Önceki Sayfa1 / 11Sonraki Sayfa

Festival organizasyonu yapmak oldukça külfetli bir iştir. Özellikle yaptığınız festival sinema üzerine ve uluslararası bir alanda düzenleniyor ise bu organizasyonu yaparken çok daha titiz ve seçici olmanız gerekir.  Yıl boyunca, dünyanın hemen hemen her yerinden yüzlerce ve hatta binlerce film belirleyip, bu filmler arasından elemeler yaparak bir seçki oluşturmak kesinlikle saygı duyulacak bir çabadır. Festival komiteleri ve ekipleri sene boyunca bu seçkileri oluşturup, festivalde hangi filmlerin gösterileceğini kamuoyuyla paylaştıklarında ise bizim gibi film aşıklarının karnında kelebekler uçuşur. Hemen kaleme kağıda sarılır ve festivalde gösterilecek filmlerin listelerini yapmaya başlarız. Festival biletlerinin satışa çıktığı gün oluşan devasa kuyruk sıralarında beklemekten ayaklarımıza kara sular iner; ama yine de pes etmeyiz, bekleriz sıramızın gelmesini. Çünkü biz film aşıkları için, henüz hiçbir yerde gösterilmemiş ya da belki de hiç gösterilmeyecek filmleri o büyülü perdede izlemek demek, yıllardır yüzünü görmeye hasret kaldığımız sevgiliye kavuşmak gibidir. Ve biliriz ki sevgili de bize yüzünü göstereceği o eşsiz an’ı iple çekmektedir. Kendi adıma benim festival serüvenim tam olarak bu şekilde başladı. Henüz 15-16 yaşlarında yeni yetme bir lise öğrencisiyken tanıştığım Uluslararası İstanbul Film Festivali, kalbimi çalalı neredeyse 10 yıl olmuş. Kendisiyle tanıştığım o ilk Nisan’dan beri, her yılın Nisan ayını iple çeker dururum. Aynı heyecan, aynı kavuşma özlemiyle beklerim festivalin gelişini. Bana Pasolini’yi, Fassbinder’i, Haneke’yi, Godard’ı, Bergman’ı, Tarkovski’yi ve ardıllarını o büyülü fenerin ışığında sunan hep İstanbul Film Festivali olmuştur.

Bu sene 34. yaşını kutlayacak olan Uluslararası İstanbul Film Festivali ilk kez, 1982 yılının yaz aylarında İstanbul Festivali kapsamı altında ‘Sanatlar ve Sinema’ temalı altı filmin gösterildiği bir “film haftası” olarak başlar.  1983 yılında ise İstanbul Festivali boyunca süren bir aylık süre içerisinde, ‘Uluslararası İstanbul Sinema Günleri’ isimli seçkide 36 yabancı film izleyiciyle buluşturulur. 1984 yılından itibaren ‘Sinema Günleri’ adıyla her yılın nisan aylarında düzenlenen ayrı bir etkinlik olması kararlaştırılan festivale, 1985 yılında Şakir Eczacıbaşı’nın büyük özverileriyle biri uluslararası diğeri ulusal olmak üzere iki yarışmalı bölüm eklenir. Festivalde ilk kez 1985 yılında verilen büyük ödül olan Altın Lale’yi, Michael Radford tarafından George Orwell’ın aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanan Bin Dokuz Yüz Seksen Dört isimli film kazanır. 1989 yılında Uluslararası Film Yapımcıları Dernekleri Federasyonu (FIAPF) tarafından, ‘özel konulu, yarışmalı festival’ statüsüne layık görülen Sinema Günleri, ‘İstanbul Film Festivali’ adını da bu şekilde alır. Festivalde yer alan Uluslararası Yarışma’ya yalnızca sanat (yedi sanatla ilgili) teması üzerine filmler veya uyarlamalar katılabilmektedir. Gösterilen filmlerin sayısı itibariyle de Türkiye’deki en kapsamlı film festivali olan İstanbul Film Festivali, Türkiye’nin en büyük film festivali olarak kabul edilmektedir.

34. İstanbul Film Festivali’nin izleyicilerle buluşmasına yalnızca bir iki gün kala, bizler de sizler için bugüne dek özellikle Uluslararası Yarışma’da Altın Lale ödülüne layık görülen en iyi filmler üzerine özel bir dosya yapmak istedik. Bu dosyada, festivalin Uluslararası Yarışma kategorisinde En İyi Film ödülüne layık görülen iki Türk filmi dışında, Ulusal Yarışma kategorisinde Altın Lale’yi kucaklayan ve bizleri oldukça heyecanlandıran özel bir film daha yer aldı. Bu noktada, bu seneki festivalin Uluslararası Yarışma kategorisinde jüri başkanlığı yapacak olan Türk Sineması’nın yaratıcı yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz’un da İstanbul Film Festivali tarihi boyunca beş defa En İyi Yönetmen Ödülü’ne layık görüldüğünü belirtmek gerekir. Tüm sinema aşıkları ve festival takipçilerine şimdiden bol koşuşturmacalı ve keyifli bir festival dileriz.

34. İstanbul Film Festivali önerilerimizle ilgili detaylı bilgiye şuradan ulaşabilirsiniz.

Önceki Sayfa1 / 11Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi