Önceki Sayfa1 / 4Sonraki Sayfa

Rus yönetmen Andrey Petrovich Zvyagintsev 6 Şubat 1964’te Novosibirskaya Oblastı’nın aynı zamanda merkezi olan Novosibirsk’te doğmuş. Haritadan baktığınızda buranın, Rusya’nın o dillere destan uçsuz bucaksız Sibirya karasının ortalarında kalmış ıssız bir yer olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat burası Moskova ve St.Petersburg’dan sonra Rusya’nın en kalabalık şehridir.

Zvyagintsev ilk ve orta okul eğitimini burada alır ardından Novosibirsk Drama Okulu’na oyunculuk eğitimi almak için girer ve 1984’te mezun olur. Ardından oyunculuk konusunda daha merkezi bir konumda olan Moskova’ya 1986’da giderek bundan sonra orada yaşamaya başlar. Ama burada önemli olan şey Zvyagintsev’in oyunculuk eğitimi alması ve başkente de bu sebeple gitmesidir. Moskova’da uzun bir süre projelerde aktör olarak yer alır. 2000’e kadar yani yaklaşık 14 senelik oyunculuk tecrübesinin ardından yavaş yavaş kameranın arkasına geçmeye karar verir. Bu sebeple bir televizyon şirketine girerek bazı reklam projelerinde asistan olarak çalışır ve zamanlar reklam yönetmenliğine yükselir. Ardındansa çalıştığı televizyon için 2000’de The Black Room isimli üç bölümlük bir dizi çeker. Bu yönetmenin uzun metraja adım attığı ilk projedir ve artık yoluna nasıl devam edeceğine net bir şekilde karar vermiştir.

Yönetmen 2003’te ilk filmi olan Vozvrashcheniye’yi yani Dönüş’ü çekti. Film hem sinemaya yaklaşımı hem de hikayesindeki incelikle tam anlamıyla uluslar arsı sinema camiasına bomba gibi düştü. Yönetmen bu ilk filmiyle Venedik Film Festivali’nde Altın Arslan’la birlikte toplam beş ödül alırken Dönüş yılın en iyi filmi seçildi. Ayrıca Avrupa Film Ödülü’nü de kazanan yapım Oscar’a Yabancı Dilde En İyi Film dalında Rusya’nın adayı oldu.

Andrej-Zvyagincev

Bu bol ödüllü ve istisnasız herkesin beğenisini kazanan filmden sonra hiç kuşkusuz yönetmenin sonraki projesi merakla beklenmeye başlandı ve nihayetinde 2007’de Zvyagintsev Izgnanie yani Sürgün filmini çekti. Fakat ilk filmdeki benzer alt metni taşımasına karşın bu filmdeki yönetmenin yaklaşımına hakim olan fotoğrafik minimalist yan birçokları için hayal kırıklığı olarak nitelendirildi. Film Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanmasına rağmen Dönüş’e kıyasla birçok festivalde görmezden gelindi. Bir anlamda gittiği her yerde Sürgün, Dönüş’ün gölgesinde kalıyor ve eleştiriliyordu.

Ardında yeni filmi için çalışmalara başlayan yönetmen 2009’da farklı yönetmenlerin çektiği kısa filmlerden oluşan New York, I Love You filmi için yaklaşık 14 dakikalık bir kısa film çekti. Filmin sinema gösterimlerinde süre kısıtlaması nedeniyle kesilen bu bölüm daha sonra DVD seçeneğinde sunuldu. Bu kısa filmin ardından iki yıl sonra 2011’de yönetmen yine tarzında oldukça büyük değişiklikler yaptığı Elena filmini çekerek filmografisinde yeni bir dönemi başlatacaktı.

Cannes’da Jüri Özel Ödülü kazanan bu filmin Zvyagintsev açısından en öneli farkı kamerasını taşradan şehre taşıyor olmasıydı. İlk filmindeki fotografik temel Sürgün’le minimalist bir alana kaymış sonunda Elena ile ise artık fotoğraflar yerini büsbütün minimalizme bırakmıştı. Bu açıdan yönetmenin izleyici kitlesinde de bir değişim yaşanmaya başlandır. İlk filmlerinde baskın görselliğin ardından kurguya ağrılık veren bu ikinci yaklaşım bazı belli başlı festivallerde bolca ödüllendirilirken bazıları tarafındansa kaale dahi alınmadı. Yine aynı yılın sonlarında Rusya’daki yeni kuşak beş genç yönetmenin -ki aralarında Zvyagintsev de var- ortak olarak gerçekleştirdikleri bir proje için yönetmen yaklaşık yedi dakikalık bir kısa film çekti. Hatta bu kısa film daha sonra internet üzerinden paylaşıldı. Kısa filmin İngilizce alt yazılı halini buradan izleyebilirsiniz.

Son olarak yönetmen Cannes’da En İyi Senaryo ödülü kazanan Leviathan filmini çekti. Filmle ilgili eleştiri okumak için tıklayınız.


Önceki Sayfa1 / 4Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi