Dünya prömiyerini Sundance Film Festivali’nde yapan ve ülkemizde 15. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali kapsamında seyirciyle buluşan Anneanne – Grandma; izlerken hem büyük keyif alabileceğiniz hem de aile olma, yaşlanma, aşk, sevgi gibi konular üzerine yeniden düşünme fırsatı yakalayabileceğiniz bir film. Bana kalırsa Grandma’nın en büyük artısı sizleri bu konular üzerine düşünmeye sevk ederken oldukça samimi ve içten olabilmesinde. Oldukça zekice ve esprili bir dille yazılmış senaryosunu, anneanne rolünde karşımıza çıkan Lily Tomlin’in muhteşem performansıyla oya gibi işleyen Grandma’nın son yıllarda izleyebileceğiniz en iyi komedi-dram filmlerinden biri olacağından şüphem yok.

Lily Tomlin’in 27 yıl aradan sonraki ilk başrolü olan Grandma, yönetmen-senarist Paul Weitz ile Tomlin’in 2013 yapımı Admission filminden sonraki ikinci ortaklıkları olarak da dikkatleri çekiyor. Paul Weitz, Los Angeles Film Festivali’nde yaptığı bir açıklamada, Tomlin ile geçirdiği kaliteli ve nitelikli süre boyunca kafasında böyle bir hikaye canlandığını ve Grandma’nın tamamen Tomlin’den ilham alınarak ortaya çıktığını söylemişti. Nitekim filmi izlediğiniz vakit bu ilham duygusunu hissetmemeniz pek mümkün değil; çünkü film her saniyesinde Lily Tomlin için yazılmış olduğunu daha doğrusu bu rolün Lily Tomlin için biçilmiş kaftan olduğunu açık ediyor. Bu anlamda karşımızda oyuncu odaklı bir film olduğunu söylememiz gerek. Fakat Weitz oyuncu odaklı bir film yapacağım diye senaryoyu, yönetmenliği, sinematografiyi de elden bırakmıyor ve ortaya hemen her şeyiyle bütünleşik bir film çıkıyor.

Grandma: Ezber Bozan Anneanne

Grandma filmindeki anneannemizin öyle bildiğiniz anneannelerden olmadığını en başta söyleyelim. Çünkü bu anneanne -yaşlılıktan ve hastalıklardan muzdarip anneannelerimizin tersine- 70’li yaşlarında olmasına rağmen oldukça eğlenceli, kıpır kıpır, laf cambazı, patavatsız olabilecek kadar dürüst, sözünü kimseden esirgemeyen, oldukça sinirli bir yapıya sahip ve lezbiyen bir anneanne. Tüm bu sert mizacının altında ise kocaman ve sevgi dolu bir kalbi var. Şair olan Elle’in (Lily Tomlin) bu sert mizacına ve aşırı dürüst kişiliğine, henüz filmin en başında, kendisinden oldukça genç olan kız arkadaşı Olivia’yı (Judy Greer) acımasızca azarlarken şahit oluyoruz. Özellikle bu sahnede Elle’in özünde yufka yürekli bir yapıya sahip olduğunu ama bu yönünü insanlara göstermekten imtina ettiğini de fark ediyoruz. Film boyunca da Elle’in özgürlüğüne düşkün, oldukça demagog ve diğer insanların ne düşündüğünü pek umursamayan bir yapıya sahip olduğunu görüyoruz.

Fakat Elle’in bu sert ve umursamaz mizacı, torunu Sage’in (Julia Garner) hamile olduğunu ve kürtaj olmak için paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi ve ondan kendisine yardım etmesini istemesiyle birlikte çökmeye başlıyor. Akşam 17:45’te kürtaj randevusu olan Sage ile birlikte gün boyunca sürecek nakit para toplama yolculuğuna çıkan Elle; bu yolculuk boyunca borç para alabileceğini düşündüğü eski arkadaşları, eski sevgilileri ve nihayet kendisi kadar inatçı ve sinirli olan kızıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Bu yolculuk boyunca anneanne-torun ilişkisi özelinde birbirlerinden çok şey öğrenen ikilinin bir günlük hayat turları ise yalnızca karakterlerimizi değil biz seyirciyi de insan ilişkileri üzerine yeniden düşünmeye sevk ediyor. Fakat bu noktada Weitz’in didaktik olmaktan oldukça uzak durduğunu üzerine basarak belirtmek gerek.

Grandma, özünde oldukça basit bir hikaye anlatsa da bu basit hikayeyi senaryosundaki duygusal derinliklerle oya gibi işleyerek karakterlerinin çözülmesine adım adım yaklaşan ve özellikle Grandma rolündeki Lily Tomlin’in efsanevi performansıyla devleşen; bir dakikasında bile sıkılmayacağınız, oldukça eğlenceli olduğu kadar enerjisi de oldukça yüksek bir film. Hala fırsatınız varken kaçırmayın derim!

Dünya prömiyerini Sundance Film Festivali’nde yapan ve ülkemizde 15. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali kapsamında seyirciyle buluşan Anneanne – Grandma; izlerken hem büyük keyif alabileceğiniz hem de aile olma, yaşlanma, aşk, sevgi gibi konular üzerine yeniden düşünme fırsatı yakalayabileceğiniz bir film. Bana kalırsa Grandma’nın en büyük artısı sizleri bu konular üzerine düşünmeye sevk ederken oldukça samimi ve içten olabilmesinde. Oldukça zekice ve esprili bir dille yazılmış senaryosunu, anneanne rolünde karşımıza çıkan Lily Tomlin’in muhteşem performansıyla oya gibi işleyen Grandma’nın son yıllarda izleyebileceğiniz en iyi komedi-dram filmlerinden biri olacağından şüphem yok. Lily Tomlin’in 27 yıl aradan sonraki ilk başrolü olan Grandma, yönetmen-senarist Paul Weitz ile Tomlin’in 2013 yapımı Admission filminden sonraki ikinci ortaklıkları olarak da dikkatleri çekiyor. Paul Weitz, Los Angeles Film Festivali’nde yaptığı bir açıklamada, Tomlin ile geçirdiği kaliteli ve nitelikli süre boyunca kafasında böyle bir hikaye canlandığını ve Grandma’nın tamamen Tomlin’den ilham alınarak ortaya çıktığını söylemişti. Nitekim filmi izlediğiniz vakit bu ilham duygusunu hissetmemeniz pek mümkün değil; çünkü film her saniyesinde Lily Tomlin için yazılmış olduğunu daha doğrusu bu rolün Lily Tomlin için biçilmiş kaftan olduğunu açık ediyor. Bu anlamda karşımızda oyuncu odaklı bir film olduğunu söylememiz gerek. Fakat Weitz oyuncu odaklı bir film yapacağım diye senaryoyu, yönetmenliği, sinematografiyi de elden bırakmıyor ve ortaya hemen her şeyiyle bütünleşik bir film çıkıyor. Grandma: Ezber Bozan Anneanne Grandma filmindeki anneannemizin öyle bildiğiniz anneannelerden olmadığını en başta söyleyelim. Çünkü bu anneanne -yaşlılıktan ve hastalıklardan muzdarip anneannelerimizin tersine- 70’li yaşlarında olmasına rağmen oldukça eğlenceli, kıpır kıpır, laf cambazı, patavatsız olabilecek kadar dürüst, sözünü kimseden esirgemeyen, oldukça sinirli bir yapıya sahip ve lezbiyen bir anneanne. Tüm bu sert mizacının altında ise kocaman ve sevgi dolu bir kalbi var. Şair olan Elle’in (Lily Tomlin) bu sert mizacına ve aşırı dürüst kişiliğine, henüz filmin en başında, kendisinden oldukça genç olan kız arkadaşı Olivia’yı (Judy Greer) acımasızca azarlarken şahit oluyoruz. Özellikle bu sahnede Elle’in özünde yufka yürekli bir yapıya sahip olduğunu ama bu yönünü insanlara göstermekten imtina ettiğini de fark ediyoruz. Film boyunca da Elle’in özgürlüğüne düşkün, oldukça demagog ve diğer insanların ne düşündüğünü pek umursamayan bir yapıya sahip olduğunu görüyoruz. Fakat Elle’in bu sert ve umursamaz mizacı, torunu Sage’in (Julia Garner) hamile olduğunu ve kürtaj olmak için paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi ve ondan kendisine yardım etmesini istemesiyle birlikte çökmeye başlıyor. Akşam 17:45’te kürtaj randevusu olan Sage ile birlikte gün boyunca sürecek nakit para toplama yolculuğuna çıkan Elle; bu yolculuk boyunca borç para alabileceğini düşündüğü eski arkadaşları, eski sevgilileri ve nihayet kendisi kadar inatçı ve sinirli olan kızıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Bu yolculuk boyunca anneanne-torun ilişkisi özelinde birbirlerinden çok şey öğrenen ikilinin bir günlük hayat turları ise yalnızca karakterlerimizi değil biz seyirciyi de insan ilişkileri üzerine yeniden düşünmeye sevk ediyor. Fakat bu noktada Weitz’in didaktik olmaktan oldukça uzak durduğunu üzerine basarak belirtmek gerek. Grandma, özünde oldukça basit bir hikaye anlatsa da bu basit hikayeyi senaryosundaki duygusal derinliklerle oya gibi işleyerek karakterlerinin çözülmesine adım adım yaklaşan ve özellikle Grandma rolündeki Lily Tomlin’in efsanevi performansıyla devleşen; bir dakikasında bile sıkılmayacağınız, oldukça eğlenceli olduğu kadar enerjisi de oldukça yüksek bir…

Yazar Puanı

Puan - 83%

83%

83

Oldukça zekice ve esprili bir dille yazılmış senaryosunu, anneanne rolünde karşımıza çıkan Lily Tomlin’in muhteşem performansıyla oya gibi işleyen Grandma’nın son yıllarda izleyebileceğiniz en iyi komedi-dram filmlerinden biri olacağından şüphem yok.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
83
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi