Çocukluğunu 90’larda geçirmiş bir nesile ait olduğumdan  animasyonun gelişimine ve değişimine yakından tanıklık ettiğimi söyleyebilirim. Şimdilerde neredeyse 3 boyut dışında animasyon bulamazken, bir zamanlar televizyonda izlediğimiz hatta annelerimizin babalarımızın bile yakından takip ettikleri Şirinler, Jetgiller, Çakmaktaşlar, Şeker Kız Candy’den sonra, sinemada çizgi filmi ya da diğer adıyla animasyonu izleme fikrine alışmak biraz zor oldu. Ne var ki 90’lı yıllarda Disney’in Aslan Kral’ı ile animasyon iddialı bir girişle hayatımıza bir adım daha yaklaştı. Sonrasında başarılı yapımlarla sürdürülen strateji sayesinde, Walt Disney Mickey Mouse dışında yeni ve unutulmaz karakterlerle anılmaya başladı. Sadece Disney değil bir çok yapımcı firma tarihinde ilk kez animasyon işlere girişti.

Peki ya çocukluğumuzun bu döneminde unutulmayan sinema animasyonları arasında hangileri var?

Aladdin (1992)

Binbir gece masallarından bir öykü olan hikayenin animasyon uyarlaması, fakir Aladdin’in lambadaki cinin üç isteğini yerine getirmesini konu alır. Disney oryantal ve aslında biraz da korkutucu olan Cin ögesini karikatürize ederek adeta binbir surat haline getirmiştir. Bu fikirde başarılı da olmuştur. Film o tarihe dek 200 milyon dolardan fazla gişe hasılatı yapan dünyanın 14., animasyon türününse ilk filmi olmuştur. Dönemin DVD formatı olan VHS’lerde ilk olarak piyasaya çıktığında ilk hafta 10.8 milyon kopya sattı.  Robin Williams tarafından seslendirilen Cin bana göre animasyon tarihinde en başarılı karakterlerden biridir.

Aslan Kral (The Lion King) (1994)

İnkar edemeyiz, çoğumuz için animasyonun hayatımıza girme sebebidir Aslan Kral. Hele de bilgisayarların yavaştan arttığı bir çağda çıkan oyunuyla şahsen benim çevremde oldukça popülerdi.  Babasını öldürdüğüne inandırılarak suçluluk duygusuyla sürgüne gönderilen / giden minik Simba’nın krallık yolundaki macerasını konu alır. 48 milyon dolara çekilen filmin gişe başarısı ise övgüye değerdir 945 milyon dolar. (Tabii bunda yeniden çekilen 3D versiyonunun da payı yok değil) Film hikayesi açısından Shakespeare’in Hamlet’inden ilham alır. Amcası tahtı ele geçirmek için Simba’ya hain bir oyun oynar ve Kral’ı öldürür. American Film Institute tarafından 2008 yılında, animasyon alanında gelmiş geçmiş en iyi 10 film içinde 4. Sırada yer aldı.

Pocahontas (1995)

Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenen ve En iyi müzik alanında Oscar ödüllü film, kızılderili kabile liderinin kızı Pocahontas ile yeni dünyayı keşfe çıkmış İngiliz Yüzbaşı John Smith’in aşkını konu alır. Bir yandan doğayı sembolize eden Pocahontas’a karşı sanayileşme ve “medeniyeti” sembolize eden John Smith yer alır. Sonuçsa tabiki gerçek hayattaki hikayeye sadık kalınarak, kabilesinden ve hayatından vazgeçerek “medeniyetin” içinde asimile olan Pocahontas oluyor. Yine de o dönemlerde bu tip durumların farkında olmadan hayranlıkla izlediğim Pocahontas çocukluğumun unutulmaz animasyonlarından biridir.

Anastasia (1997)

Son Rus Çarının kayıp kızı Anastasia ve onu sonsuza dek yok etmek isteyen Hain Rasputin’in hikayesini anlatan animasyon en iyi müzik dalında Oscar adayı olmuştur. Seslendirmelerini John Cusack ve Meg Ryan’ın yaptığı film çocukluğumun açık ara en özel çizgi filmlerinden biridir. Hikaye aynı zamanda gerçek bir hayat hikayesinden esinlenmesi açısından da orijinallikler taşır. Fox Film Studio’nun ilk animasyon denemesi olan yapım o yıllarda da bu türün ne kadar revaçta olduğunun bir göstergesi olarak alınabilir.

  Herkül (Hercules) (1997)

Mitolojiye olan ilgim Zeyna ve Herkül dizilerinden önce bu çizgi film tarafından körüklenmiştir. Zeus’un yarı tanrı oğlu Herkül’ün tanrılarla savaştığı farklı farklı maceralardan oluşan hikayeleri konu alır. Rüştünü ispatlamak için Herkül’ün bir çok mücadeleden başarıyla çıkması gerekmektedir.  Walt Disney’in bir başka başarılı projesi olan film Yunan mitolojisinin minik çocuklara tanıtılması ve sevdirilmesinde önemli bir araç olmuştur. Bir çok karakter bir arada yer alır, uçan at Pegasus, kurnaz Pan, Yer altı tanrısı Hades, hatta Yunan mitlerinde koro halinde olayların toplumsal boyutlarını şarkılarla anlatan periler bile birebir tasvir edilmiştir.

90’lı yıllarda animasyon türünün ciddi anlamda önem kazandığını daha önce de belirtmiştim. Yukarıdaki liste favorilerimden derlenmiş olsa da Tarzan, Mulan, Notre Dame’ın Kamburu gibi filmleri de göz ardı edemiyorum. Giderek artan global pazarlama trendleri sayesinde Mc Donalds gibi zincirlerle oyuncaklar aracılığıyla da evlerimize kadar giren bu filmler ve kahramanları çocukluğum için oldukça özeldir. Hala daha bu yaşımda bile animasyon hayranlığımın devam etmesinin sebebi olarak gördüğüm bu kuşak benim için oldukça özeldir.

Peki ya sizin sinemada izlediğiniz unutulmaz çizgi filminiz hangisi?

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi