Klasik anlatı sineması özelinde konuşmak gerekirse, her film bir başlangıç noktasına, olayların düğümlendiği bir gelişme bölümüne ve her şeyin iyi ya da kötü çözüme ulaştığı bir sonuç bölümüne sahiptir. İzleyici, doğal bir refleks olarak, yani tüm karmaşanın çözümünün getireceği rahatlamanın (katharsis) bir bakıma içgüdüsel olarak da önceliğe sahip olabileceği düşünülürse, filmin sonuna odaklanmaktadır. “Filmin sonunu söyleme, sonunda karakter ölüyor” gibi kullanımların yaygınlaşması aslında filmlere dair çok önemli bir noktayı gözden kaçırdığımızın bir kanıtı: Açılış sahnesi.

Bir filmin sonu kadar önemli olduğunu söyleyebileceğimiz açılış sahnesi, izleyicinin filmle ilk karşılaşmasıdır. Kulağa bir önyargı gibi gelse de tanıştığımız herhangi biriyle ilgili izlenimimizin ilk birkaç sahnede oluştuğunu düşünürsek bir film üzerinden de bu işleyiş çok farklı ilerlemeyecektir. Bu yüzden açılış sahneleri film üreticileri tarafından “hook” yani kanca atma anı olarak tanımlanır. Okuyucunun ilgisini çekmek ve onu yakalamak bir filmin açılışı için büyük önem arz eder. Ancak bir filmin açılışı yalnızca bu bağlamda incelememek gerekir. Açılış sahnesi ile bir film, o filmin janrını, ritmini, hakim ögeleri ve nasıl ilerleyeceğini belli edecek önemli ipuçları da taşır. Açılış sahnesi, karakterimizle ilk karşılaşmamızı ve karakterin dramatik yolculuğunda temel ihtiyacının ne olduğunu izleyiciye belirli alt metinlerle ya da bazen açıktan sunar. Film boyunca karakterin bu ihtiyacını tamamlamaya çalışmasının ardından filmin kapanışıyla izlediğimiz son sahne genellikle filmin açılış sahnesiyle bir bütünlük oluşturacak biçimde karakterin geçirdiği dönüşümün izlerini sunar.

Filmlerin Açılış ve Kapanış Sahneleri Arasındaki Bütünlük

lady-bird-filmloverss

Mudbound’da geniş bir arazide karakterleri uzaktan ve dolayısıyla küçük görürüz. Bu durum karakterlerle izleyici arasına bir mesafe koyar. Çünkü halihazırda izlerken o hayatlara mesafeliyizdir. Henüz yakından bakma fırsatı bularak o hayatların dinamiğine dahil olmamışızdır ancak film bütün derdini anlatıp son sahneye geldiğinde, bir baba ve oğulun sarılması kadar yakına gelebilmişizdir artık. Lady Bird filmine baktığımızda bir büyüme hikâyesi izlediğimiz kaçınılmaz bir gerçek. Ancak Lady Bird’ün temel probleminin tamamen annesiyle alakalı olduğunu yalnızca açılış ve kapanış sahnelerine bakarak bile söylemek mümkün. Cenin pozisyonunda birbirine dönük yatan anne-kızın birbirine ne denli benzediğini görmek mümkünken aniden çatışmalarının ortasında buluruz kendimizi. Tüm film bittiğinde ve Lady Bird büyüyüp bazı durumları kabullendiğinde yaptığı ilk şey annesini aramak olacaktır ve film bu şekilde sonlanır. Filmlerde değişimler elbette her zaman olumlu sonuçlanmaz bazen karakter herhangi bir değişim geçirmeden başladığı konuma geri döner bazense elde yalnızca kalp kırıklıkları vardır. Bu noktada da yönetmenler eğer belirli bir durum değişimi olmadıysa filmi açtıkları sahneyle kapamak ve uyumu bu şekilde yakalamak isterler.

Jacob T. Swinney’nin hazırladığı, Arrival’dan The Hateful Eight’e 80 filmin açılış ve kapanış sahnelerini bir araya getiren video çalışmasına aşağıdan ulaşabilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi