İtalyan moda tasarımcısı Gianni Versace’nin cinayetini mercek altına alan American Crime Story’nin 2. sezonu  The Assassination of Gianni Versace, geçtiğimiz günlerde final bölümüyle sona erdi.
American Crime Story, Amerika’da epey yankı uyandıran O.J. Simpson’ın dava sürecinin anlatıldığı ilk sezonuyla kısa sürede büyük hayran kitlesi yakalamış ve o yılın en çok izlenen yapımlarından biri olmuştu. Dizinin 2. sezonunda moda dünyasının en güçlü isimlerinden Gianni Versace’nin cinayetini konu alacağı haberleri geldiğinde ise tüm hayranların heyecanı ikiye katlanmıştı. Gianni Versace’nin Suikasti adıyla nihayet Ocak ayında ekranlara dönen dizi, geçtiğimiz günlerde final bölümüyle sezona nokta koydu. Peki neler oldu?
***Yazının bundan sonrası American Crime Story 2. Sezonu The Assassination of Gianni Versace ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***
1997 yılının Temmuz ayında Gianni Versace, Miami sahilindeki malikanesinden ayrıldı ve her zamanki gibi kahve içip sevdiği dergileri satın alarak geri dönüş yolunu tuttu. Tam malikanesinin kapısının önünde birisi arkasından yaklaştı ve Versace’ye iki el ateş etti. Aldığı ölümcül yaralarla hastaneye kaldırılan Versace, tüm müdahelelere rağmen hayatını kaybetti. Ve moda dünyasının en güçlü isimlerinden biri olan Versace’nin bu beklenmeyen cinayeti tüm dünyada şok etkisi yarattı. Peki Versace’yi kim, neden öldürmüştü? Cinayetin hemen ardından yapılan açıklamalar ilk etapta spekülasyonlardan ibaretti. Mafyanın işi olduğunu düşünen de vardı, bir aşk cinayeti olduğunu düşünen de. Fakat sonrasında tüm bu bulutlar dağılmış ve ardından yalnızca tek bir isim çıkmıştı: Daha önce 4 kişiyi de öldürmüş olan seri katil Andrew Cunanan! Gerçekte yaşananlar aşağı yukarı böyleydi. Versace’nin bu trajik ölümü American Crime Story’de nasıl işleneceği ise merak konusuydu.

The Assassination of Gianni Versace: Bir Katilin Anatomisi

The Assassination of Gianni Versace: American Crime Story -- Pictured: Darren Criss as Andrew Cunanan. CR: Pari Dukovic/FX

“Amerika’nın kötü şöhretli suç antolojisi” olarak yola çıkan American Crime Story’nin, ilk sezonunda O.J. Simpson’ın dava sürecini ve avukatların hukuk savaşını ince ince işlerken ikinci sezonunda farklı bir işleyiş tercih ettiğini görüyoruz. Dizi, bir yandan Gianni Versace’nin kardeşi Donatella Versace (Penelope Cruz) ve sevgilisi Antonio D’Amico (Ricky Martin) arasındaki aile bağını bir yandan da Miami sokaklarında avare bir hâlde dolaşan Versace’nin katili Andrew Cunanan’ın psikolojik devinimlerini anlattığı bir ilk bölümle başladı. Fakat sonrasında gelen bölümler cinayet sonrasını değil aksine cinayetin öncesinde yaşananları geriye doğru kronolojik bir anlatımla işliyor. Üstelik bunu; Gianni Versace yerine katili Andrew Cunanan’ın karakterine ve yaşamına odaklanarak yapıyor. Bunun; Cunanan’ın patolojik derecede hızlı yalan söyleyebilmesi ve ilk etapta geçmişi hakkında çok bilinmemesinden dolayı yer yer izleyicinin hikâyeden kopmasına sebep olduğunu da söyleyebiliriz. Fakat herhangi bir sempati duygusu beslemeden Cunanan’ı anlayabilmek ve onun tüm psikolojik evrelerini keşfetmek adına bilinçli ve başarılı bir tercih olduğu da bir gerçek. Kendimizi ilk başta ‘rastgele’ diye tabir edebileceğimiz bir şekilde önüne geleni öldüren Cunanan’ı, sonraki bölümlerde de -yani geçmişte de- kendisini soğuk kanlı bir katile dönüştüren travmatik olayları izlerken buluyoruz. Gerçekte Cunanan’ın Versace’yi neden öldürdüğü, motivasyonunun ne olduğu tartışılırken dizi, çizdiği bu seri katil portresiyle bir anlamda bu tartışmaya bir nokta koymaya çalışıyor. Burada tabi ki Andrew Cunanan’ı canlandıran Darren Criss’in muhteşem oyunculuğundan da bahsetmek gerek. Darren Criss; Cunanan’ın bir anı bir anını tutmayan duygusal ve psikolojik evrelerini, kendisinin bile inandığı yalanları söylerken takındığı tavırları o kadar başarılı bir şekilde aktarıyor ki Cunanan’ın gerçeğe en yakın replikası adeta karşınızda beliriyor. Darren Criss’in bu oyunculuğunun gelecekteki ödül törenlerinde sıkça konuşulacağı kesin. Darren Criss’e dizide eşlik eden Edgar Ramirez, Penelope Cruz, Finn Wittrock, Cody Fern ve Ricky Martin de oyunculuklarıyla izleyiciyi büyülemeye başarıyor.
the-assassination-gianni-versace-jeffrey trail-FilmLoverss
Dizinin ikinci sezonunun en güçlü yanı yalnızca bu da değil. Dizi, 90’lı yılların Amerika’sının sosyokültürel bir haritasını da çıkarıyor. Bunu iki şekilde yapıyor: Birincisi, Cunanan’ın Versace’den önce 4 kişiyi öldürüp yakalanmadan kolayca eyaletler arası yolculuk yapabilmesindeki rahatlığıyla açıklanıyor. Cunanan seri cinayetlerine ilk olarak Jeffrey Trail ve David Mason’ı öldürerek başlıyor. Ardından eyaletler arası yolculuk yaparak zengin iş insanı Lee Miglin’i öldürüyor. Bu noktada Jeffrey ve David’in ölümünde polisin olaya yüzeysel yaklaşmasından sonra Lee Miglin gibi bir zengin iş insanının öldürülmesiyle Cunanan’ın yakalama süreci daha da ciddiye biniyor. Versace’nin öldürülmesiyle de tüm kolluk kuvvetleri seferber oluyor ve Cunanan’ı yakalamaya çalışıyor. Bu durum Cunanan’ın Miami’deki yakın arkadaşı Ronnie’nin sorgulandığı sahnede özetleniyor. Eşcinsel yönelime sahip kişiler gölgede yaşamak zorunda kalırken Jeffrey ve David’in ölmünün çok üzerine gidilmez ama Versace gibi güçlü bir eşcinsel öldürüldüğünde ise olayın ciddiyeti magazinel de olsa kavranmaya başlar. Bir diğer nokta ise kurbanlardan Jeffrey Trail ve Lee Miglin’in eşcinsel kimliğinin keşfedilme sürecinde yatıyor. Bir asker olan ve gerçekten vatanına hizmet etmeyi seven Jeffrey Trail’in cinsel kimliğini keşfetmesi, Lee Miglin’in karısının evliliklerinden ve aşklarından sürekli televizyonda bahsetmesi iki karakterin de gölgelere çekilip farklı iki hayat yaşamasına sebep oluyor. Amerikan halkının, medyasının ve devletinin o dönemdeki LGBTİ+ bireylerini ne denli ötekileştirdiğinin altını dizi bu iki noktayla başarılı bir şekilde vurguluyor.
Versace’nin şaşaalı hayatının, ötekileştirilen LGBTİ+ bireylerinin gölgelerdeki yaşamının, bir seri katilin portresinin çizildiği ikinci sezon böylelikle geride kaldı. Bu arada dizi ilk darbeyi Gianni Versace’nin kız kardeşi Donatella Versace’nin diziyi dava etmesiyle aldı. Donatella Versace, Maureen Orth’un yapılan röportajlarla derlediği kitabından uyarlanan diziyi “tamamen hayal ürünüdür” diyerek suçlamıştı. Fakat dizinin ikinci sezonunun yayınlanmasına engel olmadı.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi