Sinema perdesindeki mucizevi dünyaya hayran kalma sebebim olan ‘’Aslan Kral’’ (The Lion King) çizgi filminin benim ve diğer çocukların üzerinde yaratmış olduğu hissiyata günümüz teknolojisinin sayısız imkanlarıyla çekilen pek çok 3D animasyonunda rastlayabilmek maalesef imkansızlaşmaktadır.  Halbuki; yaşam, ölüm, ayrılık ve gerçek hayatta ayakta durabilmek gibi birçok temayı geçmişten günümüze dek farklı açılardan sürekli anlatan yapımcıların hayata geçirdikleri animasyonlarda kaçırdıkları en önemli nokta olarak; hitap edeceği kitleyi bir türlü belirleyememiş olmalarını gösterebiliriz. Kaldı ki Aslan Kral’da yaşanmış olan baba kaybı ile geçtiğimiz yaz vizyona giren Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2 (How to Train Your Dragon 2)’deki babanın ölümü sonrasında vurgulanan hissiyat arasında da gözle görülür bir uçurum bulunmaktadır…

Bu hafta gösterime girmiş olan Disney’in son animasyonu 6 Süper Kahraman (Big Hero 6) vesilesiyle de, günümüz animasyonları ve hitap etmiş oldukları kitle arasındaki iletişim sorunlarına ufak bir yazıyla değinmek istedim.

Walt Disney’in uzun bir aradan sonra belki de eli yüzü düzgün en başarılı animasyonu olarak gösterebileceğim Big Hero 6; bilimkurgu ile mizahı eş zamanlı harmanlayarak,  ortaya aksiyonu bol ve az buçuk da kalbe dokunmaya çalışan dengeli bir hikaye çıkartmayı başarmış. Fakat Oscar yarışında da kendisine yer bulan bu filmin, sahip olduğu potansiyele rağmen kaçırmış olduğu en büyük nokta ise; görsellik ile anlatım biçiminin mükemmelliğine kapılarak, bir çocuk animasyonundan çok yetişkinlere özel bir seyirde ilerlemiş olmasıdır. Karakterlerin sevimliliği ve eldeki hikayenin akıcı anlatımı sayesinde kendisini izlenebilir kılan film, aksiyonun tavan yaptığı savaş sahneleri ve olabildiğince ürkütücü bir konuma sahip kötü adam tasvirinden ötürü küçük izleyicilere gerçek hayatın zorluklarını karışık bir anlatımla aktarmak durumunda kalmış. Ancak filmi çocukların günümüz teknolojisi üzerindeki hakimiyetini de göz önüne alarak bir kıyaslamaya tabi tutacak olursak eğer, hikayenin anlatımında yansıtılan ölüm teması ve bu temayla aktarılan şamatası bol aksiyon, büyük izleyicileri oldukça tatmin edebilecek bir duruş sergilese de, asıl izlemesi gereken çocuklar arasında büyük kafa karışıklıklarına sebebiyet verebilir. Tabi buradaki asıl mesele çocuklara anlatılan ölümün göreceliklerinden çok, üslup biçiminin naifliği ile içtenliğindeki aktarımlar olmalıdır.

Big Hero 6’e dair sunmuş olduğum izlenimleri şöyle bir kenara bırakıp olaya daha geniş bir çerçeveden bakacak olursak eğer; geçmişten günümüze kendisini sürekli yenilemekte olan animasyon furyasının 2000’li yılların başlarında geliştirmeye başladığı “büyüklere yönelik masallar” nedeniyle çocukları ihmal ettiği düşüncesindeyim. Her ne kadar anlatılmakta olunan hikayelerde görsel betimlemeler açısından zirve noktasına ulaşılsa da, şiddet ile pekiştirilen hikayelerin fazlalığı yüzünden bir çocuk animasyonunda bile yaş sınırı sürekli üst rakamlara doğru çekilmek zorunda kalıyor. Gösterilen animasyonlarda kahkahanın dozu sürekli üst seviyelerde tutulmuşsa da, fantastik anlatımla pekiştirilen bu absürt tarzın tutkunları mevcut içeriklerinden dolayı yetişkin kesim olmaya başlamıştır. Tabi bu durumun farkında olan yapımcılar malum yaklaşımlarını ana film öncesinde yayınladıkları basit anlatımlı kısa animasyonlarla kamufle etmeye çalışarak, kendilerini son on yıl içerisinde popüler olan bu akımın cazibesi ile getirisinin kollarına bırakmış oluyorlar.

Özellikle de son 10 yıl içerisinde karşımıza çıkmakta olan animasyon filmlerinin pek çoğu aile kavramı üzerinden ilerleyip, kahramanların başına gelen sıra dışı ve komik olayları kültürel temalarla pekiştirerek sonuca ulaşmaya çalışmaktadır. Bunların içerisinde Madagascar, Toy Story serileri, Wall-E, Spirited Away, The Incredibles ve Hotel Transylvania gibi filmler başarılı üsluplar sergilemiş olsa da, ne yazık ki geri kalan pek çok film mevcut ön yargıları yoğunlaştırmaktan öteye geçememişlerdir. İsmini saydığım ya da saymadığım pek çok filmin hikaye anlatımı esnasında sergilemiş olduğu tutumun asıl amacının ise, çocuklar ya da yetişkinlerin zaman geçirebilmesine ön ayak olmaktan çok, onların hayal dünyalarına küçük bir ışık olması gerektiğine inanıyorum. Geçtiğimiz sene emekliliğini açıklamış olan Japon Anime ustası Hayao Miyazaki’nin çekmiş olduğu savaş karşıtı çizgi filmler; bu duruma en dengeli örnek olarak gösterilebilir. Kaldı ki ruhlar, cinler ve doğaüstü olayları hikayesinin içerisine sürekli dahil etmekte olan yönetmen, bu dünyasını kurduğu esnada da ortaya çocukların benimseyebilecekleri sevimlilikte karakterler çıkartarak, ana temanın ciddiyetini olabildiğince yumuşatabilmeyi her daim başarmıştır. Usta yönetmenin son filmi olan The Wind Rises’da, umut kırıntılarıyla icat edilmekte olan bir uçağın savaşların vazgeçilmez silahına dönüşüyor olması, filmin yansıtmakta olduğu dönemin teknolojisi ve  savaşla şekillenen düşünce yapısına büyük eleştirilerde bulunarak,  olumlu söylemlerin dışında pek çok olumsuz  eleştiriye de maruz kalmıştır. Sonuç olarak ise,yönetmenin bu animasyonu bir çocuk filmi üzerinden pek çok gerçekçi konuya dengeli bir politikada yaklaşmayı başarmıştır.

Anlatmış olduğum bu sürece sebep olan filmlerin dışarısında kalarak hakkını asla ödeyemeyeceğimiz yapımlar da yok değil. Birbirinden farklı konuları başarılı açılardan aktarmaya çalışan bu animasyonların varlığı ise gözle görülür mevcut sorunu bir nebze de olsa hafiflemesine yardımcı olmaktadır. Özellikle de; Up, Despicable Me, Mary and Max, Bolt, Finding Nemo gibi animasyonlar, yaratmış oldukları fantastik dünyalara gerçekçilik olgusunu rahatsız edici olmayan bir incelikte yerleştirerek,  başta çocuklar olmak üzere her iki kesime de hitap edebilmeyi ustaca başarabilmişlerdir.

İlerleyen dönemlerde karşılaşacağımız animasyon filmler, bizler ve en önemlisi de çocuklar için nasıl bir tutum içerisinde ilerler kestirebilmek oldukça güç, lakin hayatı fark edebilmek ve değerini bilmek adına anlatılan mevcut hikayelerin gerçekçiliğinin her kesimin gönlünü hoş tutması dileğiyle…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi