Sinema kitleler üzerinde güçlü bir etkiye sahip olduğundan beri, belli başlı anlatı kuralları çerçevesinde beyazperdeye aktarılıyor. Devamlılık bu kurallardan belki de en önemlisi. Çünkü en ufak bir tekrarı bile yakalayan izleyici, bu “hata” ile filme yabancılaşabilir. Godard başta olmak üzere Fransız Yeni Dalga, devamlılığı kırmanın bir hatadan ziyade bir seçim olabileceğini bütün dünyaya kanıtlamıştır. Godard filmlerinde tekrar eden, aynı sahnelerin farklı çekilmiş versiyonlarını görmek oldukça mümkündür. Devamlılığın bu şekilde sekteye uğratılması Godard’ın sinemasal estetiğinin temel taşlarından biri olarak değerlendirilebilir.

Godard yanı sıra, Hollywood’un ciddi anlamda stüdyolara kapandığı bir dönemde kamerayı stüdyodan çıkarmış, hafif ve taşınabilir kameralarla çekimleri sokağa taşımıştır. Stüdyonun yapaylığını kıran Godard, buna ek olarak tanınmış oyunculardansa amatör hatta hiç oyunculuk yapmamış insanlarla çalışmayı tercih etmiştir. Bu birliktelikler bir kere başladıktan sonra da izlediğimiz isimler Godard’ın sinemasının birer temsili haline gelen yüzler olmuşlardır. Anna Karina, Godard’ın en fazla birlikte çalıştığı oyunculardan biri hiç kuşkusuz aynı zamanda bir dönem de çalışma arkadaşlıklarını evlilikle farklı bir seviyeye taşımaktan da geri durmadılar. Jean Paul Belmondo da Godard sinemasında en sık karşımıza çıkan yüzlerden biri. Peki Anna Karina, Jean-Paul Belmondo ve Godard, sinemaya damga vuracakları filmlere başlamadan ve henüz birbirlerinden haberdar dahi değillerken yaşanan süreç nasıl gelişti?

Anna Karina ve Jean-Paul Belmondo’nun Godard’la Tanışma Anıları

Jean-Paul Belmondo A bout de souffle filmindeki rolünü nasıl aldığından bahsederken Godard’la tanışma süreçlerine değiniyor. Paris’te Saint-Germain-des-Prés semtinde tanıştıklarını o sırada kendisinin Marc Allegret’nin Sois belle et tais toi projesinde yer aldığını belirtiyor. Godard, sete gelip Belmondo’ya Charlotte et son Jules adlı kısa filminde rol alması için bir teklifte bulunmasının üzerine birlikte bu kısa filmi çektiklerini belirten aktör bu filmin hiç yayınlanmadığını da eklemeyi ihmal etmiyor. Bunun üzerine Belmondo’ya “bir gün seninle bir film çekmek istiyorum” diyen Godard, A bout de souffle için kaynak bulduğu anda Belmondo’ya yeni bir teklifle geliyor. Filmle ilgili elindeki üç sayfa üzerine rolü kabul eden Belmondo, her çekim sabahında karakterine ne olacağını bilmeden Godard’ın sahneyi ve diyalogları yazmasını beklemiş.

Anna Karina ve Godard

Anna Karina, röportajın başında 17 yaşında genç bir kadın olarak Paris’e geldiğinde yaşadığı zorluklardan ancak Paris’e gelişinin 5. gününde nasıl keşfedildiğinden bahsediyor. O sırada Godard’ın yayınladığı, “filmde başrol oynayacak ve ruh eşim olabilecek 18-27 yaş arasında genç bir kadın aradığını” belirten ilanı üzerine tanıştıklarına dair gelişen hikayenin doğru olmadığından bahseden Anna Karina, Godard’ın kendisini A bout de Souffle filminin çekimleri devam ederken bir kısa filmde izlediğini belirtiyor. Öncelikle Godard’dan küçük bir rol teklifi alan Anna Karina, rolün çıplaklık gerektirdiğini de göz önünde bulundurarak herhangi bir anlaşmaya varmadan oradan ayrılıyor. Bir süre sonra Godard’dan telgraf alan Anna Karina, Godard’ın kendisiyle birlikte olmak isteyen herhangi bir erkek olduğunu düşünüyor. Godard’ın kim olduğunu biraz soruşturduğunda yönetmenin yeteneğinden emin oluyor ve görüşmeye gidiyor. Godard bu kez Anna Karina’ya başrol teklif ediyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi