Rovio Entertainment tarafından yaratılan ve hayatımıza ilk olarak 2009 yılında bir telefon uygulaması olarak giren kızgın kuşlar aradan geçen yıllarda popülerliğini hiç kaybetmeden büyük küçük hepimizin eğlencesi oldu ve olmaya da devam ediyor. Türlü çeşit oyunu, oyuncakları, defterleri, kitapları derken büyük bir ürün zinciri yaratan Angry Birds furyası nihayet beyazperdeye de el attı ve filmiyle sinemalarda boy göstermeye hazır. Sony tarafından hayata geçirilen Angry Birds filminin yönetmenleri Clay Kaytis and Fergal Reilly. Seslendirme kadrosunda Jason Sudeikis, Josh Gad, Danny McBride, Maya Rudolph, Kate McKinnon, Sean Penn, Tony Hale, Keegan-Michael Key, Bill Hader ve Peter Dinklage gibi isimleri bir araya getiren film hem çocukları, hem de oyunun müdavimlerini eğlendirecek bir animasyon.

Bu Kuşlar Niye Bu Kadar Kızgın?

Filmin hikâyesi kısaca şöyle: tropik bir adada mutlu mesut, huzur ve barış içinde yaşayan kuşlar var karşımızda. Hayatları da keyifleri de gayet yerli yerinde. Bir küçük detay dışında: Bu kuşlar uçamıyor. Oyunun da filmin de başkahramanı olan kalın ve çatık kaşlı kahramanımız Red (Kırmızı) birazcık asabi bir kuş. Öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve bu yüzden başını sürekli belaya sokan Red mahkemenin verdiği karar doğrultusunda öfke kontrol merkezine gönderiliyor. Bütün ada tarafından zaten dışlanan ve evini bile herkesten uzakta bir yere yapıp orada yaşayan Red mecbur kalıp gittiği bu yerde süper hızlı ve kendine hâkim olamayan Chuck ve öfkelenince bir bombaya dönüşüp patlayan Bomb ile tanışıyor. Birgün adaya yanaşan tuhaf bir gemiden inen yeşil domuzlar şaşkınlık yaratsa da dostane tavırları ve getirdikleri türlü alet edevatla ilgi çekmeyi başarıyorlar ve dost canlısı kuş toplumu tarafından kucaklanıyorlar. Oysa oyundan da aşina olduğumuz gibi domuzların niyeti aslında kuşların yumurtalarını çalmak ve afiyetle yemek. Domuzların niyeti açığa çıkınca çılgınca bir kovalamaca ve yumurtalara sahip çıkma mücadelesi başlıyor. İzleyicilere de arkalarına yaslanıp kah gülümseyerek kah kahkaha atarak bu macerayı seyretmek düşüyor.

Oyunun kurgusunu senaryoya birebir aktaran Angry Birds’ün bunu son derece başarılı bir şekilde yaptığını söylemek mümkün. Olay örgüsü gayet keyifli ve akıcı. Filmin başında karakterlere, özellikle de Red’e ısınmakta biraz zorluk çeksek de bu sıkıntı ortadan çabuk kayboluyor ve karakterlere alışıp, başlarına gelen şeylere gülmeye başlıyoruz. Film, mizahi ögelerini yazınının sağlamlığından ziyade bitmek bilmeyen hareketten ve sürekli patlayan, çatlayan şeylerden, danslardan, müzikten alıyor. Bu kötü bir şey değil elbette ancak animasyon sinemasının geldiği noktayı düşününce bu durum Angry Birds’ü bir miktar sıradanlaştırıyor diyebiliriz. Küçüklerden çok büyüklere ya da hem küçüklere hem büyüklere hitap eden animasyonlara bakınca bu öfkeli kuşların çocukları daha çok eğlendireceğini, büyükleri ise sadece gülümsetmekle kalacağını öngörebiliriz.

Sinema tarihinin önemli filmlerine göndermeler de yapan, ustalara selam çakan ekip bu sahneleri bizlere jest olsun diye eklemiş, gayet de iyi yapmış. Çocuklarınızla ya da kendi başınıza eğlenceli bir hafta sonu geçirmek ve telefonlarınızın küçük ekranlarına bakarak oynadığınız oyunu kocaman perdede izlemek için hoş bir tercih olabilir Angry Birds.

İyi seyirler.

Rovio Entertainment tarafından yaratılan ve hayatımıza ilk olarak 2009 yılında bir telefon uygulaması olarak giren kızgın kuşlar aradan geçen yıllarda popülerliğini hiç kaybetmeden büyük küçük hepimizin eğlencesi oldu ve olmaya da devam ediyor. Türlü çeşit oyunu, oyuncakları, defterleri, kitapları derken büyük bir ürün zinciri yaratan Angry Birds furyası nihayet beyazperdeye de el attı ve filmiyle sinemalarda boy göstermeye hazır. Sony tarafından hayata geçirilen Angry Birds filminin yönetmenleri Clay Kaytis and Fergal Reilly. Seslendirme kadrosunda Jason Sudeikis, Josh Gad, Danny McBride, Maya Rudolph, Kate McKinnon, Sean Penn, Tony Hale, Keegan-Michael Key, Bill Hader ve Peter Dinklage gibi isimleri bir araya getiren film hem çocukları, hem de oyunun müdavimlerini eğlendirecek bir animasyon. Bu Kuşlar Niye Bu Kadar Kızgın? Filmin hikâyesi kısaca şöyle: tropik bir adada mutlu mesut, huzur ve barış içinde yaşayan kuşlar var karşımızda. Hayatları da keyifleri de gayet yerli yerinde. Bir küçük detay dışında: Bu kuşlar uçamıyor. Oyunun da filmin de başkahramanı olan kalın ve çatık kaşlı kahramanımız Red (Kırmızı) birazcık asabi bir kuş. Öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve bu yüzden başını sürekli belaya sokan Red mahkemenin verdiği karar doğrultusunda öfke kontrol merkezine gönderiliyor. Bütün ada tarafından zaten dışlanan ve evini bile herkesten uzakta bir yere yapıp orada yaşayan Red mecbur kalıp gittiği bu yerde süper hızlı ve kendine hâkim olamayan Chuck ve öfkelenince bir bombaya dönüşüp patlayan Bomb ile tanışıyor. Birgün adaya yanaşan tuhaf bir gemiden inen yeşil domuzlar şaşkınlık yaratsa da dostane tavırları ve getirdikleri türlü alet edevatla ilgi çekmeyi başarıyorlar ve dost canlısı kuş toplumu tarafından kucaklanıyorlar. Oysa oyundan da aşina olduğumuz gibi domuzların niyeti aslında kuşların yumurtalarını çalmak ve afiyetle yemek. Domuzların niyeti açığa çıkınca çılgınca bir kovalamaca ve yumurtalara sahip çıkma mücadelesi başlıyor. İzleyicilere de arkalarına yaslanıp kah gülümseyerek kah kahkaha atarak bu macerayı seyretmek düşüyor. Oyunun kurgusunu senaryoya birebir aktaran Angry Birds’ün bunu son derece başarılı bir şekilde yaptığını söylemek mümkün. Olay örgüsü gayet keyifli ve akıcı. Filmin başında karakterlere, özellikle de Red’e ısınmakta biraz zorluk çeksek de bu sıkıntı ortadan çabuk kayboluyor ve karakterlere alışıp, başlarına gelen şeylere gülmeye başlıyoruz. Film, mizahi ögelerini yazınının sağlamlığından ziyade bitmek bilmeyen hareketten ve sürekli patlayan, çatlayan şeylerden, danslardan, müzikten alıyor. Bu kötü bir şey değil elbette ancak animasyon sinemasının geldiği noktayı düşününce bu durum Angry Birds’ü bir miktar sıradanlaştırıyor diyebiliriz. Küçüklerden çok büyüklere ya da hem küçüklere hem büyüklere hitap eden animasyonlara bakınca bu öfkeli kuşların çocukları daha çok eğlendireceğini, büyükleri ise sadece gülümsetmekle kalacağını öngörebiliriz. Sinema tarihinin önemli filmlerine göndermeler de yapan, ustalara selam çakan ekip bu sahneleri bizlere jest olsun diye eklemiş, gayet de iyi yapmış. Çocuklarınızla ya da kendi başınıza eğlenceli bir hafta sonu geçirmek ve telefonlarınızın küçük ekranlarına bakarak oynadığınız oyunu kocaman perdede izlemek için hoş bir tercih olabilir Angry Birds. İyi seyirler.

Yazar Puanı

Puan - 68%

68%

68

Oyunun kurgusunu senaryoya birebir aktaran Angry Birds’ün bunu son derece başarılı bir şekilde yaptığını söylemek mümkün. Film, çocuklarınızla ya da kendi başınıza eğlenceli bir hafta sonu geçirmek ve telefonlarınızın küçük ekranlarına bakarak oynadığınız oyunu kocaman perdede izlemek için hoş bir tercih olabilir.

Kullanıcı Puanları: 2.75 ( 2 votes)
68
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi