Bugün kitlelerin “başyapıt” olarak nitelediği birçok filme imza atmış bazı yönetmenlerin, kariyerleri sürecinde bir şekilde yarım bıraktıkları ve/veya tamamlayamadıkları filmleri geçtiğimiz günlerde tasteofcinema.com derlemişti. Biz de aralarından seçmiş olduğumuz filmleri sizin için Türkçeye çevirdik. Keyifli okumalar.

Napoleon (Stanley Kubrick)

Napoleon-Stanley-Kubrick - Filmloverss

Dosyayı Hazırlayanlar: Özge Yağmur, Kerem Duymuş

“2001: A Space Odyssey” filminden sonra Stanley Kubrick kariyerinin zirvesindeydi. Araştırmacı ekibiyle birlikte Napoleon Bonaparte’ın epik bir biyografisi üzerine kapsamlı bir araştırma ve planlama başlattı. Bir komut dosyası yazılmış, Fransa ve Romanya’da yerler belirlenmiş ve hatta Romen ordusu filmin yapımında görev almak için gönüllü olmuştu.

Kubrick’in Napolyon hakkındaki düşüncelerini en iyi özetleyen bir cümle şudur: “Şu ana kadarki en iyi filmi yapmaktan başka bir planım yok.” Kubrick’in haklı olduğunu bilmiyorduk çünkü Napolyon iptal edildi. İptal edilmesinin sebeplerinden biri de yönetmenin hâlihazırda titiz çalışması ve bu kadar büyük bir projenin önemli bir maddi ve de manevi yatırıma ihtiyaç duyması…

Napolyon hakkındaki araştırmalar Kubrick’e sunulmuştu. Ama aslında Barry Lyndon Napolyon’un yükselişinden 30 yıl önce bitiyordu. Kubrick kariyerinin geri kalanında filmi yapma olasılığı etrafında dönüp dursa da bunu gerçekleştiremedi. 2013 yılında Stanley Kubrick’in yakın arkadaşı Steven Spielberg, bir TV dizisi için Kubrick’in “Napoleon” senaryosunu geliştirmek istediğini açıkladı.

The Conquest of Mexico (Werner Herzog)

Best-Werner-Herzog-Filmloverss

Werner Herzog’un çok beğenilen iki filmi “Aguirre, the Wrath of God” ve “Fitzcarraldo” ile aynı temayı işlemesi planlan “The Conquest of Mexico”, Aztek İmparatorluğu’nun kalbine yürüyen istilacı Hernan Cortez’in bu yürüyüşünü Aztec’lerin bakış açısından anlatacaktı.

Bu film, yönetmenin ilk büyük projesi olacaktı ve doğal olarak arkasında stüdyo desteği olmadan böyle bir işe kalkışmak istemedi. Bunun üzerine Herzog stüdyolarla görüşmeye başladı fakat olumlu bir geri dönüş alamadı. Stüdyolar hikayenin değiştirilmesini ve de bütçenin kısılmasını istiyorlardı. Nihayetinde Herzog projeyi gerçekleştirmekten vazgeçti.

Kaleidoscope (Alfred Hitchcock)

Kaleidescope-Alfred-Hitchcock - Filmloverss

Alfred Hitchcock 1960 yılında çektiği Psycho ile filmin başında ana karakteri öldürerek sinema dünyasında bir şok etkisi yarattı. 60’ların ortasında birkaç performansı düşük filmden sonra Hitchcock, başrolünde gördüğümüzde içimizi öldürme isteğiyle dolduran gay bir vücut geliştiricinin olduğu düşük bütçeli heyecan verici bir film planladı.

Hiçbir zaman çekilememiş olan film tecavüz, nekrofili ve şiddet dozu yüksek ölüm sahnelerini içinde barındıracaktı. Buna rağmen Hitchcock, Antonioni’nin Red Desert filmindeki gibi amatör oyuncularla çalışarak minimalist ve doğal bir tarz yakalamayı planlıyordu.

Film, stüdyolar tarafından çok şiddetli olduğu yönünde eleştirilmeye başlandı ve hatta Hitchcock’un yakın arkadaşı Francois Truffaut da senaryonun yoğun ve aşırı derecede şiddet içerdiğini belirterek filmi onaylamadı. Hitchcock zamanı geldiğinde bazı fikirler geliştirip geri dönüştürmek üzere Kaleidoscope filminin yapımını durdurarak içlerinde Frenzy’nin de olduğu üç başka film yapmaya odaklandı.

The Idiot (Andrei Tarkovsky)

Andrei-Tarkovsky - Filmloverss

Hiç kuşkusuz 21. Yüzyılın en tanınan yönetmenlerinden biri olan Andrei Tarkovsky’den dönemindeki bir çok otorite klasik edebi eserleri uyarlamasını bekliyordu. Tam da bu dönemde yönetmen Dostoyevsky’nin yıllarca İsviçre’deki bir sanatoryumda kalan para ve güç takıntılı prens hakkındaki kitabı “Idiot”’ı uyarlamaya karar verdi.

Rus hükumetinin her türlü engellemelerine rağmen inatla projeyi savunan Tarkovsky sonunda filmden vazgeçti. Çünkü hikaye uyarlayabilmek için çok zordu. Hatta yönetmen bu konuyla ilgili şunu diyecekti; “Kesinlikle en iyi eserlerden biri ama uyarlamak için fazla zor.”

Megalopolis (Francis Ford Coppola)

Megalopolis-Francis-Ford-Coppola - Filmloverss

Apocalypse Now filmiyle Palme D’Or için yarışan Francis Ford Coppola, 80li yıllarda popüler kültüre hizmet eden bir sürü film üretti. 90’ların sonuna doğru rüya projesinin ön çalışmalarına başladı. Coppola, destansı bir bilim kurgu masalı olarak tarif ettiği Megalopolis filmini bitirebilseydi New York’un bir felaketle helak oluşundan ütopik bir şehre dönüşümünün hikayesini anlatacaktı.

Coppola yönettiği “Bram Stoker’s Dracula”, “Jack” ve “The Rainmaker” filmlerinin hasılat sonuçlarını kullanarak mega bir şehir gerçekliği yaratabilmek için finans arıyordu. Film için Kevin Spacey, Warren Beatty, Paul Newman, Nicolas Cage ve Robert De Niro gibi isimler dikkat çekiyordu. 

İkinci bölümün çekimleri sürerken meydana gelen 11 Eylül (2001) olayları yüzünden çekim iptal edildi. Coppola yaşanan trajedinin projesinden daha önemli olduğunu vurgulayarak: “Tarih kapı eşiğime kadar dayandı.” diyecek ve rüya projesine 11 Eylül olaylarını senaryolaştırarak eklemeyi düşünse de bunun doğru şekilde olamayacağına karar verecekti. Nihayetinde her ne kadar Coppola’nın New York’ta epik bir film seti kurmaya çalıştığı söylense de proje rafa kaldırıldı.

Dune (Alejandro Jodorowsky)

Dune-Alejandro-Jodorowsky - Filmloverss

Tamamlanamamış filmleriyle ün salmış olan Alejandro Jodorowsky’nin bir uzay operası olarak tasarladığı Dune filminin yaklaşık 12 saatlik bir başyapıt olması planlanıyordu. Proje öylesine devasa bir şekilde planlanmıştı ki; David Carradine, Mick Jagger, Orson Welles ve Salvador Dali projeye dahil edilecek ve film 70mm olarak çekilecekti.

Tüm çekim öncesi hazırlıkları tamamlanmış hatta set dahi kurulmuştu fakat çekimlere başlamadan kısa bir süre önce filmin yapımcısı, planladığı şekilde stüdyolardan yeterli parayı bulamadı ve proje son anda rafa kalkmış oldu. Ama bu girişim yıllar sonra “Star Wars” ve “Alien” gibi serilere esin kaynağı oldu.

A Sumptuous Ceremony (Luis Bunuel)

best-luis-bunuel-films - Filmloverss

Luis Bunuel, Jean-Claude Carriere ile birlikte 20.yy sanat sinemasının en iyi örneklerinden “Diary of a Chambermaid” ve “The Phantom of Liberty” gibi yapımlara imza atarak ne derece başarılı bir ikili olduklarını kanıtlamışlardı. Sürrealizmin kurucusu Andre Breton gibi önemli isimlerinde desteklediği yeni filmleri “A Sumptuous Ceremony” için oldukça yoğun bir ilgi vardı.

Senaryo üzerine çalışmaya başlasalar da Bunuel’in sağlık problemleri nedeniyle asla tamamlayamadılar. Bunuel son filmi “That Obscure of Desire”’ı 1977 yılında yayımladı ve 5 sene sonra da aramızdan ayrıldı. Projeyse yarım kalmış bir şekilde tozlu raflardaki yerini almış oldu.

Leningrad: The 900 Days (Sergio Leone)

Leningrad-The-900-Days-Sergio-Leone - Filmloverss

Sergio Leone 4 saatlik epik filmi “Once Upon a Time in America”’ya başlamadan önce İkinci Dünya Savaşı sırasında çok ağır bir kuşatmaya uğrayan Leningrad’daki bir muhabirin hikayesini anlatacağı “Leningrad: The 900 Days” filmi için çalışmaya başlamıştı.

Yaklaşık 100 milyon doları bulan bütçeyi karşılayabilmek için öncesinde “Once Upon a Time in America”’yı çeken yönetmen nihayet planlamakla geçen yedi yılın ardından stüdyoyu projeyi gerçekleştirmek için ikna etmeyi başardı. Sözleşmeyi imzalamadan iki gün önce ise maalesef hayatını kaybetti.

Don Quixote (Orson Welles)

don-quixote-orson-welles - Filmloverss

Orson Welles’in 50’li yılların ortalarında Cervantes’in romanından uyarlama çalışmalarına başladığı film, yönetmenin ölümü üzerine yarım kaldı. Orijinali bir televizyon projesi olan metin, Welles’in kararıyla sinematik bir tretmana çevrildi. Welles, İspanyol aktör Fransisco Reiguera’yı Don Quixote karakteri için düşünürken Sancho Panza içinse Akim Tamiroff isminde karar kılmıştı.

Bu klasik romanın filme uyarlanmasındaki ilk girişim bütçe sıkıntısı nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı. Filmin çekimleri yıllar sürdü. Welles’in dönemine uyarlamaya çalıştığı hikâyede araba, uçak gibi modern buluşların mali sıkıntılar nedeniyle kullanılamıyor olması yönetmeni bir hayli zorladı.

Her ne kadar Welles çekimlerin çoğunu tamamlamış olsa da hikâyede yapılan değişiklikler ve buna bağlı olarak hâsılatın yetersizliği bugün bizi Welles imzalı Don Quixote filminden mahrum bırakıyor.

Nostromo (David Lean)

Nostromo-David-Lean - Filmloverss

11 Dalda Akademi adaylığı olan ünlü İngiliz yönetmen David Lean, İtalyan bir denizciyle İngiliz bir kadın arasında geçen olayları anlatan Joseph Conrad’ın “Nostromo” adlı romanını sinemaya uyarlamayı düşünüyordu.

Lean; Peter O’Toole, Marlon Brando, Alec Guinness, Isabella Rossellini ve Dennis Quaid gibi ünlü yıldızlarla film için anlaşmayı başardı. Steven Spielberg’de David Lean’in pek sıcak bakmadığı, senaryodaki bazı değişikler koşuluyla filmin yapımcısı olmayı teklif etti. Fakat isteği kabul görmeyince projeden ayrıldı. Bu hem finansman hem de takvim açısından projeyi zora soksa da Lean senaryoyu yeniden ele alıp filmin ön hazırlıklarına başladı. Fakat çekimlere başlamadan altı hafta önce hayatını kaybetti.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi