1986 yılı baharı. Tarih 25 Nisan ve 1 Mayıs kutlamalarına sadece 5 gün var. Sovyet sistemin bir parçası olan Çernobil’de İşçi Bayramı için büyük bir heyecan var. Çoğunlukla reaktör işçilerinin yaşadığı Pripyat kasabasına festival rüzgarları hakim; lunaparklar kuruluyor, geçitler için sokaklar süsleniyor. Tüm halk heyecanla 1 Mayıs’ın hazırlıklarıyla meşgul. Fakat o 1 Mayıs hiçbir zaman gelmeyecek.

26 Nisan sabahı Pripyat halkı bir patlamayla güne başladı. Herkes bunun büyük bir yangın olduğunu sandı; 50’den fazla itfaiye aracı ve gerekli mürettebat bölgeye sevk edildi. Ama o itfayecilerden hiçbiri evine dönmedi. 27 Nisan’da tüm bölge halkı evlerinden apar topar tek bir çöp bile almalarına izin verilmeden tahliye edildi. Pripyat’taki bu olaylar ancak 30 Nisan’da tüm dünyaya açıklandı. 

Büyük bir radyasyon deneyi için yapılan ihmaller sonucu en büyük reaktörlerden biri patlamıştı ve tüm dünya için 100.000 yıl sürecek, insanlığın sonunu getirebilecek kadar tehlikeli bir olay yaşanmıştı. Radyoaktif alanın temizlenmesi için çok çaba sarf edildi ama ne yazık ki bu o kadar da kolay olmadı. “Bir çok askere ordudan emekli olabilmeleri için gereken süreyi dolduracak iki seçenek sunulmuştu. Biri cehennemvari bir kurşun, roket ve bomba yağmurunda, Afganistan’da iki yıldı; diğeri ise sakin, sessiz ve görünmez bir gama ışını yağmurunda, Ünite 4’ün çatısında iki dakika.” Ünite 4’te gömülü olan lahit için 100.000 yıl radyoaktif kalacağı söyleniyor. Mısır’daki piramitlerin yaşının 6000 civarında olduğunu düşünürsek… Milyonlarca insan öldü, yüzbinlerce bebek sakat ve deforme olmuş vücutlarıyla dünyaya geldi. Çevre ülkelerde, ki buna ülkemizin Karadeniz kıyıları da dahil binlerce insan kansere bağlı sebeplerden hayatını kaybetti ve kaybetmeye de devam ediyor. 

Holywood sinemasının taze kan aradığı dönemlerden birinde, korku türünde çekilerek bana göre yazık edilen film “Çernobil’in Sırları” (Chernobyl Diaries) tüm bunları anlatmak yerine konuyu daha basite indirgemeyi tercih etmiş. Türevleri ve benzerleri defalarca çekilmiş yaratıcılık ve korkutma ögelerinden yoksun korku filmlerine rağmen bu türde isim yapmış biri, Oren Peli yapımcı olarak karşımıza çıkıyor. Motosiklet günlükleri tadında yazılar yayınlayan genç blogger Elena Filatova’nın yazdıklarından ve bölgede çektiği fotoğraflardan etkilenen yapımcı bu filmi çekmeye karar vermiş. Daha önce Paranormal Activity serisinin yönetmen koltuğunda oturan Peli, bu seriden benzerlikler ve göndermelerle karşımıza çıkıyor. Daha önce Utku’nun yazmış olduğu VizyonHabercisi’nde olduğu gibi sadece fragmanından bile konusunu kolayca anlayabileceğimiz film beklentinin üzerine çıkamıyor. Gerçekten üzerinde enine boyuna düşünülüp harika senaryoların ortaya çıkabileceği, komplo teorilerinde uzman Holywood senaristlerinin yaratıcılıkta sınırlarını zorlayabileceği bir malzeme olmasına karşın vasat bir film izlemekle yetiniyoruz.

Konusuyla 2005 yapımı “Cehenneme Bir Adım” (The Descent) filmini çağrıştıran filmde seyirciyi yerinden hoplatan ögeler sıkça yer alıyor. Peli yönetmen olmasa da yer yer tarzını belli ediyor. Asla net olarak karşımıza çıkmayan “Şeyler” karanlıkların içinden bir anda fırlayıp, ışık-gölge oyunlarıyla izleyiciyi zıplatıyor. Bu varlıkların tasviri ise tıpkı Paranormal Activity’de olduğu gibi yine hayal gücümüze bırakılmış. Bir kısmı oyuncuların el kamerasından anlatılan, bir kısmıysa hareketli çekimlerden oluşan film klasik korku filmleri gibi kısa sürüyor, 86 dakikada bitiyor. 

Son sahnesiyle sistem eleştirisi yapılmaya çalışılsa da bu beyhude bir çaba olmaktan öteye gidemiyor. Sıradan sonuyla tekdüze biten film korku türünde uzun süredir aynı hayal kırıklığını sürdürerek, izleyiciyi ses efektleri ile etkilemeye çalışıyor.

 “Çernobil’in Sırları” olarak dilimize çevrilen ve geçtiğimiz cuma 29 Haziran’da gösterime giren filmi korku türüne ilgi duyan ve ayrım yapmayan herkes izleyebilir. Ama sıradışı bir konu ve sürpriz son beklentisine girmemenizi tavsiye eder,

İyi seyirler dilerim.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi