87. Oscar Ödülleri Töreni’nden önce çoğu sinemaseverin ortak fikri, son yılların en heyecanlı ödül törenine şahit olacaklarını düşünmeleriydi. Oscar Töreni, her yıl 2 ya da 3 filmin favori olarak görünmelerine karşın içlerinden birinin “daha da favori” olduğunun düşüncesinin, gerçeğe dönüştüğü yerdi. Bu yılın farkı ise belki de birkaç ay önce ödüllerin favorisi olarak gösterilen Çocukluk (Boyhood)’un son haftalarda Birdman tarafından yakalanması ve iki filmin ödüle ulaşma konusunda oldukça yakın şanslara sahip olmasıydı. Ama asıl farkı Akademi’nin tavrı yarattı ve ödüller “kayıtsız şartsız” Birdman’in oldu.

Törenden önce en çok ödülü Büyük Budapeşte Oteli (The Grand Budapest Hotel) filminin alacağı düşünülüyordu. Bunun nedeni de filmin özellikle kostüm, makyaj, yapım tasarımı gibi alanlarda rakiplerine fark atmasıydı. Her ne kadar En İyi Film ve En İyi Yönetmen kategorilerinde de adaylığı bulunsa da Akademi’nin filme olan tavrı “güzel işçilik”, düşüncesinden öteye gitmeyecekti. Sonuç olarak düşünülen oldu; ana dallar ve zaten şansının bulunmadığı kurgu dalının dışında film, alması gereken tüm ödülleri topladı. Yıldızlararası (Interstellar)’nın müzik dalında ve teknik dallardaki adaylıkları arasından sadece görsel efekt dalında ödülü kazanması da sık sık gerçekçiliğe önem verdiğini ifade eden Christopher Nolan’ın filminin neden daha üst kategorilerde yer almadığını açıklar gibiydi. Gecenin kaybedenlerinden biri ise daha tören başlamadan önce belli olduğu üzere Hobbit: Beş Ordular Savaşı (Hobbit: The Battle of The Five Armies)’ydı. Peter Jackson’ın yeni Orta Dünya üçlemesi, tek bir Oscar kazanamadan beyazperde serüvenini tamamlarken son film, tek adaylığını kazandığı Ses Kurgusu dalından eli boş döndü. Bu dalda ödülü kazanan Keskin Nişancı (American Sniper) ise “En İyi Film dalında aday olan hiçbir film ödülsüz kalmasın” mantığı ile ödüllendirilmiş olsa gerek.

Kısa film kategorilerinde ise bu yıl tanıtım faaliyetlerinin önemini deneyimledik. Kısa animasyon dalında ödülü kazanan Feast için Walt Disney tarafından yapılan tanıtım çalışmalarına ve filmin Big Hero 6 öncesi gösterilerek bilinirliğe ulaşmasına ek olarak kısa film dalında ödülü kucaklayan The Phone Call’un, Sally Hawkins ve Jim Broadbent’i içeren kadrosuyla diğer adayları gölgede bıraktığını görmek mümkün. Walt Disney Animasyon Stüdyoları’ndan söz açılmışken; geçtiğimiz yılki Frozen’ın ardından bu yıl Big Hero 6’in Oscar’ı kazanması, Pixar’ın animasyon dalındaki hükümdarlığına darbe vurmuşa benziyor. Dreamworks ve Universal’ın bu alandaki yatırımlarını artırması ile Animasyon dalındaki yarışın yıllar içerisinde daha da kızışması muhtemel.

En İyi Müzik kategorisinde ise son yıllara damga vuran müzisyen Alexandre Desplat, sonunda Büyük Budapeşte Oteli ile zafere ulaştı. Özellikle bu yıl iki filmle birden aday olması, artık ödülü kazanacağına dair bir işaretti. Bu kategorinin halk nezdindeki favorisi olan Hans Zimmer ise bir büyük prodüksiyon ile daha ödüle erişemedi. Zimmer’in Aslan Kral’dan bu yana ödülü alamadığına inanmak oldukça güç. En İyi Şarkı kategorisinde ise zarftan, yarışa tek favori olarak giren Glory çıktı. Adaylıklarda Özgürlük Yürüyüşü (Selma) filminin içine düşürüldüğü durum pek hazmedilir cinsten olmasa da şarkının performansı sonrasında yakalanan coşku, bu ayıbı bir nebze de olsa örttü.

Oscar Ödülleri’nde belgesel kategorisi içerisinde genellikle Amerikan ya da Amerika’yı konu edinen yapımların ödülü kazanmasına alışığız. Bu yıl da pek sürpriz yaşanmadı ve Citizenfour, uzun metraj; Crisis Hotline: Veterans Press 1 ise kısa metraj belgeselde ipi göğüslediler. Akademi’nin bu tutumuna karşın yine de ödüller içerisinde en eleştirel bakışa sahip olan kategorinin Belgesel olduğunu söyleyebilirim. Citizenfour’un yapım aşamasını ve sinema-gerçek tarzındaki çekimlerini düşünürsek ödülün boşa gitmediğinin altını çizebilirim.

Yabancı Dilde En İyi Film ödülünün Ida ya da Leviathan’dan birine gideceği tahmin ediliyordu ve sonuçta, Altın Küre Ödülleri’nin aksine kazanan Ida oldu. Tören gününe doğru yarışa Wild Tales’in de dahil olacağına dair öngörüler boşa çıkarken Pawel Pawlikowski’nin filmi ile Polonya, ilk kez Oscar ödülünün sahibi olmayı başardı. Aslında Ida’nın En İyi Sinematografi dalındaki adaylığı da düşünüldüğünde filmin, Akademi nezdinde çok sevildiği anlaşılıyordu. Yine de bu dalda da Emmanuel Lubezki’nin bir yıl aradan sonra Birdman ile ödülü kazanması şaşırtmadı.

En İyi Senaryo kategorisi, En İyi Film dalında ödülü kazanacak olan filmi işaret etmek konusunda önem arz ediyordu. Bu nedenle her ne kadar gönlümden Gece Vurgunu (Nightcrawler) geçiyor olsa da Birdman ve Çocukluk’tan birinin ödülü kazanacağını düşünüyordum. Beklentimin dışında olarak ödülü Birdman’in kazanması, törene de nokta koyan bir andı. Biri  Broadway çevresinde mekik dokuyan diğeri ise bir çocuğun büyüme süreci üzerinden ilerleyen; ama ikisi de Amerikan kültürüne bolca atıf yapan bu iki filmden Birdman, şüphesiz ki Hollywood’a da bağlanan hikayesi ve sahne ile gerçeklik arasında kurduğu şeffaflık ile ağır bastı. Açıkçası beni de çok üzen bir tercih değil. Ama birçok kişiyi üzen tercih, Enigma (The Imitation Game)’nın En İyi Uyarlama Senaryo Oscarı’nı kazanması oldu. Graham Moore’un törendeki sözleri, filmin ağza bir parmak bal çaldıktan sonra güvenli bölgesinden çıkamayan senaryosundan daha başarılıydı.

Oyunculuk dallarında ise tek bir sürpriz bile yaşanmadı. J.K. Simmons, törende ilk ödül kazanan kişi olarak şanslıydı ama Patricia Arquette kazanacağını bildiği ödül için biraz beklemek zorunda kaldı. J.K. Simmons üzerinden Whiplash hakkında da 1-2 kelam edelim: Film kazandığı üç ödülü de (En İyi Ses Miksajı ve Kurgu) sonuna kadar hak ediyordu. Buna karşın senaryo dalında ödülü kazanması fazla hayalcilik olurdu. Öyle bir derdi olduğunu düşünmesem de filmi etik açıdan sorunlu görenlerin sayısının azımsanmayacak kadar fazla olması ve Akademi’nin bu dalda aşırı uçları törpüleyen yapısı, yine karşımıza çıktı. Kaldı ki Whiplash’in akıp giden hikayesinin üzerine düşünüldüğünde senaryoda birçok boşluk bulmak işten bile değil. Unutma Beni (Still Alice) filmindeki performansıyla Kadın Oyuncu dalında ödüle uzanan Julianne Moore, kendi kategorisindeki ödüllerin dağıtılmasına beş dakika kala salona girse pek sıkıntı yaşamazdı. Erkek Oyuncu kategorisinde ise Eddie Redmayne, Her Şeyin Teorisi (The Theory of Everything) filmindeki Stephen Hawking performansıyla favoriydi ama Birdman’de kendisini bizzat kendisini canlandıran Michael Keaton’ın varlığı, “acaba?” dedirtiyordu. Kişisel favorim Keaton’a karşılık, filminde muazzam bir dönüşüm yaşayan Redmayne, altın heykelciği kazandı. Hastalıktan muzdarip ya da fiziksel açıdan büyük bir dönüşüm geçirmiş karakterlere hayat veren oyuncuların sürekli ödüllendirilmesi, bir noktadan sonra tanıyamayacağımız onlarca oyuncu ile karşılaşmamıza neden olacak gibi!

Gecenin en esaslı kategorilerinde ise En İyi Senaryo kategorisindeki zaferin de rüzgarıyla Birdman esti gürledi. Richard Linklater’ın 12 yıllık mucizesi ve kişisel favorim Çocukluk, tek bir ödülle geceye veda etti. “Sezar’ın hakkı Sezar’a”, Inarritu da bu ödülü sonuna kadar hak ediyordu. Yine de Amores Perros, 21 Grams gibi filmlerin, Meksikalı yönetmenin kariyerinde daha ağır bastığını düşünüyorum. Son iki yıldır Meksikalı yönetmenlerin kazandığı En İyi Yönetmen kategorisinde gelecek sene Guillermo Del Toro kazansın diyenler hiç de az değil! En İyi Film kategorisinde ise sonuçtan herkes o kadar emindi ki Sean Penn’in kuşkucu tavırları bile kimseye aksini düşündürmedi. Ödülü belki Birdman kazandı ama hem Birdman hem de Çocukluk gibi iki güzide filmin yarıştığı 87. Oscar Ödülleri töreni, son yılların en heyecanlı Oscar Ödülleri yarışına ev sahipliği yaptı. Kaybeden kağıt üstünde Çocukluk olarak görünebilir ama yıllar yılı Oscar Ödülleri’nin hangi filmlere dağıtıldığını sorgularken, bu yılki kararlar üzerinden “hak eden kazandı” yorumunu yapmak abes kaçacaktır. Filmlerin kalitesini her zaman olduğu gibi aldıkları ödüller değil, aradan geçen yıllar belirleyecek. Ve hem Birdman hem Çocukluk, yıllara meydan okuyacak iki film olarak kalacaklar gibi görünüyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi