Adile Naşit’i, herkesten gizlediği adı, herkesten sakladığı acılarıyla analım dedik.

Türkiye olmayan sorunların ülkesi. 80’lerde toplumsal sınıflar, 90’larda Kürtler, 2000’lerde de ekonomik kriz yoktu bildiğiniz üzere. Eh, Ermeniler neden olsun ki? “Hepimiz Ermeniyiz” diye bağırmak için Hrant Dink’in vurulması gerekti, ama hala Adile Naşit’i Adela Naşit (gerçek soyadı da Özcan), Ayhan Işık’ı Ayhan Işıyan olarak anamıyoruz. Tanınırlık da önemli tabii, ama bu isimlerin bu şekilde muhafaza edilmesinin sadece birer sahne isminden, mahlastan ibaret olmadığını da anlamak lazım.

Bizi hala güldüren, “Hafize Ana”mızın, “Masalcı Teyze”mizin hayatı pek de neşeli değildi aslında. Tiyatrocu bir ailede doğmuştu; annesi Amelya Hanım tiyatro oyuncusu, babası Naşit Bey de tuluat sanatçısıydı (bir nevi orta oyunu). Ondan iki yaş büyük abisi Selim Naşit Özcan da Ruhsar‘ı izleyebilmiş olanların çok aşina olduğu “Ruşen Amca’nın oğlu Sedat” kalıbında geçen Ruşen Amca’dır aslında (elbette iyi bir tiyatro oyuncusunu rol aldığı popüler bir diziyle anmak hatalı ama bu defalık bir istisna yapalım). Babasının ölümünden sonra 14 yaşında İstanbul Şehir tiyatrolarıyla tanıştı Adela, sonra Muammer Karaca ile çalışmaya başlayıp daha sonra kurulan Muammer Karaca Tiyatrosu‘nda 1960 yılına kadar çalıştı. Film kariyeri ise 1947’de Yara filmiyle başlamıştı.

Bu arada 1950 yılında ailesine eklenen bir diğer isim, eşi Ziya Keskiner de tiyatrocu ve tiyatro yönetmeniydi. Ziya Keskiner, Selim Naşit Özcan ve Adile Naşit’in beraber kurduğu Naşit Tiyatrosu‘nun dağılmasının ardından Masalcı Teyze 1963-1975 yılları arası Gazanfer Özcan- Gönül Ülkü tiyatrosunda da yer aldı. Biz onu daha çok Hababam Sınıfı filmleriyle ve Münir Özkul’la birlikte yer aldığı filmlerle tanıdık, ama filmografisi nice güzel film dolu aslında.

Fakat arka planda bilmediklerimiz de vardı. 1952 yılında dünyaya gelen oğlu Ahmet’in ilkokul ikinci sınıfta kalbinde delik olduğu ortaya çıkmıştı. 1966 yılında Ahmet başarılı olduğu düşünülen bir kalp operasyonu geçirdi, fakat hemen ardından girdiği komadan uyanamadığında yalnızca 16 yaşındaydı. Adile Naşit, bu haberi aldığında, hem doğum günüydü hem de Gazanfer Özcan ve Gönül Ülkü’yle beraber turnedeydi, ve her şeye rağmen sahneye çıkıp seyircileri güldürdü o gün.

1982 yılında, gene çok kötü bir haberi, oyun arasına denk geldi. 32 yıllık hayat arkadaşı Ziya Keskiner ölmüştü. Bu defa oyunun sonuna kadar kimse haberi vermeye cesaret edemedi. Daha sonra 1983 yılında Cemal İnce’yle evlendi, eşinin ölümü henüz taze diye gizlice evlendi hem de. Fakat beş yıl sonra, 1987 yılının Aralık ayında, geçirdiği bağırsak kanseri sonucu hayata gözlerini yumdu. Oğlu Ahmet ve ilk eşi Ziya Keskiner’in yanına, Karacaahmet Mezarlığı’na gömüldü.

Vikipedia‘da kendisi hakkında yazılanlara bakınca fark ediyorsunuz ki, biz bu denli sevilen bir insanın Ermeni olmasından çok korkmuşuz: “annesi de Türkiye Ermenisi tiyatro oyuncusu” diye bir ifadenin dışında bu konuda sessizlik olduğu gibi, Türkiye Ermenisi lafındaki mübalağalı vurgu insanı oldukça üzen türden. Onun da ötesinde, yeğeni Naşit Özcan (Selim Naşit Özcan’ın oğlu) durumu “Bu hedef göstermek gibi bir şeydir!” sözleriyle reddetmiş olması durumun vahametini gösterir nitelikte. İnsanların kültürel pratiklerinin kökenini tarihsel olarak tartışamayıp halen daha bunu bir hakaret olarak algılayan kültür varlığını sürdürüyor yani. Nubar Terziyan’ın Ayhan Işık için verdiği ölüm ilanında “amcan” demesinin, eşi Gülşen Işık’ı ya insanlar gerçek soyadının Işıyan olduğunu anlarsa diye korkutmasından pek de ileri gidememişiz

Umarız tüm çektiklerinin ardından artık güzel uyumayı başarmışsındır güzel kadın. Kuzucukların seni hep sevmişti, onların çocukları hala seviyorlar, torunları da sevecekler.

  • Osman Batur Ünal

    Bu yazının amacı nedir? Adile Naşit de olsa, Adela Özcan da olsa adı, ben O’nun beni “Kuzucuklarım” diye çağırışını hatırlarım. Zorla gözümüze ne sokulmaya çalışılıyor. Ne güzel işte; Ermeniydi ve devlet televizyonundan bir neslin Adile Teyzesi oldu. Ha Ermeniydi, ha Çorumluydu. Bize ne?
    Gerçekten, bu yazının asıl amacı ne? Yazar kimlere “Ben buradayım, ne gerekirse yazarım hatta sineğin yağını çıkarır siZe hizmet ederim” diyor? Dokunmayın Adile Teyzeme.

    40 yaşında bir kuzucuk
    Osman Batur Ünal

  • seda türk

    Son derece gereksiz bir yazı olmuş. 40 yaşındayım istanbul kökenliyim. Şu yazıda bilmediğim hiçbir şey yok. Gizlenen birşey de yok. Söylenmeyen şeyler var. Tiyatroya giden biraz sosyal hayatın içinde olan herkes herşeyi biliyordu zaten. Sanki Ermeni olduklarını bilmediğimiz için sevmisiz gibi izlenim yaratmaya çalışmışsın. Ne kadar gereksiz bir yazı olmuş.

  • Yılmaz

    Bu yazı bu ülkenin içinde olan ırkçılığı güzel bir şekilde ortaya koymuş. Türk toplumunun,bürokrasisinin geçmişten beri süregelen farklı toplumları kültürleri içine hapsetme türkleştirme çalışmalarını göz önüne seren güzel bir yazı.

  • Pınar Mediocre

    Yazının başlığı çok güzel lakin başlıkla alakalı bir şey anlatmamışsınız. Bu vasat bile olamamış bir biyografi yazısı. Ermenilerin Türk Sineması’na katkıları yadsınamaz, bunu kimse inkar etmez. Kaldı ki Ermeniler bunu kimsenin başına kakmaz. Keşke bu yazıyı bir Ermeni kaleme alsaydı; zira değerli bir isim üzerinden bölücülük yapmak bir Ermeni’nin işi değil.

  • hasan

    Buram buram düşmanlık kokan bir yazı. Bu toplum iyi olan herkesi çok sevdi. Hayko cepkini sevdiği gibi. Ama siz hep altından bir bölücülük çıkarma derdindesiniz!

    • Batu Anadolu

      Merhaba,
      Yazının neresinden bir düşmanlık havası sezdiğinizi ya da bizi bölücü (!) olmakla suçlayacak kadar yeterli ipucunu edindiniz bilmiyorum. Bu toplum iyi olan herkesi çok sevdi gibi genel geçer bir yaklaşımı da kabul edelim diyelim. Bence Yeşilçam’da emek vermiş gayrimüslimlerin tarihini bir araştırın-tabi veri bulabilirseniz- çünkü bu emekçilerin gerçek isimlerine ulaşmanız biraz zor olacaktır. Size göre bu toplum; 6-7 Eylül’de “kötü” insanları ülkeden kovmuş; canlarına ve mallarına kast etmişse de söyleyecek bir şeyim yok. Sadece bu oyuncular neden gerçek isimlerini bile kullanamamışlar bir düşünün isterim.
      Sevgiler.

  • ümran sütçü

    canım adile teyzem..cok sevdi türkler seni ..

  • Adela Adile

    Vallahi annesi Ermeni babası %100 Türk bir oyuncudan hem de Türk sinemasının tartışmasız en sevilen oyuncularından birinden bahsediyoruz bilmem yazan kişi farkında mı? E biz Türkler memleket sorulunca baba nereliyse orayı söyleyen bir toplumuz güya tohum babadan gelir ya…!!! O zaman Ermeni oyuncu demek niye??? Baba Türk… Cem Karaca’ya Ermeni anne Azeri babadan dolayı ne diyoruz mesela yazan onuda bi düşünsün… Ne gereksiz yok adını kullanamamış lafları filan… Emin olun kullansaydı da Adela Naşit ya da Özcan ya da Keskiner deseydi de farketmezdi… Herkes onu yine Hafize ana diye bağrına basacaktı… Gereksiz ve tam da Naşit Özcan yeğenin dediği gibi hedef göstermek için yazılmış bir yazı gibi duruyor böyle bakınca… Wikipedia dan farkı yok… Ayhan Işık’ta Işıyan’ı kullansaydı değişmezdi… Zaten emin olun 6-7 Eylül olaylarında başı çekenlerin torunlarına hala sevdiremezsiniz ne Adela’yı ne Cem’i ne de Ayhan’ı… İyice b.ka sarıyor zaten memleket hala köken tartışması yapıyoruz… Türk aklımla bana göre babası Türk olan Türktür cart curt o zaman… Elinize ne geçti bilmem bunu yazınca… Allah ıslah etsin…

  • suheyla gencer

    adile teyzeme dokunmayin.kim olursa olsun o benim adile teyzem.bu yaziyi yazan yazar in amaci ne onu anlamadim.adile teyzem mubar amcam ve cem karaca ve daha nice ermeni asilli ! ki biz onlari asla ermeni olarak gormedik onlar bizim icimizden birisi-insallah suan bulunduklari rabbimin huzurunda en iyi yerdedirler.mekanlari cennet olsun.
    45yasinda kuzucuklarndan biri

  • Kayhan

    Öncelikle adı Adela değil, Adile idi… Kafanızda kurguladığınız şey ne bilmem ama o adı ona babası koydu, kendisi de gurur ile taşıdı… Selim Naşit Özcan’a neden bir isim bulamadınız ona şaşırdım… Ayhan Işık’ın soy adı “Işıyan” dı ama kendisi Türktü… Nubar Terziyan’ın amcam hitabını, aynı Ayhan Işık’ın ailesi gibi siz de yanlış yorumlamışsınız… Yarım yamalak bilgi ile yazılmış bu makalenin ikinci kere gözüme çarpması ilginç…

    Son olarak, Ermeniler de, Türkler ve diğer etnisiteler kadar bu ülkenin sahibidirler… Çok çile çektiler, hala da çekiyorlar… Onları böyle yalan yanlış ajitasyonlarla değil, gerçeklerle savunalım…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi