70. Cannes Film Festivali, yayınladığı afişiyle herkesi kendisine hayran bırakmıştı ancak festivalin bu yılki afişinde Claudia Cardinale, photoshop kullanılarak günümüz güzellik standartlarına daha uygun(!) hale getirilmiş.

Ataerkil toplumun bir getirisi (götürüsü) olarak sinemada da izleyicinin adeta gözüne sokulan seksist bir tavrın varlığından bahsetmek mümkün. Öyle ki, Kate Winslet’tan Lena Dunham’a her yıl maruz kaldıkları photoshoplar yüzünden çeşitli mecralarda demeçler vererek bu uygulamaya karşı duran kadın oyuncuların tepkisi yeterli görülmemiş olacak ki, henüz yayınlanan Cannes Film Festivali’nin bu yılki afişinde de Claudia Cardinale’in 1959 yılında çekilen fotoğrafı da photoshopa maruz kalmış!

Bu konuda elbette gündeme gelen çok fazla örnek var. King Arthur afişinde bariz bir şekilde photoshop uygulanan Keira Knightley’nin vücudu, yapımcıların izleyiciye ne sunmak istediğine dair belirgin mesajlar içeriyor. Kadının vücut hatlarıyla ve “seksi” olarak tanımlanan özellikleriyle ön plana çıkarılarak adeta cinsel bir obje olarak sunulmasının alışılması gereken bir durum olmadığının farkına varmak gerekiyor. Günümüz medyasının yarattığı bu gerçek olmayan kadın temsilleri, gerçek kadınları içinde yaşadıkları “gerçeklikten” soyutlayarak olmadıkları bir forma dönüşmeye itiyor. Beyazperdede, televizyonda ya da dergilerde görülen bu kendi gibi olmayan temsiller hem erkek hem de kadın izleyicinin ideal güzellik algısını yeniden oluşturmasına neden oluyor. Belirli bir noktadan itibaren “arzulanmak” için kişinin kendisi gibi olmaması gerekiyor.

King Arthur

Her dönem değişen belirli güzellik standartlarının bizzat kültür endüstrisi tarafından üretildiği yadsınamaz bir gerçek. 1950’lerin ideal olarak gösterilen kıvrımlı vücutları bugün yerini sıfır bedenlerin hakimiyetine bırakmış durumda. Nitekim Claudia Cardinale’in de gençlik döneminde mükemmel olarak tanımlanabilecek vücudu günümüze uymamış olsa gerek; özellikle bel ve bacak bölgesinin inceltilmesi ve ayaklarının küçültülmesi uygun görülmüş(!). Arzu edilenin hem yaratıcısı olup hem de yapılanın aslında arzu edilen olduğunu düşündürmek özellikle Cannes özelinde gerçekten büyük bir hayal kırıklığı. Yayınlanan bu yeni afiş ilk bakışta güzel ve özgür hissettiriyor hissettirmesine ancak ideal güzellik ölçütünü yeniden doğrulamasıyla da vadettiği özgürlük hissi, özünde kadını ince bedenlere ve mutsuzluğa hapsediyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi