Geçtiğimiz gün açıklanan 89. Oscar adaylarını incelediğimizde, yapılan kampanyaların ardından siyahilerin -geçtiğimiz sene olmayan- temsil oranının katlanarak arttığını görsek de cinsiyet dağılımına baktığımızda işler yine hiç iç açıcı değil.

Özellikle geçtiğimiz yıl açıklanan adaylıklarla fazlasıyla alevlenen #OscarsSoWhite tartışmaları, bu yıl Akademi cephesinde belirli bir farkındalık yaratmış gibi görünüyor. Bu yıl oyuncu kategorilerinde 20 adaydan 7’sinin siyahi olması Akademi için büyük bir gelişme çünkü geçen yıl bu rakam 0 (sıfır)’dı. Bu yıl tüm En İyi Oyuncu kategorilerinde en az bir siyahi oyuncu yer alıyor. Arrival ile En İyi Sinematografi dalında aday olan Bradford Young, bu kategorideki ilk Afro-Amerikan aday. Joi McMillon ise En İyi Kurgu dalında Moonlight ile aday olan ilk Afro-Amerikan kadın olma özelliği taşıyor. Ancak, Moonlight, Fences, Hidden Figures’ün aldığı adaylıklar ile bu yılki etnik çeşitlilik ve eşit temsil hususunda ilerleme kaydedilse de Akademi adeta deyim yerindeyse kaş yapayım derken göz çıkardı.

En İyi Film ve En İyi Yönetmen kategorilerinde tek bir kadın yönetmen ya da bir kadın tarafından yönetilmiş hiçbir film yer almazken kadınların genel anlamda ön plana çıktığı senaryo adaylıklarında da bu sene durum şaşırtıcı. En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Özgün Senaryo dallarında toplamda bir kadın ismi görüyoruz ki o da Hidden Figures’ün uyarlama senaryosuna yönetmen Theodore Melfi ile birlikte imza atan Allison Schroeder. Anlayacağınız senaryo dallarında tek bir kadın adaylığı var o da Theodore Melfi ile Allison Schroeder’in ortak adaylığı.

89. Oscar Ödülleri Adayları: Akademi’nin Lütfu

En İyi Sinematografi dalı ise Akademi’nin yaklaşık 90 yıllık geçmişi de göz önüne alındığında tam bir erkek kulübüne dönüşmüş durumda. Bugüne kadar tek bir kadın adayın gösterilmediği En İyi Sinematografi dalında “gelenek” bu yıl da değişmedi. Oscar tarihi boyunca, En İyi Yönetmen dalında ise toplamda 4 kadın aday gösterilebildi ve Kathryn Bigelow, The Hurt Locker filmiyle Oscar’ı kazanan tek kadın olarak tarihe geçti. Ne tarih ama!

Hollywood’un yıllardan beri izleyici olarak merkezine beyaz, orta sınıf erkeği aldığı göz önünde bulundurulduğunda kadın bedeninin ne denli ön plana çıkarıldığı ve kullanıldığı su götürmez bir gerçekken, kadınların yalnızca bu sergilenen bedenden ibaret görülerek cinsel obje olarak sunulduğu da verilen adaylıklardan rahatlıkla anlaşılıyor. Hollywood’da kadın bedeni her yerdeyken ne yazık ki kadınlar hiçbir yerde. Bu beyaz ve eril hegemonya, bizzat sistem olarak baştan aşağı değişmediği sürece, yıldan yıla farklılaşmasına sevindiğimiz siyahi ya da kadın adaylıkları yalnızca beyaz ve eril bir sistemin bizlere sunduğu “lütuftan” daha fazlası olmayacak.

Kaynak: The Playlist

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi