Sinema yolculuğuna 2007 yılında Tim Hill ile başlayan Alvin ve Sincaplar, izleyicinin karşısına çıkmaya dördüncü filmleri olan Alvin ve Sincaplar: Yol Macerası ile devam ediyor; ancak bu kez yönetmen olarak Walt Becker’ı görüyoruz. Alvin ve Sincaplar sinematik yolculuklarına 2007 yılında başlamış olsa da hikayeleri oldukça eski. 1960’larda da çocukların çizgi film olarak izledikleri karakterler olan Alvin, Theodore ve Simon yine şarkı söylemeleriyle ünlü olan; biri bilimle uğraşan, biri fırlama bir diğeri ise sevimli ve tombik üç küçük sincaptı. Ülkemizde 90’larda izlenmeye başlayan seri ise 60’ların çizgi filminin bir yeniden çevrimiydi aslında. O dönemde de şuan olduğu gibi sincaplar izleyiciyi ikiye bölmüştü: Çok sevenler ve nefret edenler. Bu durum şimdi de devam ediyor ancak ibre sevmeyenlerin tarafına dönmüş durumda. Bu değişimin sebeplerine Alvin ve Sincaplar animasyonunun konusundan bahsettikten sonra değineceğim.

Alvin, Theodore ve Simon’ın babaları gibi gördükleri Dave’in hayatına yeni bir kadının girmesiyle sincapların cephesinde işler farklı bir hal alır. Samantha’yı sevseler de oğlu Miles başlangıçta tam bir villain olarak konumlandırılır ve sincaplara eziyet etmeye başlar; ancak Miles yalnızca hedef şaşırtan bir villaindır. Filmin gerçek kötü karakteri ise Suggs’tır.  Alvin, Theodore ve Simon, Dave’in bir yüzük aldığını görürler ve buna ek olarak Dave sevgilisini Miami’ye götürecektir. İki durumdan ortak bir sonuç çıkaran Miles ve sincaplar, oluşması muhtemel bu aileyi engellemek için Dave ve Samantha’nın peşinden Miami’ye gitmeye karar verirler. Gizlice bindikleri uçakta çeşitli facialara yol açan dörtlünün peşine bir havayolları müfettişi olan Suggs düşer. Dörtlünün Miami’ye bir an önce varmaya çalışıp Suggs’tan kaçmasına dayanan bir olay örgüsünün etrafında şekillenen filmde, Miles ve sincapları sürpriz bir son beklemektedir. Hikayeye bolca şarkının ve eğlencenin eşlik ettiği film, yetişkin izleyiciyi ara ara güldürecek sahnelerle desteklenirken, çocuk izleyicileri ise genel anlamda eğlendirecektir ancak bu eğlence her zaman olduğu gibi sorgulanması gereken bir eğlencedir.

Alvin ve Sincaplar: Yol Macerası ve Popüler Kültür

Alvin ve Sincaplar’a karşı git gide artan negatiflikte 90’larda bu çizgi seriyi seven ve bugün yetişkin olarak çocukluğunun tadını sinema salonunda bulmaya çalışan yetişkinlerin de payının yadsınamaz olduğunu belirtmek gerekir. Bunun sebebi de Alvin ve Sincaplar’ın ruhunun değişmesi ve popüler kültüre kurban gitmesi olarak düşünülebilir. Bir zamanlar söyledikleri Let The Wall Come Down şarkısıyla Berlin duvarını yıkan ve insanları birbirine kavuşturan çizgi film, bugün iki metrelik bacaklar arasında Uptown Funk söyleyen ve kadınlara asılabilen daha da kötüsü bunu çocuklara aşılayan karakterlere dönüştürülmüş durumda. Klasik Hollywood bakış açısıyla verilen sosyal mesajlarının ise her zaman “aile ve aile bağları” bazında kaldığını düşünürsek, bu kez de değişen bir durum olmadığını söyleyebiliriz.

Toparlamak gerekirse; Alvin ve Sincaplar: Yol Macerası; beşincisi, altıncısı, onuncusu da çekilse herhangi bir fark teşkil etmeyecek olan, izlenip gülümsenebilecek ancak bir çocuk gözüyle bakıldığında eğlencesinin altında tehlikelerin de bulunduğunu göz ardı etmeden izlenmesi gereken bir film olarak değerlendirilebilir.

Sinema yolculuğuna 2007 yılında Tim Hill ile başlayan Alvin ve Sincaplar, izleyicinin karşısına çıkmaya dördüncü filmleri olan Alvin ve Sincaplar: Yol Macerası ile devam ediyor; ancak bu kez yönetmen olarak Walt Becker’ı görüyoruz. Alvin ve Sincaplar sinematik yolculuklarına 2007 yılında başlamış olsa da hikayeleri oldukça eski. 1960’larda da çocukların çizgi film olarak izledikleri karakterler olan Alvin, Theodore ve Simon yine şarkı söylemeleriyle ünlü olan; biri bilimle uğraşan, biri fırlama bir diğeri ise sevimli ve tombik üç küçük sincaptı. Ülkemizde 90’larda izlenmeye başlayan seri ise 60’ların çizgi filminin bir yeniden çevrimiydi aslında. O dönemde de şuan olduğu gibi sincaplar izleyiciyi ikiye bölmüştü: Çok sevenler ve nefret edenler. Bu durum şimdi de devam ediyor ancak ibre sevmeyenlerin tarafına dönmüş durumda. Bu değişimin sebeplerine Alvin ve Sincaplar animasyonunun konusundan bahsettikten sonra değineceğim. Alvin, Theodore ve Simon’ın babaları gibi gördükleri Dave’in hayatına yeni bir kadının girmesiyle sincapların cephesinde işler farklı bir hal alır. Samantha’yı sevseler de oğlu Miles başlangıçta tam bir villain olarak konumlandırılır ve sincaplara eziyet etmeye başlar; ancak Miles yalnızca hedef şaşırtan bir villaindır. Filmin gerçek kötü karakteri ise Suggs’tır.  Alvin, Theodore ve Simon, Dave’in bir yüzük aldığını görürler ve buna ek olarak Dave sevgilisini Miami’ye götürecektir. İki durumdan ortak bir sonuç çıkaran Miles ve sincaplar, oluşması muhtemel bu aileyi engellemek için Dave ve Samantha’nın peşinden Miami’ye gitmeye karar verirler. Gizlice bindikleri uçakta çeşitli facialara yol açan dörtlünün peşine bir havayolları müfettişi olan Suggs düşer. Dörtlünün Miami’ye bir an önce varmaya çalışıp Suggs’tan kaçmasına dayanan bir olay örgüsünün etrafında şekillenen filmde, Miles ve sincapları sürpriz bir son beklemektedir. Hikayeye bolca şarkının ve eğlencenin eşlik ettiği film, yetişkin izleyiciyi ara ara güldürecek sahnelerle desteklenirken, çocuk izleyicileri ise genel anlamda eğlendirecektir ancak bu eğlence her zaman olduğu gibi sorgulanması gereken bir eğlencedir. Alvin ve Sincaplar: Yol Macerası ve Popüler Kültür Alvin ve Sincaplar’a karşı git gide artan negatiflikte 90’larda bu çizgi seriyi seven ve bugün yetişkin olarak çocukluğunun tadını sinema salonunda bulmaya çalışan yetişkinlerin de payının yadsınamaz olduğunu belirtmek gerekir. Bunun sebebi de Alvin ve Sincaplar’ın ruhunun değişmesi ve popüler kültüre kurban gitmesi olarak düşünülebilir. Bir zamanlar söyledikleri Let The Wall Come Down şarkısıyla Berlin duvarını yıkan ve insanları birbirine kavuşturan çizgi film, bugün iki metrelik bacaklar arasında Uptown Funk söyleyen ve kadınlara asılabilen daha da kötüsü bunu çocuklara aşılayan karakterlere dönüştürülmüş durumda. Klasik Hollywood bakış açısıyla verilen sosyal mesajlarının ise her zaman “aile ve aile bağları” bazında kaldığını düşünürsek, bu kez de değişen bir durum olmadığını söyleyebiliriz. Toparlamak gerekirse; Alvin ve Sincaplar: Yol Macerası; beşincisi, altıncısı, onuncusu da çekilse herhangi bir fark teşkil etmeyecek olan, izlenip gülümsenebilecek ancak bir çocuk gözüyle bakıldığında eğlencesinin altında tehlikelerin de bulunduğunu göz ardı etmeden izlenmesi gereken bir film olarak değerlendirilebilir.

Yazar Puanı

Puan - 35%

35%

Alvin ve Sincaplar: Yol Macerası; beşincisi, altıncısı, onuncusu da çekilse herhangi bir fark teşkil etmeyecek olan, izlenip gülümsenebilecek ancak bir çocuk gözüyle bakıldığında eğlencesinin altında tehlikelerin de bulunduğunu göz ardı etmeden izlenmesi gereken bir film olarak değerlendirilebilir.

Kullanıcı Puanları: 4.55 ( 1 votes)
35
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi