Bacağındaki büyük çizik, kalbindekinden derin olamaz!

Yalnız, kuşlar biliyor..

Kurumuş otlar..

Yürüyen bir kıvılcım..

Büyük sır..        

Artık her şey hazır..

21 Gram, Babil, Üç Defin ile Paramparça Aşıklar ve Köpekler filmlerini de yazan, Meksikalı Guillermo Arriaga’nın yazıp yönettiği Aşk Ateşi (The Burning Plain), 2008 yılında ait bir filmdir. Başrollerini Kim Basinger, Charlize Theron gibi güçlü kadın oyuncuların paylaştığı filmde, üç üzgün kadının gizlerle perdelenmiş ve birbirini etkileyen hikayesi anlatılmaktadır.

Sylvia (Charlize Theron), çok mutsuz, karşısına çıkan çoğu erkekle sex yaparak ( belki de) geçmişinden intikam almaya çalışan sessiz, gizemli, genç, çekici ve güzel restorant yöneticisi bir kadındır. Maria (Jennifer Lawrence), anne, baba ve kardeşleriyle yaşayan, meraklı ve çok genç bir kadındır. Gina (Kim Basinger) ise, sade, sakin, kocasıyla yaşadığı ilişkiden hoşnut olmayan, orta yaşlarda, suskun ve güzel bir kadındır.

Gina (Kim Basinger), kendisi gibi evli olan bir adamla birlikte olmaya başlar. Gina ve sevgilisi, tenha bir bölgede kiraladıkları bir karavanda buluşurlar. Sevgililerin birlikteliği, zamanla tutkulu bir aşka dönüşür. Bir gün, bu karavanda büyük bir patlama olur. Sylvia, Maria ve Gina’nın hayatının akışı patlamayla birlikte bambaşka bir yola girer.

The Burning Plain ( Aşk Ateşi ) filmi, hikayesi ustaca kurgulanmış, iç içe geçmiş hayatları anlatan bir filmdir. Geçmiş ve şu an, aynı zaman dilimindeymiş gibi izleyiciye hiç fark ettirmeden başarılı bir biçimde aktarabiliyor. Bu aktarım, ağır ağır ilerleyen filme hareket katmakla kalmıyor, aynı zamanda izleyicinin merakını canlı tutarak, filmle olan bağını da güçlendiriyor.

Daha önce yazdığı filmlerde olduğu gibi yazar Guillermo Arriaga, hareketten uzak, düşük tempolu bir filmle karşımızda. Temponun yavaşlığına rağmen sıkıcılıktan uzak olan film, zaman farklı olsa da insanların sorunlarının ve bu sorunların sonuçlarının çok da değişmediğini bize gösterebiliyor.

Karakterlerin telaşsızca etrafta gezindiği The Burning Plain (Aşk Ateşi) filminde, mekanlar da tıpkı oyuncular gibi doğala çok yakın ve duru bir güzellikte.. Aktrist ve aktörlerin, abartısız ve iyi oyunculukları göz doldurucu olan filmin sonlara doğru çözülen örgüsüyse iç burkan cinsten..

Aşkın ölümle kucaklaştığı Aşk Ateşi filminde,olayların sonuçlarından yine en çok yaralananların kadınlar olduğunu da görebiliyoruz. Siz de bir kadınsanız ve sakince oturup günün yorgunluğunu atmak ya da günü “dolu” geçirmek istiyorsanız Hans Zimmer’ın güzel müziğinin de dinlendirici etkisiyle mutlaka bu filmi izleyin. Ama erkeklerin de izlemesine elbette itiraz edecek değiliz, nasıl isterlerse.

İyi seyirler..

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi