İnsanoğlu hayatını kafasını çalıştırarak, beynini kullanarak, düşünerek yaşamalıdır kanımca. Ancak o zaman kendisine verilen yaşamın güzelliğinin hakkını vermiş olur gibi hissediyorum ben. Okuduğumuz kitaplar, izlediğimiz filmler, katıldığımız sohbetler daima bizi yukarıya çekecek yapıda olmalıdır. Fakat bu her zaman çok da kolay olmaz. Bazen zihnimizi dinlendirmemiz, sisteme ufak bir restart atmamız gerekir. Aşk Gibi Bir Şey (A Lot Like Love) işte tam da bu yapıda, türdeşlerinden sıyrılan ve gereksiz duygusallıklarla rahatsızlık uyandırmamış hoş bir romantik komedi olarak imdada yetişiyor.

Saving Grace ile 2000 yılında Sundance Film Festivali’nden ödülle dönen İngiliz yönetmen Nigel Cole, asıl tanınılırlığını ise Aşk Gibi Bir Şey ile gerçekleştiriyor. 2005 yılında çekilen filmin senaristliğini ise Colin Patrick Lynch yaparken, başrollerde ise önümüzdeki günlerde Steve Jobs rolünde izleyeceğimiz Ashton Kutcher ile büyük patlamasını gerçekleştirememiş fakat ara ara karşımıza çıkıp bizi (en azından beni) etkileyebilen Amanda Peet bulunuyor. Romantik komedilerin en önemli dinamiklerinden olan oyunculuğun hakkının sağlam şekilde verildiğini söyleyebilirim.

A Lot Like Love - Filmloverss 2

Emily, genç yaşta annesini kaybetmiştir ve babası başka bir kadınla evlenmiştir. Çok düzgün bir aile yapısına sahip olmayan genç kız, kendini ifade edebilmek için rock ve punk arası bir tarzda takılırken Bir gün Oliver ile karşılaşır. Oliver ise tipik bir Amerikan ailesinin 3 çocuğundan biridir. New York’a gitmek için havalimanında bulunan karakterlerimiz birbirlerinden ilk elektriği yerde alıyorlar. Gökyüzünde ise, fantezi listelerinin üst sıralarında yer alan uçak tuvaletinde sevişme deneyimini yaşıyorlar. Oliver’a göre biraz daha görmüş, geçirmiş bir tip olan Emily, üniversiteden yeni mezun olmuş ve gelecek planları içinde boğuşan bu genç adamı derinden etkilemeyi başarıyor. Birbirlerinin hayatlarına büyük yenilikler katan ikili, tuhaf bir beraberliğe de böylece başlamış oluyorlar.

Hem hayatın yerine getirilmesi gereken sıkıcı sorumlulukları yüzünden, hem de birbirlerine yaklaşımlarından ötürü hiç bir zaman bilindik, alışılmış bir ilişki yaşayamıyor çiftimiz. Hep kısa süreli, fakat bıraktığı yerden devam eden türde bir ilişki Emily ile Oliver arasındaki. Bence filmin en güzel özelliklerinden bir tanesi bu. Çok kısa sürede birbirini tüketen ilişkilerin günümüzde bu kadar yoğun olması karşısında birbirlerini yavaş yavaş tanıyan, herhangi bir acele olmadan, sindire sindire yaşanan bu hissin ismi oluyor aşk sanırsam.

a lot like love - filmloverss 3

Film ile ilgili dikkatimi çeken şeyleri özetlemem gerekirse, Oliver’ın kız kardeşinin, bu güne kadar izlediğim filmler içindeki en gıcık kız kardeş olduğunu söylemeliyim. Oliver’ın sağır erkek kardeşi ise Holivud filmleri içine serpiştirilmiş rolü az ama sempatikliği, şirinliği büyük olan olmazsa olmaz yan karakter olarak çok çok iyiydi. Ne zaman görsem içime bir mutluluk yayıldı, o derece pozitifti. Oliver’ın uçaktaki sevişme sahnesinden sonra Ashton Kutcher’ın suratına oturttuğu o “beklenmedik seks”in verdiği büyük mutluluk ifadesi filmin en görülmeye değer sahnelerinden biriydi. Filmin ikinci bölümünde görülen bir sinema salonunda oynayan filmin Dawn of the Dead olması, Zack Snyder’in 2004 yapımı zombi filmine bir selam mı acaba diye düşünmeme sebep oldu. Arabayla çıktıkları haftasonu gezisinde ay ışığı altında uzun pozlamayla çekildikleri çıplak fotoğrafları ise filmin içindeki bir başka güzellik olarak hafızalara kazınmıştır. The Cure, Travis, Hooverphonic gibi büyük isimlerin şarkılarıyla daha da hoş bir seyirlik haline gelen Aşk Gibi Bir Şey, uzun zamandır izlemediğim dolayısıyla görmediğim Amerikan sokaklarını ve Amerikan tipi insan yaşamını tekrar görmek açısından da keyifliydi.

Hayatın belirli dönemlerinde bir araya gelip aşklarına kaldıkları yerden devam edebilen insanların filmi biraz Aşk Gibi Bir Şey. Aşk gibi ama tam da değil gibi. Romatik komedilere ön yargılı olanların bile hoşuna gidebilecek, en azından neden izledim ben bunu denmeyecek bir film olarak öne çıkan film, türün severleri için ise bulunmaz nimet kanımca. Yorulduğunuz zamanlarda, ufak bir restart için şiddetle tavsiye edilir.

(Bu yazı konuk yazarımız Nuri Şimşek tarafından yazılmıştır.)

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi