Son yıllarda yerli sinema sektörünü abluka altına alan ve filmleri tektipleştiren bir furya hakim. Yapmacık ve çok benzer tipler, birbirinin aynısı isimler ve istisnasız her filmde tekrar eden klişe formüller eşliğinde her hafta farklı kadroların yer aldığı aynı filmleri vizyonda görmek zorunda kalıyoruz. Artık içinden çıkılamaz hale gelmeye başlayan ve eşiği gittikçe düşüren bu tarz yapımlar birçok dış unsurla desteklenince de önlenemez bir infial yaratıyor. Bu furyanın başında komedi ve korku filmleri geliyor elbette. Korku filmleri başka bir konu ama, iş komediye gelince daha derin bir açmazın içinde olduğumuzu söyleyebilmek mümkün. Bu durumdan nasıl ve ne zaman bir yol bulup çıkabiliriz orası da meçhul. Ancak, Mommo Kız Kardeşim ve Meryem filmleriyle bilinen Atalay Taşdiken’in üçüncü filmi Arama Moturu bu konuda bir ipucu verebilecek nitelikte. Konya’nın küçük bir köyünde geçen Arama Moturu; doğallığı, samimiyeti ve özgün haliyle dikkat çekiyor.

Konya’nın Çavuş köyünün sakinleri, kendileri için sürekli bir şeyler arayan sıradan insanlardır. Kimisi define, kimisi itibar, kimisi su arar. Arayışlarıyla birlikte şekillenen bu köy halkının toplu yaşantılarının abartısız bir dille anlatımını sağlayan Atalay Taşdiken, samimi bir komedi dili tutturmayı başarıyor. Anadolu insanıyla empati kurarak kahvehanede, sokakta ve evde gelişen olayları geçerli motivasyonlarla beslediği karakterleriyle işliyor. Filmin en önemli kozu olarak da bu özelliği karşımıza çıkıyor. Tamamı köyün sakinlerinden oluşan oyuncu kadrosu seyir zevkine katkıda bulunuyor. Elbette, Arama Moturu da kendisine belli tiplemeler yaratıyor ama bütün filmi bu tiplemelerin komiklikleri üstüne inşa etmektense, akan bir olay örgüsüne sahip olması filme avantaj sağlıyor.

Arama Moturu: Anadolu İnsanının Bitmeyen Arayışı

Klişelerden faydalanarak ama bütün filmi buna boğmadan ilerleyen olay örgüsü, yer yer absürt bir hal alıyor. Az çok duyup bildiğimiz gündelik hikayeleri oldukça isabetli tespitlerle kurgulayan Taşdiken, tekrara düştüğü kısımlarda dahi güldürmeyi başarabilen bir komedi örneği sunuyor. Bu tekrarların da senaryonun sahip olduğu absürt havayı desteklemesi filmin tutarlı bir atmosfere sahip olmasını sağlıyor. Öte yandan yönetmenin belli sinemasal hassasiyetleri de bir kenara bırakıp, yalnızca olanı aktarmak istediği de bir gerçek. Sinematografik açıdan üst düzey bir iş olmadığını veya kullandığı teknikleriyle fark yaratma eğilimde olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Burada da filmin yapılış amacı devreye giriyor ve saf bir güldürü yaratma isteğiyle hareket edildiği anlaşılıyor.

Her bir karakterinin arayışına ortak olma imkanı veren ve küçük detaylarla süslü senaryosuyla Arama Moturu, sinemamızın tam olarak ihtiyacı olan işlerin başında gelmiyor ancak, gün geçtikçe daha kötüye giden gidişatı biraz olsun değiştirebilecek bir yol açabilecek gibi duruyor, nefes aldırıyor. Anlatımına Gılgamış Destanı’ndan başlayan ve final sahnesinde ucu açık bir kapanış yapan Arama Moturu, bir fıkra gibi ilerleyip sona eriyor. Filmin eksiklerinin bol olduğunu ve yönetmenin de en iyi işi olmadığını söyleyebiliriz ama, Arama Moturu böyle bir iddiaya sahip değil. Diğer taraftan, eğlencelik bir seyir arayanlara haftanın önerilebilecek filmlerinden olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Son yıllarda yerli sinema sektörünü abluka altına alan ve filmleri tektipleştiren bir furya hakim. Yapmacık ve çok benzer tipler, birbirinin aynısı isimler ve istisnasız her filmde tekrar eden klişe formüller eşliğinde her hafta farklı kadroların yer aldığı aynı filmleri vizyonda görmek zorunda kalıyoruz. Artık içinden çıkılamaz hale gelmeye başlayan ve eşiği gittikçe düşüren bu tarz yapımlar birçok dış unsurla desteklenince de önlenemez bir infial yaratıyor. Bu furyanın başında komedi ve korku filmleri geliyor elbette. Korku filmleri başka bir konu ama, iş komediye gelince daha derin bir açmazın içinde olduğumuzu söyleyebilmek mümkün. Bu durumdan nasıl ve ne zaman bir yol bulup çıkabiliriz orası da meçhul. Ancak, Mommo Kız Kardeşim ve Meryem filmleriyle bilinen Atalay Taşdiken’in üçüncü filmi Arama Moturu bu konuda bir ipucu verebilecek nitelikte. Konya’nın küçük bir köyünde geçen Arama Moturu; doğallığı, samimiyeti ve özgün haliyle dikkat çekiyor. Konya’nın Çavuş köyünün sakinleri, kendileri için sürekli bir şeyler arayan sıradan insanlardır. Kimisi define, kimisi itibar, kimisi su arar. Arayışlarıyla birlikte şekillenen bu köy halkının toplu yaşantılarının abartısız bir dille anlatımını sağlayan Atalay Taşdiken, samimi bir komedi dili tutturmayı başarıyor. Anadolu insanıyla empati kurarak kahvehanede, sokakta ve evde gelişen olayları geçerli motivasyonlarla beslediği karakterleriyle işliyor. Filmin en önemli kozu olarak da bu özelliği karşımıza çıkıyor. Tamamı köyün sakinlerinden oluşan oyuncu kadrosu seyir zevkine katkıda bulunuyor. Elbette, Arama Moturu da kendisine belli tiplemeler yaratıyor ama bütün filmi bu tiplemelerin komiklikleri üstüne inşa etmektense, akan bir olay örgüsüne sahip olması filme avantaj sağlıyor. Arama Moturu: Anadolu İnsanının Bitmeyen Arayışı Klişelerden faydalanarak ama bütün filmi buna boğmadan ilerleyen olay örgüsü, yer yer absürt bir hal alıyor. Az çok duyup bildiğimiz gündelik hikayeleri oldukça isabetli tespitlerle kurgulayan Taşdiken, tekrara düştüğü kısımlarda dahi güldürmeyi başarabilen bir komedi örneği sunuyor. Bu tekrarların da senaryonun sahip olduğu absürt havayı desteklemesi filmin tutarlı bir atmosfere sahip olmasını sağlıyor. Öte yandan yönetmenin belli sinemasal hassasiyetleri de bir kenara bırakıp, yalnızca olanı aktarmak istediği de bir gerçek. Sinematografik açıdan üst düzey bir iş olmadığını veya kullandığı teknikleriyle fark yaratma eğilimde olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Burada da filmin yapılış amacı devreye giriyor ve saf bir güldürü yaratma isteğiyle hareket edildiği anlaşılıyor. Her bir karakterinin arayışına ortak olma imkanı veren ve küçük detaylarla süslü senaryosuyla Arama Moturu, sinemamızın tam olarak ihtiyacı olan işlerin başında gelmiyor ancak, gün geçtikçe daha kötüye giden gidişatı biraz olsun değiştirebilecek bir yol açabilecek gibi duruyor, nefes aldırıyor. Anlatımına Gılgamış Destanı’ndan başlayan ve final sahnesinde ucu açık bir kapanış yapan Arama Moturu, bir fıkra gibi ilerleyip sona eriyor. Filmin eksiklerinin bol olduğunu ve yönetmenin de en iyi işi olmadığını söyleyebiliriz ama, Arama Moturu böyle bir iddiaya sahip değil. Diğer taraftan, eğlencelik bir seyir arayanlara haftanın önerilebilecek filmlerinden olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Yazar Puanı

Puan - 52%

52%

52

Her bir karakterinin arayışına ortak olma imkanı veren ve küçük detaylarla süslü senaryosuyla Arama Moturu, sinemamızın tam olarak ihtiyacı olan işlerin başında gelmiyor ancak, gün geçtikçe daha kötüye giden gidişatı biraz olsun değiştirebilecek bir yol açabilecek gibi duruyor.

Kullanıcı Puanları: 1.5 ( 3 votes)
52
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi