Önceki Sayfa1 / 5Sonraki Sayfa

“Ailenizi seçemezsiniz, peki ya arkadaşlarınızı?”

Trainspotting filminde yer alan bu cümle bizlere bir gerçeği hatırlatır: En yakınınız olan anneniz ve babanızla bir sorun yaşadığınızda bile sizlere destek olacak, sıkıntınızı paylaşacak bir arkadaşın yolunu gözlersiniz. Sinema tarihinde de bu özel ilişkiden güç alan binlerce filme rastlamak mümkün. Bu doğrultuda komediden drama, korkudan bilimkurguya dek farklı türlerde rastladığımız bu ilişki, filmlere olan bakış açımızı derinden etkiler. Biz de bu ilişkiden yola çıkarak bizi en çok etkileyen arkadaşlık üzerine mutlaka izlenmesi gereken 25 filmi derledik.

Arkadaşlık Üzerine Mutlaka İzlenmesi Gereken 25 Film

Ballada o Soldate (1959)

ballad-of-a-soldier-filmloverss

Rus yönetmen Grigoriy Chukhray’ın doğu bloğunun dışında tanınmasını sağlayarak ona büyük bir ün kazandıran filmi Ballada o Soldate, savaş gibi en korkunç ortamlarda bile insanların içindeki sevgi ile nasıl da arkadaşlıklar kurabileceğini göstermesiyle hiç kuşkusuz herkesin içine işleyen bir yapıya sahiptir. Askerde gösterdiği kahramanlık sonrasında, evine dönüp yıkılmış olan damı tamir etmek için birkaç gün izin almayı başaran Alyosha; yolda binmesi gereken treni kaçırır ve tesadüf eseri Shura ile karşılaşır. Savaşın yıkıcılığı ve karmaşası içinde bu ikili, saman yüklü trenlerde va kalabalık istasyonlar yakın bir arkadaşlık kurar. Özellikle Sovyet propagandası temelinde, özgürlükleri için savaşmalarını her tür bireysel ilişkinin ötesine koymalarına karşın Alyosha ve Shura, hayata tutunmayı başaran iki hayat dolu genç olarak yeni develetin kutsadığı karakterler olurlar.

La Vie de Bohème (1992)

la-vie-de-boheme-filmloverss

Kara mizaha kayan tarzıyla oldukça farklı filmlere imza atan Finli yönetmen Aki Kaurismaki’nin, hiç kuşkusuz kendisinden izler de taşıyan en öenmli filmlerinden biri La vie de bohème’dir. Paris’in sanat dolu ama aynı zamanda sefaletin de kol gezdiği ara sokaklarında; yazar, ressam ve müzisyen üç arkadaşın birbirleriyle hayata ve sanatların tutunma hikayesi yer yer komedi yer yerse dram unsurlarıyla birlikte oldukça başarılı bir şekilde anlatılır filmde. En umutsuz anlarında bile sanatlarına inançlarını korumayı başarmaları ve arkadaşlıklarını her şeyin üstünde tutmayı başararak hayata karşı dik durabilmeyi başaran bu üç arkadaşın hikayesi öylesine farklı işelnir ki filmde. Yaşadıkları hayat muhteşem göründüğü ölçüde sefalet de içerir. Ama ne onlar ne de yönetmen bunu umursamaz, çünkü bir arada ne olursa olsun yaşamaya devam ederler.

Megáll az idö (1982)

megall-az-ido-filmloverss

Sovyetler Birliği’nin siyasi ve politik baskısı altında büyük bir tarihsel kriz yaşayan Macaristan’ın bu doğrudan tanıklık dönemine uzanan Megáll az idö, hem sisteme karşı bireylerin çaresizliği hem de bir araya geldiklerin oluşturdukları gücü göstermesi açısından; arkadaşlığın aynı zamanda nasıl bir güç olduğunu da bizlere kanıtlar. Okul özelinde iktidarın doğrudan baskısına maruz kalan gençler; siyasi suçlu olarak sürülmüş ebeveynlerinin eksikliğinde tutunacak tek dalı birbirlerinde bulurlar. Fakat buna karşın sistem işlemeye ve onların arasında sızmaya devam eder. Her biri içinde bulundukları çıkmazdan kurtulmak için türlü yollar ararken kaçınılmaz olarak birbirleriyle de çatışma yaşarlar. Baskı altındaki Macaristan’ın çamurlu yollarında yaşanan dramlara karşın her biri hayata tutunmaya çlışmaktadır. Kimileri sisteme boyun eğerken kimileri de karşı çıkıp cezalandırılırlar. Bazense tek yol birbirlerine yardım ederek kaçmanın bir yolunu bulmaktır.

If…. (1968)

if-filmloverss

 

İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan yıkımla birlikte toplumsal ve politik oalrak büyük bir buhrana sürüklenen Avrupa, geçmişin otoriter baskısıyla geleceğin özgürlüğü arasındaki en büyük çatışmayı hiç kuşkusuz 68 kuşağı hareketleri zamanında yaşadı. İşte If…. filmi de, tam da bu dönemde çekilmesiyle bu bahsettiğimiz meseleleri açıkça ortaya sermektedir. Muhafazakar ve baskıcı okul yönetimi ve bunun karşısında geleceğe aç gençler arasındaki gerilim hiç kuşkusuz birçok filme konu olmuştur. Ama buradaki en önemli fark, bunun 68 kuşağına işaret eden düşünsel yaklaşımıdır. Çünkü film, ne hümanist bir söylemle biter ne de sisteme boyun eğişin bir dramını içerir. Tersine, gençlere bir araya gelmelerinin; ve ne olursa olsun artık bir şeyleri değiştirmenin yolunu açar. Bu açıdan da film, gelceği kurmak adına arkadaşlıkların önemini açığa çıkarır.

50/50 (2011)

50-50-sansa-bak-filmloverss

Jonathan Levine’in yönettiği, Will Reiser’in yaşanmış bir olaydan esinlenerek senaryolaştırdığı 50/50 Adam (Joseph Gordon-Levitt) isimli bir gencin kansere yakalanması sonucu yaşadığı olayları konu alır. Dram yönü daha kuvvetli olan filmin, seyircinin gülümsemesine sebep olan sahneleri ise genellikle Adam’ın en yakın arkadaşı Kyle (Seth Rogen)’nin öne çıktığı bölümler oluyor. En yakın arkadaşı ölümcül bir hastalıkla boğuşurken, patavatsız konuşmalarıyla seyirciye antipatik gelebilecek bir karaktere sahip olan Kyle, fimin vites arttırdığı son bölümlerde yaptığı tercihler ve Adam’ın her daim yanında olmasıyla ise büyük sempati kazanıyor. Arkadaşlığın önemine değinen 50/50, performansıyla Altın Küre’ye aday olan Joseph Gordon-Levitt’in performansıyla daha değerli bir film konumuna erişiyor.

Önceki Sayfa1 / 5Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi