Uyku yarı ölümse,
Uykusuz mu kalmamız gerekir korktuğumuzda?
Ya gözlerin istem dışı kapanıyorsa?
Seni huzura yolcu edenler önemlidir yanı başında…

Tessa, 4 yıllık kemoterapinin fayda etmediği bir lösemi hastası. Ölümü kabullenip anılarını kafasından silen, şimdinin peşine düşmüş genç bir kadın… Modern dünyadan ve onun makinelerinden uzakta olmak istiyor sadece. Bu yüzden hastane koridorlarında ölümü beklemek yerine son günlerini istediği gibi yaşamanın mücadelesi içinde. Bunu yapmak için de bir listesi var. Ölmeden önce sevdiği insanlarla birlikte yapmak istediklerini sıraladığı bir liste…

Jenny Downham’ın “Before I Die” (Ölmeden Önce) adlı romanından uyarlanan filmin senaryosu ve yönetmenliği Ol Parker’a ait. Tessa karakterini ise Dakota Fanning oynuyor. Fanning için; 1994 doğumlu olduğu düşünülürse, Hollywood stüdyolarının onu 7 yaşında (I am Sam-Lucy) keşfettiği de bu baloncuğa eklenirse… Fiziği, duruşu ve performansıyla bir kez daha ‘doğru karar’ olduğunu göstermiş her karede. Hikâyesini yeteri kadar gördüğümüz bir karakterin sorumluluğunu alarak bu karaktere sempati beslemenin yanında saygı duymayı da öğretebiliyorsa, oyuncu işinin hakkını verebiliyor demektir. Kariyeri dışında sürdürdüğü hayatın da etkisi var mıdır bilemem ama Fanning, Tessa karakteriyle gururlu ve mağrur… Hatta yaşıtlarından çok daha olgun bir duruş sergiliyor. Ve bu duruşuyla da hikâyeyi bambaşka; en azından diğerlerinden farklı bir noktaya taşıyor.

Yasaklar, kurallar, diğer insanlar… Bunlar Tessa’yı hasta ediyor. Yalnızca seçtiği insanlarla, ona acı veren kuralları ezip geçmek istiyor. Sahilde motora binmek, rüzgârı hissetmek, araba kullanmak, yeni lezzetler tatmak, âşık olmak gibi küçük mutluluklar… Ya da bir adamın cüzdanını yürütmek, bir mağazadan ürün kaçırmak, uyuşturucu kullanmak, rastgele biriyle seks yapmak gibi heyecanlar yaşamak tek derdi.

foto-now-is-good-17-005

Konusu gereği soluk, kasvetli bir film olabilirdi Aşk, Şimdi. Ama oyuncu seçimleri ve görüntü kalitesi ile zaten farkını ortaya koyan film; yönetmenin doğru yerde doğru ataklar yapması ile de vaat ettiğinden fazlasını veriyor. Mesela herkes umutsuzca ölümden bahsederken, küçük kardeşin ‘ölüm’ kavramına bakış açısı seyirciye inceden yaşam sevinci aşılıyor. O kadar kötü değil diyor, ölümün de esprili bir yanının olduğunu hatırlıyoruz filme serpiştirilmiş bu sahnelerle.

“Çoğu zaman bir psikopat tarafından takip edilmek gibi, sanki her an vurulabilirim.”

Hastalığının kendisi için ne ifade ettiğini böyle ifade ediyor Tessa… O sırada korkusunu nabzımda hissediyorum. Ölümün soğuk nefesini gözlerinden okuyorum. Bir adet ‘ölmeden önce yapılacaklar listesi’ oluşuyor zihnimde hemen. Ve fark ediyorum ki Tessa’yla aynı cevabı veriyorum; bir gün daha yaşamak için: AŞK. Herkesin ölümü kolladığı bir hayatta daha anlamlı ne olabilirdi ki zaten? Dün veya yarın değil; şimdi yaşamak için Aşk, ŞİMDİ.

Arşivlenmeye değer bir film,
Keyifli Seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi