Dört gün önce (16 Kasım 2017) Ankara Valiliği tarafından alınan karar ile Almanya Büyükelçiliği, KuirFest ve Büyülü Fener Sinemaları işbirliğiyle 16-17 Kasım 2017 tarihlerinde Ankara’da düzenlenmesi planlanan Alman LGBTİ Film Günleri yasaklanmış ve Valilik tarafından alınan bu karar tartışma konusu olmuştu. Konu hakkındaki detaylı bilgileri ve yorumlarımızı da Alman LGBTİ Film Günleri Yasaklandı ve Sanat Bir Kez Daha Kaybetti isimli haberimizde ele almıştık. Valilik kendisine yöneltilen eleştirilere ve yasaklama mantığının etik boyutuna kulaklarını tıkamayı tercih ederek konu hakkında olumlu bir politika gütmek yerine dün (19 Kasım 2017) aldığı yeni bir kararla müzakere zemininin de önünü tıkamış oldu.

Peki ne söylüyordu bu yeni karar? Ankara Valiliği tarafından kurumun resmi internet sitesinde yazılı olarak yapılan açıklama şöyle: “Çeşitli sosyal medya ve birtakım yazılı ve görsel medya organlarından LGBTT (Lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel veya travesti) ile LGBTİ (Lezbiyen, gay, biseksüel, transgender, intersex) adıyla çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından, ilimizin muhtelif yerlerinde birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. etkinliklerin gerçekleştirileceği şeklinde bilgiler elde edilmiştir.

Söz konusu paylaşımlarla halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edeceği, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkabileceği; ayrıca kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasını tehlikeye düşürebileceği göz önünde bulundurulduğunda yapılmak istenen organizasyona katılacak olan grup ve şahıslara yönelik olarak; birtakım toplumsal duyarlılıklar nedeniyle de bazı kesimler tarafından tepki gösterilebileceği ve provokasyonlara neden olabileceği değerlendirilmektedir. 

Bu nedenlerle 18 Kasım 2017 tarihinden itibaren süresiz olarak LGBTT_LGBTİ vb. örgütler tarafından ilimizin muhtelif yerlerinde birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. etkinlikler,  5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/C Maddesine göre ilimiz sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması kapsamında, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. Maddesine ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 11/f maddesi hükümleri doğrultusunda Valiliğimizce yasaklanmıştır.”

Ankara Valiliği’nin Tüm LGBTİ Etkinliklerini Yasaklaması Ne Anlatıyor?

Özetle; ‘kamu güvenliği’ açısından ‘kamu düzenini korumak’ amacıyla toplumu ikili karşıtlıklar üzerinden inşa eden üst-kodlanmış bir dil ile Ankara Valiliği Ankara’da gerçekleştirilecek tüm LGBTİ etkinliklerini süresiz olarak yasakladı. Valiliğin aldığı bu yeni kararın ardından, Ocak ayı içerisinde yapılması planlanan festivalin hazırlıklarını sürdüren Ankara’daki LGBTİ dernekleri Pembe Hayat ve Kaos GL ortak bir açıklama yayınladı. Valilik yasağının hukuka aykırı, ayrımcı ve keyfi olduğunu belirten ve kararla ilgili yasal süreç başlatacaklarını duyuran Pembe Hayat ve Kaos GL derneklerinin açıklama kararının tam metni ise şu şekilde:

“Ankara Valiliği’nin “18 Kasım 2017 tarihinden itibaren süresiz olarak LGBTT_LGBTİ vb. örgütler tarafından ilimizin muhtelif yerlerinde birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. etkinlikleri” yasakladığını valiliğin internet sitesinden öğrendik.

Valiliğin bu hukuka aykırı, ayrımcı ve keyfî yasak kararının yasal takibini yapacağız. Böylesi toptan ve hakkın özüne dokunan yasaklama kararının hiçbir meşru ve yasal gerekçesi olamaz. 

Torba bir yasak ile kapsamı son derece geniş, LGBTİ varoluşunun kendisini kriminalize eden, geniş yorumlamaya ve hak ihlallerine açık, muğlak bir durumla karşı karşıyayız. LGBTİ sivil toplum örgütleri eşit yurttaşlık için ayrımcılığa ve nefrete karşı senelerdir mücadele eden saygın kuruluşlardır. Bu kuruluşların faaliyet alanlarını daraltmanın dahi ötesine geçen, çalışamaz hale getiren yasaklar demokratik bir toplumda asla ve asla kabul edilemez.

Ankara Valiliği’nin bu torba yasağa gerekçe gösterdiği “genel sağlık ve ahlakın korunması”, “toplumsal hassasiyet ve duyarlılıklar”, “kamu güvenliği” ve “başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması” ifadeleri apaçık ayrımcılıktır. Bu karar ile LGBTİ’lere yönelik hak ihlalleri ve ayrımcılık meşrulaştırılmaktadır.

Bu karar ve bu karara gerekçe gösterilen hukuka aykırı ve muğlak kavramlar ile çok temel bir hak olan ifade ve örgütlenme özgürlüğü ve diğer temel hak ve özgürlüklerimiz ihlal edilmektedir. Bu karar ile temel hakların özüne ayrımcı saikle müdahale edilmiştir.

Ankara Valiliği’nin yasak kararı Anayasa’mızın eşitliği düzenleyen 10. maddesine yine düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini düzenleyen 26. maddesine; Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırıdır.

Bu açıklama ile aynı zamanda yerel mülki idare; kamu güvenliğini sağlama görevini icra etmek yerine kamunun önemli bir parçası olan LGBTİ’ler ve sivil toplum kuruluşlarını hedef haline getirerek kamu güvenliğini de tehlikeye atmaktadır. 

Bu kararın en kısa sürede yeniden düşünülmesini ve geri alınmasını bekliyoruz. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılık ve nefretin bu kadar yoğun olduğu ülkemizde ulusal ve yerel idarelere düşen bu ayrımcılık ve nefrete karşı mücadele etmektir.”

Ankara Valiliği’nin tüm LGBTİ etkinliklerini yasaklaması ile ilgili aldığı karardan ve yapılan karşı açıklamalardan da anlaşılabileceği üzere; toplumu ve tek tek bireyleri toplumsal hassasiyet ve duyarlılıklar kisvesi altında koruyormuş imajı çizerek ayrıştırıcı minvalde manipüle etme yoluna giden ve “halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesiminin”  temel hak ve özgürlüklerine ayrımcı bir saikle keyfi sınırlandırmalar getiren Valilik, ‘kamu güvenliği’ için kamu güvenliğini tehlikeye sokan bir tutum sergilemiştir. Hal böyle ironik olunca, insan gerçekten hayret ediyor!

Not: Altyazı Sinema Dergisi’nin Twitter hesabında yer alan habere göre, ODTÜ LGBTİ+ Dayanışması, Ankara Valiliği tarafından gösterimi yasaklanan Alman LGBTİ Film Günleri’nde yer alan filmlerden ‘Romeos’u 24 Kasım Cuma günü ODTÜ’de göstereceklerini açıkladı.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi