin edilmesi olan Syndrome, hiçbir zaman özel olduğuna inandırılmadı. Bu sebeptendir ki, iki şeyi yapmayı seçebilirdi: Ya dünyayı bu özelliklerden arındıracak, ya da herkesi özel – dolayısıyla eşit – kılacaktı. İdolü tarafından aşağılanmanın getirdiği bir nefret ile sendrom geçiren Buddy Pine’ın bir kötüye dönüştürüldüğü The Incredibles’da bu kötünün aslında tek istediği eşitlik. Çünkü onun da dediği gibi: “Herkes özel iken, aslında kimse değildir.”

Ursula

disney-3-filmloverss

The Little Mermaid’in kötüsü Ursula, King Triton’un Atlantica’daki sarayında yaşarken oradan kovulduktan sonra, Atlantica’nın sahibi olmak için, deyim yerindeyse, ant içer. Belden yukarısı insan, aşağısı da bir ahtopot olan Ursula; şişman, süslü ve kendini beğenen bir görüntüye sahiptir. Denizaltındaki canlılara hayallerini gerçekleştireceğini vaat edip onları bir köle haline getiren Ursula, sıra kralın küçük kızı Ariel’a geldiğinde de farklı davranmaz. Ariel, yakışıklı bir prense aşık olup insana dönüşmek istediğinde, Ursula hemen bir sözleşme çıkarır. Karşılığında Ariel’dan sesini isteyerek Ariel’ın hayalini gerçekleştirir. Tabii Ariel prens ile evlenemezse bir deniz köpüğüne dönüşecektir. Sonuçta tüm olanlar tarafların karşılıklı rızasına dayalı bir sözleşme ile olmuştur. Ursula’nın bir deniz cadısı olarak etiğe aykırı bir iş yapmadığı söylenebilir.

Sid

disney-4-filmloverss

Sid Phillips, Toy Story’nin oyuncak parçalayan vahşi yaramazı. Onları yakıyor, parçalıyor, üzerinde deli doktor deneyleri yapıyor. Oyuncak sevdalısı ve müşfiği Andy’nin sosyopat yan komşusu. Evet Sid yaramaz ve öfkeli, bir şeylerin acısını oyuncaklardan çıkarırcasına da onlara karşı kötü. Fakat Sid bunu yaparken oyuncakların duygularını incittiğini bilmiyor. Çünkü onların duygulardan yoksun olduğunu düşünürken, onlara verdiği zararın da vicdan azabını çekmiyor. Disney’in kendisinin de dediği gibi, aslında Sid gerçek bir kötü değil, fakat hikaye oyuncakların gözünden aktarıldığı için, bu bağlamda kötü karakter olarak pozisyonlanıyor. Ailesinin göstermediği ilginin boşluğunu cansız ve hissiz oyuncaklara sert davranarak kapatmaya çalışan Sid’in gerçek bir kötü olduğunu söylemek çok zor.

Shere Khan

disney-5-filmloverss

The Jungle Book’un meşhur Bengal kaplanı Shere Khan’ın adı bile ormanda korku salmaya yetiyor. Kendini beğenmişliği yüzünden ormandaki arkadaş grubunu kaybeden, sonra da vahşi bir yırtıcıya dönüşerek onları düşmanına dönüştüren Shere Khan, heybetli görüntüsü ve ukala tarzının avantajını sonuna kadar kullanır. Ateşten korkusu doruklarda olan Shere Khan, insanoğluna da bitmek tükenmek bilmeyen bir nefret besler. Doğadaki tüm hasara hiçbir vicdan azabı hissetmeden sebep olduğunu düşündüğü bu varlıklara karşı asla yumuşak olmayacaktır. Tabii ki, ormanda yetim bir çocuğun diğerleri tarafından sahiplenildiğini öğrendiğinde de acımasız bulduğu insanoğluna olan öfkesi devreye girecektir.

Captain Hooks

disney-6-filmloverss

Peter Pan’ın kötüsü, kötü olduğu en çok sorgulanabilir olanlardan. Hooks’un sol elini kesip bir timsaha yediren Peter Pan’dan intikam almayı istemesi çok normal görünüyor. Peter Pan bunu ona sadece bir korsan olduğu için yaparken, aynı zamanda kendisi ile eşit koşullarda mücadele edemeyecek bir düşman da yarattı. Hook bir korsan, uçamıyor, sol eli yok, denizlerden soğudu, kanının kokusunu alıp her an gelebilecek bir timsah korkusu ile yaşamaya başladı. Peter Pan’ın şımarıklığının ceremesini fazlasıyla çeken Hook’a karşı sempati besleyebiliriz. Zaten Mr. Smee de kendisine çok yardımcı olmuyor.

Stinky Pete

disney-7-filmloverss

Yine Toy Story’den bir yalnızlık kaynaklı öfke ve manipülasyon hikayesi… Stinky Pete bulunduğu rafta yıllarca bir çocuk tarafından tercih edilmeyi bekleyen, fakat umduğunu bulamayan ve yalnızlığa terk edilen bir oyuncak. Önce babacan ve şefkatli tavırlarla Woody ve arkadaşlarına destekçi gibi görünen Stinky Pete, terk edilmişlik, tercih edilmemişlik ve vazgeçilmişliğin getirdiği acıyla kötülüğe meyletmiştir. Ona göre, çocuklar hem insafsız hem de bencildir. Belli bir süre seninle oynarlar, sonra da büyüyünce ya da senin modan geçince seni unuturlar. Bu telkinleri dinlemeyen Woody ve arkadaşları ise, Andy’ye geri dönme çabası içindeyken Stinky Pete tarafından sabote edilirler. Stinky Pete’nin tek ihtiyacı olan biraz sevilmektir aslında.

Scar

disney-8-filmloverss

The Lion King’in has kötüsü Scar, ağabeyinin tahtına hep göz dikmiş olarak sürdürdü hayatını. Ormanın kralı olma sevdasına erişmek ve böylece ailesinin diğer üyelerine dağıtılırken kendinden esirgenmiş sağlam genlerin yoksunluğu içinde yaşadığı aşağılık kompleksinin verdiği çileden kurtulmak isteyen Scar, engel tanımaz bir şekilde hedeflerine doğru ilerler. Her canlıya saygı duymayı, ama sırtlanları dışlamayı telkinleyen ağabeyi Mufasa’nın aksine Scar, dışlanmışlık neticesinde açlıktan ölmek üzere olan sırtlanlar ile işbirliğine girer. Sırtlanlar ile Mufasa’nın öldürülmesi planlarını yürüten, ve bunu en sonunda kendisi yapmak zorunda kalan Scar, sırtlanlara verdiği sözü tutmuş, onları açlıktan kurtarmıştır. Ayrıca neden sırtlanların dışlanması istenmiştir ki? Scar’ın da iktidar hevesi normal değil midir?

Kaynak: WhatCulture

 

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi