Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Oscar ödüllü oyuncu Adrien Brody heykelciği eline almasını sağlayan The Pianist filminden bu yana birçok sinemasever tarafından tanınan ve sevilen bir oyuncu oldu. The Pianist’in öncesinde ve sonrasında da birçok başarılı işe imzasını atan başarılı aktör son yıllarda pek ortada görünmüyormuş gibi dursa da, aslında hala üretmeye devam ediyor. İnişlerle ve çıkışlarla ilerleyen kariyeri boyunca kendi standartını oluşturmasını da bildi. Bağımsız yönetmenlerden, Hollywood stüdyolarına kadar yedinci sanatın icra edilebildiği her şartta filmler çekmiş bir aktör Brody. Gittikçe olgunlaşan ve kendine has bir şekilde yerleşen oyunculuk üslubu da onu her daim öne çıkarmaya yetiyor. Günümüzde yer aldığı her işte ön plana çıkmasını bilen ve bir şekilde farklılık yaratabilen aktörlerin başında gelen Brody’nin, bu konuda istikrarlı bir grafik çizdiğini söylemeke yanlış olmaz.

Adrien Brody, ne Oscar ödülü kazanmadan önce ne de sonra bir yıldız olmadı. Kalitesine güvenilir sağlam bir oyuncu oldu her zaman. Bu başta onun için bir dezavantaj gibi görünse de, aslında ona istediği projelere doğru adım atma imkanı sağlıyor belki de. Tercih ettiği filmlerine bakınca böyle bir çıkarım yapmak mümkün olabiliyor. Zengin ve çeşitli filmografisi, onun oyunculuk yetenekleri açısında da yorum yapma olanağı sağlıyor. Metot oyunculuğu gibi tekniklere pek başvurmadan, aynı yıl içerisinde pek çok farklı role girerek üretkenliğini ortaya koyabilmesi de onu aranan bir isim yapıyor. Doğum günü şerefine Oscarlı aktörün kariyerinde önemli yer tutan 9 filmini sizler için derledik.

Adrien Brody ve Unutulmaz 9 Performansı

The Thin Red Line

adrien-brody-the-thin-red-line-filmloverss

Terence Malick sineması, sinemaseverleri genellikle ikiye ayırır. Bazı sinemaseverler yönetmenin sinematografisini ve anlatımını çok değerli bulurken; bazıları da yalnızca sinematografisine takdirlerini sunarken, senaryo bağlamında zayıf olduğunu düşünürler. Sinemaseveleri keskin bir biçimde bölen Malick’in filmografisindeki filmlerden bir tanesi olan The Thin Red Line, yıldızlarla dolu kadrosuyla göz dolduran bir yapım başlangıçta. İkinci Dünya Savaşı’nda geçen ve James Jonas’ın otobiyografik romanından uyarlanan filmin başrollerini Sean Penn, Nick Nolte ve Jim Caviezel gibi isimler oluşturuyor. Adrien Brody yine yan rollerden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Filmin barındırdığı isimlerin yarattığı baskıdan kötü etkilenen ve Malick’in odak noktasının Jim Cavaizel’in karakterine kaymasıyla gittikçe gözden düşer bir hale gelmiş. Ancak yedi Oscar adaylığı bulunan The Thin Red Line’ın Brody’nin filmografisinde oldukça şık durduğu da bir gerçek. The Pianist’le birlikte Oscar heykelciğine uzanan yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olduğunu söylemek de mümkün. Her ne kadar Brody’nin karakteri Onbaşı Fife’ın replikleri bir iki satırdan fazla olmasa da, kariyerinin ilerleyen adımları için önemli bir adım olduğu da su götürmez.

The Pianist

adrien-brody-the-pianist-filmloverss

Apartman Üçlemesi ve Rosemary’nin Bebeği gibi filmleriyle önemli bir sinemacı olduğunu yıllar öncesinden gösteren Roman Polanski’nin 2000’lere çok başarılı bir açılış yapmasını sağlayan The Pianist, Adrien Brody’nin kendini en net biçimde gösterdiği filmlerin başında gelir. İkinci Dünya Savaşı sırasında, Alman işgaline uğrayan Polonya’da yaşayan yahudi bir piyaniste hayat veren Brody, filmin bütün ağırlığını çok iyi taşımış demek hiç yanlış olmaz. Gerçekçi oyunculuğunun çıtasını yükseltmekle kalmamış, ayrıca bu konuda aşılması zor bir eşik de oluşturmuştur diyebiliriz. Brody’nin filmdeki performansı halen benzer minvaldeki filmler söz konusu olduğunda sıkça kıstas olarak kullanılır. Kariyerinin de en önemli filmi olan The Pianist, ona En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ı olarak döndü. The Pianist’le aldığı ilk ve tek Oscar adaylığından ödülle dönmesi elbette kimseyi şaşırtmamıştı. Adrien Brody’nin en göz önünde olduğu ve onu artık uluslararası olarak her kesimin tanımasına sebep olan The Pianist, belki de kendi kariyeri için de aşılması en zor engel. Ünlü oyuncunun hayatının dönüm noktası olan bu film, kariyerinin geleceği için de bir o kadar büyük bir engel haline gelecekti. Kendisinin oluşturduğu yüksek performans eşiğini yıllardır kendisi de geçemedi.

The Village

adrien-brody-the-village-filmloverss

M. Night Shyamalan’ın parlak döneminin son filmi diyebileceğimiz The Village, sonradan tekrar işleyeceği paranormal olaylara yöneldiği ilk filmlerinden bir tanesi. Başrollerinde Joaquin Phoenix, Adrien Brody, Brendan Gleeson ve Bryce Dallas gibi isimleri bulunduruyor. Adrien Brody’nin Oscarlı bir aktör olarak rol aldığı ilk filmlerden biri olan The Village’de zihinsel engelli bir insanı canlandırıyor. Shyamalan’ın yönetimsel hakimiyetlerini yitirmeye başladığını net biçimde görmeye başladığımız ilk filmi olan The Village’da Adrien Brody ve Joaquin Phoenix’in performansları filmi taşıyor. Filmi senaryo ve akış sorunları arasında oyunculuk performanslarıyla hayatta kalmaya çabalaması elbette bir yerde yetersiz kalıyor ancak, Brody’nin ve Phoenix’in performanslarının göz ardı edilemeyeceğini belirtmek gerek. Adrien Brody’nin o zamana kadarki en farklı rollerinden biri olan Noah Percy, ünlü aktörün yetenekleriyle filmi adeta taşıyan bir hale geliyor. Elbette, birkaç oyuncunun performansıyla film daha iyi bir noktaya gelmiyor ancak, filmin izlenebilirliğini arttırdığı kesin.

King Kong

adrien-brody-king-kong-filmloverss

Oscarlı yönetmen Peter Jackson’ın yapılmış başarılı yeniden çevrimler arasında gösterebileceğimiz 2005 tarihli King Kong filmi, o yılın ses getiren filmlerinden biri olmuştu. Jack Black, Naomi Watts, Andy Serkis ve Adrien Brody’li kadrosuyla da göz dolduran King Kong elbette özel efektlerinin başarısıyla da dikkat çekmişti. Filmde Jack adlı bir senaristi canlandıran Adrien Brody, belki de başka bir oyuncunun elinde fazlasıyla pasif kalabilecek bir rolü etkili bir biçimde ön plana çıkarmasını bilmişti. Canlandırdığı rolü rahatlıkla yan rol olarak nitelendirebiliriz, ancak bu Brody’nin performansına etki eden bir durum değil. Senaryonun ihtiyacını fazlasıyla karşılayan ve hatta bazı noktalarda kendi standartlarını gösterircesine öne çıkan performansı filme etkili bir ritm katmıştı. Brody’nin iyi bir başrol olduğu King Kong’dan üç yıl önce zaten tescillenmişti ama böyle bir stüdyo filminde yan rolü canlandırırken gösterdiği performans, onun filmi destekleyebilecek çok değerli bir unsur olduğunu da belli ediyordu. Yan rollerde gösterdiği etkili performansları Brody’nin filmografisini zenginleştiren ikincil bir etken olmuştu.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi