Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Komedi ve hicvin alt türü olarak gördüğümüz kara komedi, sinemanın ilk yıllarında pek rastladığımız bir tür olmasa da yıllar içinde beyazperdede önemli bir yer edinir. Türünün öncüsü olarak Stanley Kubrick‘in Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb’ını gösterebileceğimiz kara komedi, genellikle apokaliptik bir dünyaya konuk olarak ya da absürdizme başvurarak mizah aracılığıyla hicvin gücünü kullanılır. Son yıllarda özellikle Coen Kardeşler ve Guy Ritchie gibi yönetmenlerin filmlerinde bolca yer verdiği kara komedi, This is the End gibi modern örnekleriyle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Ancak bu kez türün modern ve nispeten bilindik örneklerini bir kenara bırakıp 90’ların komedi anlayışına doğru bir yolculuğa çıkacağız.

90’lardan Kaçırılmaması Gereken 10 Kara Komedi!

Bob Roberts (1992)

bob-roberts-filmloverss

Politik bir taşlama olarak tanımlayabileceğimiz Bob Roberts, izleyicisini gerçekten var olan bir Bob Roberts karakterine inandırmakta başarılı olacak şekilde belgeselvari bir anlatı yapısı benimsiyor. Ne yazık ki 90’larda mizahıyla güldüren Bob Roberts’a çok benzer durumları bugün bizzat Amerika’nın yönetim yapısında görmek mümkün.

Swimming with Sharks (1994)

swimming-with-sharks-filmloverss

Kevin Spacey’nin Buddy Ackerman rolünde adeta harikalar yarattığı George Huang yönetiminde çekilen Swimming with Sharks, her şeyin net olduğundan en emin olduğunuz anda aslında durumun çok daha farklı olduğunu fark edebileceğiniz durumlar içeriyor. Kevin Spacey’ye eşlik eden Frank Whaley’i Guy rolünde izlerken Benicio del Toro ise Rex karakteriyle karşımıza çıkıyor.

The Last Supper (1995)

the-last-supper-filmloverss

The Last Supper, Cameron Diaz, Annabeth Gish, Ron Eldard gibi isimleri bir araya getirerek bir yemek masasında geçen ve cinayet üstüne cinayet işleyen bir arkadaş grubunun hikayesi olarak özetlenebilir. Ölümün bir noktadan sonra normalleşmesinin getirdiği kara komedi tınısı filmin her bölümüne başarılı bir biçimde yayılıyor.

To Die For (1995)

to-die-for-filmloverss

Suzanne Stone (Nicole Kidman), oldukça dikkat çekici bir güzelliğe sahip, hayata dair amaçları olan hırslı bir kadındır. Larry Maretto’yla evlenmesinin ardından rahat bir hayat yaşasa da televizyonda olma ve spikerlik yapma hayalinden hiçbir zaman vazgeçmez ve bunun için başlayacağı pozisyonun küçüklüğü de önemli değildir. Her gün yeni fikirler üreten ve fikirleriyle patronlarını zorlayan Suzanne Stone, çalıştığı yerel kanala adeta zoraki bir başarı getirir.

Welcome to the Dollhouse (1995)

welcome_to_the_dollhouse-filmloverss

Henüz ortaokulda okuyan Dawn’ın ergenliğe geçişindeki mutsuzluk ve karmaşayı ödüle doymayan bir filme dönüştüren Todd Solondz, daha sonra çekeceği Happiness filminde de Welcome to the Dollhouse’dan beslenir.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi