Amerika 1969 – 1972 yılları arasında toplamda altı kere aya ayak bastı. Ya da en azından dünyanın böyle olduğunu bilmesini istedi. Apollo 11, 1969 yılında aya indiğinde ve astronotlar aya ilk kez ayak bastığında tüm bunlar yaşanıyor muydu yoksa bir stüdyoda Kubrick tarafından bu görüntüler çekiliyor ve insanlar kandırılıyor muydu? Bu teori üzerine Kubrick’in kızı Vivian Kubrick ilk kez açıklamada bulundu.

Apollo 11 1969 yılında aya ilk kez ulaştı ve Amerikalı astronotlar kendileri için küçük olsa da dünya için büyük bir adım attılar ve bu görüntüler tüm dünya nefeslerini tutarak izledi. Olanlar gerçek miydi, bir insan aya gerçekten ayak basıyor muydu? Dünyanın sonu mu gelecekti yoksa artık insanlık dünyanın ötesinde bir noktada kendini mi aşacaktı. O zaman için bütün bu sorular içerisinde Amerika’nın aya gitmiş olması hem büyük bir rüya hem de büyük bir kabustu. Ancak bu görüntülerin yanında bir gölge yavaş yavaş büyüdü ve insanlar içerisinde ilerledi. Bu aya iniş gerçekten gerçekleşti mi? İnsanlık aya ayak bastı mı? Tüm bu sorgulamalar içerisinde ortaya büyük bir teori atıldı. Aslında Amerika 1969 yılında aya ayak basmadı. Tüm olanlar izleyenlerin gözleri için bir illüzyondu ve bu illüzyonu yaratan Kubrick’ti. ‘Sahte Aya İniş Teorisi’ne göre Amerika hükümeti ve NASA Kubrick ie gizli bir anlaşma yaptı ve bu anlaşma ile Kubrick aya inişin sahte görüntülerini çekti. Yaklaşık 50 yıl sonra bile bu teori tartışılırken Stanley Kubrick’in kızı Vivian Kubrick bir açıklamada bulundu ve bu teorilerin anlamsız ve gülünç bir yalan olduğunu belirtti.

Çılgın Bir Teori: Amerika’nın Sahte Ay’a İniş Görüntülerini Stanley Kubrick Çekti!

2001-nasa-filmloverss

Bu teoriler spekülasyonlar ile gittikçe büyüyüp ilerlerken beyazperdenin ve televizyonun gücü içerisinde iki büyük adım ile insanlık için büyük bir güç ile ortaya atıldılar. Bunlardan ilki 2002 yılındaki Opération Lune isimli William Karel tarafından yaratılan sahte belgeseldi (mockumentary). Bu belgeselde NASA ile görüştüğüne dair görüntüleri olan Kubrick’in CIA desteği ile aya inişin karanlık yüzünde yer aldığını gösteriyordu. Donald Rumsfeld, Dr. Henry Kissinger, Alexander Haig, Vernon Walters, Buzz Aldrin gibi isimlerin sahte belgeselde yer alarak açıklamalarda bulundukları filmin en önemli kısmı Kubrick’in karısı Christiane Kubrick’in de belgeselde yer almasıydı. Sahte belgeselde Apollo 11’ın görevde başarısız olduğunu ama halka bir ayak izi verilmesi gerektiğini düşünen Amerika hükümetinin bunun için 2001: A Space Odyssey ile uzayı yaratmış olan Stanley Kubrick ile anlaştığını dile getiriyor. Ancak bu çekimlerden sonra özellikle KGB’nin Kubrick’in setteki fotoğraflarına ulaştığının söylentisi Nixon’ı çileden çıkardığı söyleniyor ve Nixon bütün film ekibini -Kubrick hariç- Vietnam’a gönderdiği söyleniyor.

2002 yılı yapımı sahte belgeselden 10 yıl sonra 2012 yılında Room 237 isimli Rodney Ascher imzalı bir belgesel daha yayınlandı. Bu belgeselde Kubrick’in 1980 yapımı The Shining filmi temele alınmıştı ve filmdeki Kubrick ile ilgili bağlantılar ortaya çıkarılmaya çabalanıyordu. İsmini 237 numaralı odadan alan belgeselde 9 farklı olgu çerçevesinde The Shining ve Kubrick bir arada harmanlanıyordu. Bu dokuz olgudan biri de Apollo 11 ile alakalı. Sahnelerden birinde Dany’nin Apollo 11 kazağı giymesiyele beraber Kubrick aslında karışmış olduğu bu insanlara ihanet çekimlerinden dolayı özür diliyordu. Filme her olgunun 237 sayısıyla alakası olması durumu bu noktada da belgeselde sunuluyor. Dünya ve ay arasında yaklaşık olarak 237 bin mil olduğunu dile getiren belgesel aynı zamanda Dany’nin üzerinde oyun oynadığı halının Apollo 11’in yolculuk rotasına benzediğini dile getiriyor. Bu göndermelerler beraber Room 237 Opération Lune ve Christiane Kubrick’in konuşmalarına da The Shining üzerinden bir pencere açıyor. The Shining’de Jack karısı Wendy’e onun işini anlamadığından yakınıyor ve bir adamın vermiş olduğu sözün ve aldığı sorumluluğun ne kadar önemli olduğunu ve bir çalışan olarak imza attığı anlaşmanın onur olduğunu dile getirmesini Room 237 Kubrick’in Apollo 11 ile sahte aya ayak basış kurgusuna bakışını yansıttığının altını çiziyor.

Stanley Kubrick’in kızı Vivian Kubrick NASA’nın Jüpiter’e yolladığı Juno ile tekrar gündeme gelen Aya İniş Komplosu teorisine yazdığı bir metin ile ilk kez cevap verdi. 35 dakikalık bir belgesel ile babası Stanley Kubrick’in The Shining filmi yapım aşamasındaki durumları aktaran Vivian Kubrick yazdığı metinde özellikle Kubrick’in hayatının ve setinin içinden biri olarak teoriye karşı cevap verdi. Teorinin acayip ve fazla gülünç bir yalan olduğunu söyleyen Vivian Kubrick babasının bir sanatçı olarak elbette toplumsal sosyolojik ve politik durumlara karşı filmlerinde ögeler bulundurduğunu yazdığı metinde dile getiriyor ve hayatını riske atarak yaptığı filmler ile beraber Amerikan hükümeti için çalışıp insanlara böyle bir ihanet yapabileceğine gerçekten inanılıp inanılmadığını sorguluyor. Aynı zamanda şu anda olan ve tarihte de olmuş olan bir çok gerçek komplonun altını çizen Kubrick askeriye içerisinde gizli servis ve hükümet birliği içerisinde birçok komplo olurken insanlığın savunucularından biri olan babasının böyle bir komplo ile insanlığa ihanet edeceğine nasıl inanıldığını soruyor ve buna hayret ettiğini dile getiriyor. Stanley Kubrick’in ailesinden biri olmasının yanı sıra onunla beraber sette de çalışmış biri olan Vivian Kubrick’in yıllar sonra böyle bir açıklama yapmış olması ne olursa olsun yeniden akıllara soru işaretlerini getiriyor!

Kaynak: The Playlist

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi