Beyazperdede Soğuk Savaş’ı ele alan aksiyon sineması denince akla ilk gelenler, çoğunlukla ajanların başrolde olduğu filmler olmuştur. Elbette, zamanın değişmesiyle bu etki yavaşça azaldı ve yerinin zamanla başka hikayelere bıraktı. Ancak ajanların karizması ve çekiciliği, sinema izleyicisi için ön planda olmaya devam etti. Bond serisinin devamlılığı ile, yapılan film sayısı azalsa da, türe olan ilgi azalmadı. Ama, artık Soğuk Savaş dönemi gibi devletler arası meselelerden ziyade, silah ve uyuşturucu kaçakçılarına, nükleer bombaya sahip örgütlere karşı mücadele eden ajanlar izlemeye başladık. Hikayeler bu yönde evrilince, ajan tipleri de ister istemez arttı ve çok uluslu örnekler görmeye başladık. Ajanların zamanla değişen üslupları da türe başka bir boyut kazandırdı demek yanlış olmaz. Mizah ögeleri barındıran filmler hep olsa da, mizahın aksiyon kadar ağır bastığı örnekler artmaya başladı. 2010’lu yıllarda başta Red – Hızlı ve Emekli’nin iki filminde, son olarak da bu yılın başında vizyona giren Kingsman: Gizli Servis‘de gördüğümüz üzere mizahın artık, ajanların başrolde olduğu aksiyon filmlerinin olmazsa olmaz özelliklerinden biri haline geldiğini söyleyebiliriz. Bond ekolünden biraz sıyrılan ve belki kendini başka ufuklara açan bu türün en son ve iyi örneklerinden biri de Melissa McCarthy, Jude Law ve Jason Statham gibi isimlerin başrolünde olduğu Ajan – Spy.

Susan Cooper (Melissa McCarthy) ile Bradley Fine (Jude Law), CIA’in özel görevleri için beraber çalışan bir ekiptir. Bradley sahada tehlikenin ortasına atılan havalı bir ajanken, Susan ise onun gözü kulağı olan bir masa başı ajanıdır. Oldukça tehlikeli bir silah kaçakçısının, aralarında Rick Ford (Jason Statham)’un da bulunduğu CIA’in bütün saha ajanlarını deşifre etmesiyle, Susan kendisini Avrupa’da, tehlikeli bir kovalamacanın ortasında bulur.

Yönetmenliğini genellikle televizyona yaptığı işlerle tanınan Paul Feig’in üstlendiği Ajan, ilk olarak mizah ağırlıklı üslubuyla ön plana çıkıyor. Mizahla işlediği olay örgüsünü çeşitlendirmeyi başaran yönetmen, hem güldürmeyi çok iyi başarıyor, hem de hikayesini zayıflatmadan belli bir standart oturtarak ilerletiyor. Bakıldığı zaman, Bond ekolünden sıyrılan çoğu ajan komedisinin olay örgüsü kurmakta pek çok sıkıntı çektiğini görebiliriz. Türün doğasına aykırı bir biçimde oldukça yüzeysel ve basit ilişkilerle devam edilmeye çalışılan filmler daha ilk sahneden düşüp, zevksiz bir hal almaya başlıyor. Ancak Paul Feig, buna izin vermeyerek ve aynı zamanda içinden çıkamayacağı bir karmaşa da yaratmayarak, ayarında bir olay örgüsüyle filmini zenginleştirmeyi başarıyor. Genel olarak Ajan; gerçekçi entrikalar, iki taraflı ajanlar ve katmanlı bir olay örgüsüyle alıştığımız ajan filmlerinin ya da iddialı bir dramın sahip olması gereken hemen hemen tüm özellikleri barındırıyor. Ayrıca yönetmenin televizyonda kullandığı tekniklerde ısrarcı olmayıp, sinemanın dinamiklerine göre hareket etmesi filmin temposunun yerli yerinde seyretmesini sağlıyor.

Paul Feig’in film içinde ekstra özen gösterdiği kısımlar net biçimde belli oluyor. Elbette, bunların başında da karakterler geliyor. Her karakterin tutarlı bir geçmişi olduğunu ve davranışlarının özgünlüğünü fark etmemiz uzun sürmüyor. Bununla beraber yönetmenin filmin ilk kısımlarında ortaya attığı ucu açık göndermeleri de, çok geciktirmeden ve uzatmadan filmin devamında açıklığa kavuşturması senaryosunun tutarlılığı güçlendiriyor.

Ajan, mekan kullanımında çarpıcı örnekler barındırmıyor ya da ağzı açık bırakan aksiyon sahneleri içermiyor. Ancak hemen her sahnede tutarlı bir atmosfer oluşturmayı başarıyor. Görüntü yönetmenliğinde yer yer sıkıntılar olsa da, bu sıkıntılar filmin akıcılığı içinde rahatlıkla göz ardı edilebiliyor. Paul Feig’in beyazperdedeki ortaklarından biri olan Melissa McCarthy, filmi çok iyi taşıyor. O da televizyondaki başarılı işlerinin ardından beyazperdede kendini bir süredir gösteren isimlerden biri. Yine Feig gibi, McCarthy de beyazperdenin dinamiklerini artık tamamıyla kavramış vaziyette. Feig ile çalıştığı önceki filmlerinden olan Nedimeler – Bridesmaids ile 84. Oscar Ödülleri’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında aday gösterilen McCarthy, uzunca bir süre daha komedi filmleri için aranan oyunculardan biri olacak gibi duruyor. Jude Law ve Jason Statham da filmi yukarı çeken performanslar sergiliyorlar. Özellikle Jason Statham, oldukça uzun bir süre sonra kendisini oynamadığı bir karakterle karşımıza çıkıyor diyebilirim. Filmografisi içerisinde hemen hemen sürekli aynı tiplere hayat verdiğini düşündüğümüzde, Rick Ford farklı bir yerde duracaktır. Jude Law için söyleyebileceğim tek şey ise; Dom Hemingway ile iyice mahvetmeye başladığı kariyerini toparlamak için iyi tercihlerine devam etmesine sevindim.

Bu yılın en komik aksiyon filmlerinden biri olan Ajan; hem bir ajan filminin gizemini ve heyecanını, hem de özgün komedi üslubunu bir araya getirerek eğlenceli dakikalar vadediyor. Oyuncularının birbirleri arasındaki uyumu ile yükselen Ajan için, haftanın en iddialı filmi demek de yanlış olmaz.

Beyazperdede Soğuk Savaş'ı ele alan aksiyon sineması denince akla ilk gelenler, çoğunlukla ajanların başrolde olduğu filmler olmuştur. Elbette, zamanın değişmesiyle bu etki yavaşça azaldı ve yerinin zamanla başka hikayelere bıraktı. Ancak ajanların karizması ve çekiciliği, sinema izleyicisi için ön planda olmaya devam etti. Bond serisinin devamlılığı ile, yapılan film sayısı azalsa da, türe olan ilgi azalmadı. Ama, artık Soğuk Savaş dönemi gibi devletler arası meselelerden ziyade, silah ve uyuşturucu kaçakçılarına, nükleer bombaya sahip örgütlere karşı mücadele eden ajanlar izlemeye başladık. Hikayeler bu yönde evrilince, ajan tipleri de ister istemez arttı ve çok uluslu örnekler görmeye başladık. Ajanların zamanla değişen üslupları da türe başka bir boyut kazandırdı demek yanlış olmaz. Mizah ögeleri barındıran filmler hep olsa da, mizahın aksiyon kadar ağır bastığı örnekler artmaya başladı. 2010'lu yıllarda başta Red - Hızlı ve Emekli'nin iki filminde, son olarak da bu yılın başında vizyona giren Kingsman: Gizli Servis'de gördüğümüz üzere mizahın artık, ajanların başrolde olduğu aksiyon filmlerinin olmazsa olmaz özelliklerinden biri haline geldiğini söyleyebiliriz. Bond ekolünden biraz sıyrılan ve belki kendini başka ufuklara açan bu türün en son ve iyi örneklerinden biri de Melissa McCarthy, Jude Law ve Jason Statham gibi isimlerin başrolünde olduğu Ajan - Spy. Susan Cooper (Melissa McCarthy) ile Bradley Fine (Jude Law), CIA'in özel görevleri için beraber çalışan bir ekiptir. Bradley sahada tehlikenin ortasına atılan havalı bir ajanken, Susan ise onun gözü kulağı olan bir masa başı ajanıdır. Oldukça tehlikeli bir silah kaçakçısının, aralarında Rick Ford (Jason Statham)'un da bulunduğu CIA'in bütün saha ajanlarını deşifre etmesiyle, Susan kendisini Avrupa'da, tehlikeli bir kovalamacanın ortasında bulur. Yönetmenliğini genellikle televizyona yaptığı işlerle tanınan Paul Feig'in üstlendiği Ajan, ilk olarak mizah ağırlıklı üslubuyla ön plana çıkıyor. Mizahla işlediği olay örgüsünü çeşitlendirmeyi başaran yönetmen, hem güldürmeyi çok iyi başarıyor, hem de hikayesini zayıflatmadan belli bir standart oturtarak ilerletiyor. Bakıldığı zaman, Bond ekolünden sıyrılan çoğu ajan komedisinin olay örgüsü kurmakta pek çok sıkıntı çektiğini görebiliriz. Türün doğasına aykırı bir biçimde oldukça yüzeysel ve basit ilişkilerle devam edilmeye çalışılan filmler daha ilk sahneden düşüp, zevksiz bir hal almaya başlıyor. Ancak Paul Feig, buna izin vermeyerek ve aynı zamanda içinden çıkamayacağı bir karmaşa da yaratmayarak, ayarında bir olay örgüsüyle filmini zenginleştirmeyi başarıyor. Genel olarak Ajan; gerçekçi entrikalar, iki taraflı ajanlar ve katmanlı bir olay örgüsüyle alıştığımız ajan filmlerinin ya da iddialı bir dramın sahip olması gereken hemen hemen tüm özellikleri barındırıyor. Ayrıca yönetmenin televizyonda kullandığı tekniklerde ısrarcı olmayıp, sinemanın dinamiklerine göre hareket etmesi filmin temposunun yerli yerinde seyretmesini sağlıyor. Paul Feig'in film içinde ekstra özen gösterdiği kısımlar net biçimde belli oluyor. Elbette, bunların başında da karakterler geliyor. Her karakterin tutarlı bir geçmişi olduğunu ve davranışlarının özgünlüğünü fark etmemiz uzun sürmüyor. Bununla beraber yönetmenin filmin ilk kısımlarında ortaya attığı ucu açık göndermeleri de, çok geciktirmeden ve uzatmadan filmin devamında açıklığa kavuşturması senaryosunun tutarlılığı güçlendiriyor. Ajan, mekan kullanımında çarpıcı örnekler barındırmıyor ya da ağzı açık bırakan aksiyon sahneleri içermiyor. Ancak hemen her sahnede tutarlı bir atmosfer oluşturmayı başarıyor. Görüntü yönetmenliğinde yer yer sıkıntılar olsa da, bu sıkıntılar filmin akıcılığı içinde rahatlıkla göz ardı edilebiliyor. Paul Feig'in beyazperdedeki ortaklarından biri olan Melissa McCarthy, filmi çok iyi taşıyor. O da televizyondaki başarılı…

Yazar Puanı

Puan - 75%

75%

75

Bu yılın en komik aksiyon filmlerinden biri olan Ajan, hem bir ajan filminin gizemini ve heyecanını, hem de özgün komedi üslubunu bir araya getirerek eğlenceli dakikalar vadediyor.

Kullanıcı Puanları: 4.25 ( 3 votes)
75
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi