Günden güne daha sıradan senaryolarla beyazperdede boy gösteren romantik komedi filmleri, popülaritesini de zamanla kaybetmeye başladı. Bu monoton dönemde, Fransız Sineması’nın ise romantik komedilere kattığı bir üsluptan bahsetmemiz pekala mümkün. Fransız sinemacı Emmanuel Mouret, bu üslubu kendine göre geliştiren isimlerden bir tanesi. Woody Allen ile arasında benzerlikler kurulan Fransız sinemacı, son filmi Caprice – Acemi Çapkın ile hem kameranın ardında bulunuyor, hem de başrolde boy gösteriyor.

Kendi halinde utangaç bir adam olan Clement (Emmanuel Mouret) gerçek bir tiyatro aşığıdır. Aynı şekilde ünlü bir oyuncu olan Alicia Bardery’e (Virginie Efira) çok büyük bir hayranlık beslemektedir. Alicia ile tanışmalarının ardından kısa bir süre sonra beraber olmaya karar verirler. Ancak tesadüf eseri tanıştığı Caprice (Anaïs Demoustier) ise, Clement’in aklından bir türlü çıkmaz.

Fransa’nın Woody Allen’ı Emmamuel Mouret

Emmanuel Mouret, filmini açılış sahnesinde Paris sokaklarını arkasına alıyor. İlk sahnesinden itibaren orijinal karakterler izleyeceğimizin sinyallerini veriyor. Müzik kullanımıyla sahneler arasında bütünlük sağlamayı da ihmal etmiyor. Ritmini erken bulan Acemi Çapkın, akıcı bir biçimde ilerliyor. Aynı zamanda başrolde bulununa Mouret, ana karakterini anlatıcı olarak da kullanıyor ve böylece karakterizasyonu izleyicinin kafasında soru işaretlerine yer vermeden oluşturmayı istiyor. Filmin karakterlerinin en önemli avantajı basit olmaları. Karmaşalara yer vermeden, gayet tahmin edilebilir karakterler yaratan Mouret; filmi izleyen herkese hitap etmeyi hedeflemiş olmalı ve bunu başardığını söylemek de gayet mümkün.

Orijinal bir hikayeye sahip olmayan Acemi Çapkın, üslubu ve işleyişi ile sivrilmeye çalışıyor. Bunu kısmen başarsa da, monotonluğa kapılarak basmakalıp birçok sahneyi de ortaya çıkarıyor. Bu durum, en başta da bahsettiğim romantik komedilerin hapsolduğu kalıplardan kaynaklanıyor biraz da. Mouret, bunu olabildiğince engellemek için karakterlerini geniş sosyoekonomik ve kültürel bir çerçevede oluşturmuş. Ayrıca, diyaloglarının dinamizmi de, filmin ritminin istikrarı için yönetmenin en önemli kozlarından biri olarak göze çarpıyor.

Mouret’in mizah anlayışı bazı sahnelerde olduka derin ve sağlam ilerliyor. Yönetmenimiz jestlere ve mimiklere mahkum kalmadan, sahnelerin düzeneğini uyarlayarak mizansenler yaratıyor. Tabii, hal böyle olunca bu unsurları bazen kazıp çıkarmak gerekiyor. Fazla derin ve hatta üstü kapalı olan bu mizansenler, filmin ritmini olumsuz etkiliyor. Filmin hem senaristi, hem yönetmeni, hem de başrol oyuncusu olan Mouret, bu tarz aksiliklerin önüne geçemiyor. Aksilik olarak tanımlıyorum çünkü, filmin geneli içerisinde yer eden bu sıkıntılar bazı kısımlarda kotarılabiliyorken, bazı kısımlarda ise rahatsız edici oluyor.

Emmamuel Mouret’e Fransa’nın Woody Allen’ı diyebilmek için ortada haklı sebepler var. Bunların başında, iki sinemacının da birbirine yakın bir sinema dili kullanması yer alıyor. Bir diğeri de, Allen’ın da birçok filminde göndermeler yaptığı üzere, diğer sanat alanlarına olan yaklaşımları gösterilebilir. Acemi Çapkın; tiyatronun, tiyatrocuların ve tiyatro seyircisinin merkezinde ilerleyen bir hikayeye sahip. Büyük tiyatro salonlarından, yeraltı tiyatrolarına; pahalı ve kapalı gişe oynanan temsillerden, bağımsız ve çok az kişinin izlediği temsillere varana kadar tiyatro etrafına kurulmuş. Yönetmenimiz bunu kurarken, tiyatro üzerine çıkarımlar yapmaktan nispeten çekiniyor. Ancak, yeraltı tiyatrosunun senaryosal bağlamda sahip olduğu yenilikçi tavrın “tiyatronun geleceği” olabileceği imasını yapmaktan da geri kalmıyor.

Acemi Çapkın, genel olarak iyi vakit geçirtmek üzere çekilmiş bir film. Bir romantik komedi olarak, izleyici kitlesini kısıtlamayı istemeyen ve olabildiğince geniş çerçevede konular içeren bir yapısı var. Yönetmen Emmamuel Mouret, bu sıradan hikayesinde başarılı karakterizasyonlarını olaylar içinde gayet başarılı işlerken, yer yer sıkıntılarla karşılaşıyor. Buna rağmen izleyenlerin salondan keyifli ayrılmalarını sağlayacak bir film olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Günden güne daha sıradan senaryolarla beyazperdede boy gösteren romantik komedi filmleri, popülaritesini de zamanla kaybetmeye başladı. Bu monoton dönemde, Fransız Sineması’nın ise romantik komedilere kattığı bir üsluptan bahsetmemiz pekala mümkün. Fransız sinemacı Emmanuel Mouret, bu üslubu kendine göre geliştiren isimlerden bir tanesi. Woody Allen ile arasında benzerlikler kurulan Fransız sinemacı, son filmi Caprice - Acemi Çapkın ile hem kameranın ardında bulunuyor, hem de başrolde boy gösteriyor. Kendi halinde utangaç bir adam olan Clement (Emmanuel Mouret) gerçek bir tiyatro aşığıdır. Aynı şekilde ünlü bir oyuncu olan Alicia Bardery’e (Virginie Efira) çok büyük bir hayranlık beslemektedir. Alicia ile tanışmalarının ardından kısa bir süre sonra beraber olmaya karar verirler. Ancak tesadüf eseri tanıştığı Caprice (Anaïs Demoustier) ise, Clement’in aklından bir türlü çıkmaz. Fransa'nın Woody Allen'ı Emmamuel Mouret Emmanuel Mouret, filmini açılış sahnesinde Paris sokaklarını arkasına alıyor. İlk sahnesinden itibaren orijinal karakterler izleyeceğimizin sinyallerini veriyor. Müzik kullanımıyla sahneler arasında bütünlük sağlamayı da ihmal etmiyor. Ritmini erken bulan Acemi Çapkın, akıcı bir biçimde ilerliyor. Aynı zamanda başrolde bulununa Mouret, ana karakterini anlatıcı olarak da kullanıyor ve böylece karakterizasyonu izleyicinin kafasında soru işaretlerine yer vermeden oluşturmayı istiyor. Filmin karakterlerinin en önemli avantajı basit olmaları. Karmaşalara yer vermeden, gayet tahmin edilebilir karakterler yaratan Mouret; filmi izleyen herkese hitap etmeyi hedeflemiş olmalı ve bunu başardığını söylemek de gayet mümkün. Orijinal bir hikayeye sahip olmayan Acemi Çapkın, üslubu ve işleyişi ile sivrilmeye çalışıyor. Bunu kısmen başarsa da, monotonluğa kapılarak basmakalıp birçok sahneyi de ortaya çıkarıyor. Bu durum, en başta da bahsettiğim romantik komedilerin hapsolduğu kalıplardan kaynaklanıyor biraz da. Mouret, bunu olabildiğince engellemek için karakterlerini geniş sosyoekonomik ve kültürel bir çerçevede oluşturmuş. Ayrıca, diyaloglarının dinamizmi de, filmin ritminin istikrarı için yönetmenin en önemli kozlarından biri olarak göze çarpıyor. Mouret’in mizah anlayışı bazı sahnelerde olduka derin ve sağlam ilerliyor. Yönetmenimiz jestlere ve mimiklere mahkum kalmadan, sahnelerin düzeneğini uyarlayarak mizansenler yaratıyor. Tabii, hal böyle olunca bu unsurları bazen kazıp çıkarmak gerekiyor. Fazla derin ve hatta üstü kapalı olan bu mizansenler, filmin ritmini olumsuz etkiliyor. Filmin hem senaristi, hem yönetmeni, hem de başrol oyuncusu olan Mouret, bu tarz aksiliklerin önüne geçemiyor. Aksilik olarak tanımlıyorum çünkü, filmin geneli içerisinde yer eden bu sıkıntılar bazı kısımlarda kotarılabiliyorken, bazı kısımlarda ise rahatsız edici oluyor. Emmamuel Mouret’e Fransa’nın Woody Allen’ı diyebilmek için ortada haklı sebepler var. Bunların başında, iki sinemacının da birbirine yakın bir sinema dili kullanması yer alıyor. Bir diğeri de, Allen’ın da birçok filminde göndermeler yaptığı üzere, diğer sanat alanlarına olan yaklaşımları gösterilebilir. Acemi Çapkın; tiyatronun, tiyatrocuların ve tiyatro seyircisinin merkezinde ilerleyen bir hikayeye sahip. Büyük tiyatro salonlarından, yeraltı tiyatrolarına; pahalı ve kapalı gişe oynanan temsillerden, bağımsız ve çok az kişinin izlediği temsillere varana kadar tiyatro etrafına kurulmuş. Yönetmenimiz bunu kurarken, tiyatro üzerine çıkarımlar yapmaktan nispeten çekiniyor. Ancak, yeraltı tiyatrosunun senaryosal bağlamda sahip olduğu yenilikçi tavrın “tiyatronun geleceği” olabileceği imasını yapmaktan da geri kalmıyor. Acemi Çapkın, genel olarak iyi vakit geçirtmek üzere çekilmiş bir film. Bir romantik komedi olarak, izleyici kitlesini kısıtlamayı istemeyen ve olabildiğince geniş çerçevede konular içeren bir yapısı var. Yönetmen Emmamuel Mouret, bu sıradan hikayesinde başarılı karakterizasyonlarını olaylar içinde gayet başarılı işlerken, yer yer sıkıntılarla karşılaşıyor. Buna rağmen izleyenlerin salondan keyifli ayrılmalarını…

Yazar Puanı

Puan - 61%

61%

61

Acemi Çapkın, genel olarak iyi vakit geçirtmek üzere çekilmiş bir film. Bir romantik komedi olarak, izleyici kitlesini kısıtlamayı istemeyen ve olabildiğince geniş çerçevede konular içeren bir yapısı var.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
61
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi