“Öldüğümde, 30 yaşlarındaydım, üstüme toprağı attıklarındaysa 60’larda…

Beni ilk gömdükleri yer, betondan kocaman bir ev…

Yıllarca kavuşmayı bekledim bu betondan mezarda, gidemediğim, ellerimi çatlatan, yüreğimi yakan, beni güçlendiren topraklarıma… Vatanıma…

Her adımını bildiğim ama yabancıladığım bu betonda, çoğu zaman bir başıma…

Üstümdeki tonlarca ağırlık… Topraktan… Göremediğim, gömülemediğim, gidemediğim toprağımdan…“

Birçok kısa filme imza atıp, o filmlerden de ödüller kazanan Erol Mintaş’ın yönetmenliğini üstlendiği Klama Dayîka Min (Annemin Şarkısı) filmi, çoğu Kürt’ün gözlerden ırak yaşadığı, yaşamasa da bildiği ama anlatmaya korktuğu zorla göç ettirilmenin hikayesi. Topraklarından sürülerek köksüzleştirilmek istenen, yabancı! topraklarda, yabancı! insanlar arasında ölüme terk edilen binlerce kadının, insanın hikayesi… Benim de ananemin, anneannemin hikayesi…

Yaşlı bir kadın olan Nigar (Zübeyde Ronahi) ve onun oğlu Ali (Feyyaz Duman),  gelmek zorunda kaldıkları İstanbul’da, Tarlabaşı’na yerleşirler. Burada, ‘kendi’ insanları arasında biraz da olsa nefes alırlar. Ancak, kentsel dönüşümünün dönüştüremeyip, içine alamadığı insanlardan anne Nigar ve öğretmenlik yapan oğlu Ali, ‘yabancı’ların arasında yeni bir ev kiralayınca anne Nigar’ın yalnızlığı ve köyüne duyduğu özlem, çekilmez bir hal almaya başlar. Yaşadıklarının yüklerini daha fazla taşıyamayan yaşlı kadın, bir umut köyüne, ait olduğu yere,  dönmeye karar verir. Ancak, bu pek de mümkün değildir.

Ali, annesini oyalamak ve gidişine engel olmakla uğraşırken bir yandan okul ve bir yandan da sevgilisi Zeynep (Nesrin Cavadzade) ile ilgilenmek zorundadır. Zeynep’in beklenmedik hamileliği, öyküler de yazan ve yazdıkları ilgi görmeye başlayan Ali’nin korkularını daha da artırır. Annesi Nigar’ın dengesiz davranışları, Zeynep’in hamileliği, sonunda Ali için çok önemli olan yazma’yı da bitme noktasına getirir.

2014 yılında Saraybosna Film Festivali’nden de birçok ödülle dönen Klama Dayîka Min (Annemin Şarkısı) filmi, zorunlu göçe uğramamış ya da Kürtlerin yaşadıklarını görebilmekten uzak insanlar için ağır ağır ilerlemesiyle sıkıcı ve hatta ‘doğru’yu yansıtamayan bir film olabilir. Oysa çok gerçek! Senaryosu, filmdeki yalnızlık, boşluk, hüzün… Hepsi çok gerçek. İzlerken benim gibi, perdede ailenizi görebileceğiniz kadar gerçek!

Klama Dayîka Min (Annemin Şarkısı)’nda, gözaltına alınan öğretmenin minik öğrencilerinin bayrağı yarıya indirişi, kaybetmenin ve ölümü kabul edişin çok sıradan bir hal aldığının göstergesi adeta. Nigar’ın komşusunun Nigar gibi dertli oluşu, hiç gözükmemesi ve sonunda komşunun ‘gitme’si… Aslında çok yakın olduğumuz, ‘uzak’ hikayelerin ne kadar fazla olduğunun kanıtı gibi.

İlla Kürt olmanız gerekmez, hatta Kürt değilseniz ve Kürtlerden hoşlanmıyorsanız bu filmi mutlaka izlemelisiniz! Tabii eğer başarabilir, Nigar’ı anneniz, Ali’yi kendiniz olarak düşünebilirseniz…

Güzel Kürtçe stranlar eşliğinde, oyuncuların sade ama inandırıcı oyunculuklarıyla Klama Dayîka Min (Annemin Şarkısı) filmini izlerken tarafsız olmayı başarabilirseniz, belki anlarsınız…

Sevgiler, saygılar, iyi seyirler…

“Öldüğümde, 30 yaşlarındaydım, üstüme toprağı attıklarındaysa 60’larda… Beni ilk gömdükleri yer, betondan kocaman bir ev… Yıllarca kavuşmayı bekledim bu betondan mezarda, gidemediğim, ellerimi çatlatan, yüreğimi yakan, beni güçlendiren topraklarıma… Vatanıma… Her adımını bildiğim ama yabancıladığım bu betonda, çoğu zaman bir başıma… Üstümdeki tonlarca ağırlık… Topraktan… Göremediğim, gömülemediğim, gidemediğim toprağımdan…“ Birçok kısa filme imza atıp, o filmlerden de ödüller kazanan Erol Mintaş’ın yönetmenliğini üstlendiği Klama Dayîka Min (Annemin Şarkısı) filmi, çoğu Kürt’ün gözlerden ırak yaşadığı, yaşamasa da bildiği ama anlatmaya korktuğu zorla göç ettirilmenin hikayesi. Topraklarından sürülerek köksüzleştirilmek istenen, yabancı! topraklarda, yabancı! insanlar arasında ölüme terk edilen binlerce kadının, insanın hikayesi… Benim de ananemin, anneannemin hikayesi… Yaşlı bir kadın olan Nigar (Zübeyde Ronahi) ve onun oğlu Ali (Feyyaz Duman),  gelmek zorunda kaldıkları İstanbul’da, Tarlabaşı’na yerleşirler. Burada, ‘kendi’ insanları arasında biraz da olsa nefes alırlar. Ancak, kentsel dönüşümünün dönüştüremeyip, içine alamadığı insanlardan anne Nigar ve öğretmenlik yapan oğlu Ali, ‘yabancı’ların arasında yeni bir ev kiralayınca anne Nigar’ın yalnızlığı ve köyüne duyduğu özlem, çekilmez bir hal almaya başlar. Yaşadıklarının yüklerini daha fazla taşıyamayan yaşlı kadın, bir umut köyüne, ait olduğu yere,  dönmeye karar verir. Ancak, bu pek de mümkün değildir. Ali, annesini oyalamak ve gidişine engel olmakla uğraşırken bir yandan okul ve bir yandan da sevgilisi Zeynep (Nesrin Cavadzade) ile ilgilenmek zorundadır. Zeynep’in beklenmedik hamileliği, öyküler de yazan ve yazdıkları ilgi görmeye başlayan Ali’nin korkularını daha da artırır. Annesi Nigar’ın dengesiz davranışları, Zeynep’in hamileliği, sonunda Ali için çok önemli olan yazma’yı da bitme noktasına getirir. 2014 yılında Saraybosna Film Festivali’nden de birçok ödülle dönen Klama Dayîka Min (Annemin Şarkısı) filmi, zorunlu göçe uğramamış ya da Kürtlerin yaşadıklarını görebilmekten uzak insanlar için ağır ağır ilerlemesiyle sıkıcı ve hatta ‘doğru’yu yansıtamayan bir film olabilir. Oysa çok gerçek! Senaryosu, filmdeki yalnızlık, boşluk, hüzün… Hepsi çok gerçek. İzlerken benim gibi, perdede ailenizi görebileceğiniz kadar gerçek! Klama Dayîka Min (Annemin Şarkısı)’nda, gözaltına alınan öğretmenin minik öğrencilerinin bayrağı yarıya indirişi, kaybetmenin ve ölümü kabul edişin çok sıradan bir hal aldığının göstergesi adeta. Nigar’ın komşusunun Nigar gibi dertli oluşu, hiç gözükmemesi ve sonunda komşunun ‘gitme’si… Aslında çok yakın olduğumuz, ‘uzak’ hikayelerin ne kadar fazla olduğunun kanıtı gibi. İlla Kürt olmanız gerekmez, hatta Kürt değilseniz ve Kürtlerden hoşlanmıyorsanız bu filmi mutlaka izlemelisiniz! Tabii eğer başarabilir, Nigar’ı anneniz, Ali’yi kendiniz olarak düşünebilirseniz… Güzel Kürtçe stranlar eşliğinde, oyuncuların sade ama inandırıcı oyunculuklarıyla Klama Dayîka Min (Annemin Şarkısı) filmini izlerken tarafsız olmayı başarabilirseniz, belki anlarsınız… Sevgiler, saygılar, iyi seyirler...

Yazar Puanı

Puan - 70%

70%

Güzel Kürtçe stranlar eşliğinde, oyuncuların sade ama inandırıcı oyunculuklarıyla Klama Dayıka Min (Annemin Şarkısı) filmini izlerken tarafsız olmayı başarabilirseniz, belki anlarsınız…

Kullanıcı Puanları: 4.55 ( 1 votes)
70
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi