Sinema dünyasının en fazla film üretim kapasitesine sahip Hollywood’un popüler filmlerinde sıklıkla karşılaştığımız eksikliklere ve sorunlara değinilen 6 dakikalık başarılı bir video yayınlandı.

Şüphesiz Hollywood dünyanın en büyük film üretim kapasitesine sahip. Bu durum sinema üzerinde en büyük güce sahip olmasını da getiriyor. Hollywood sineması her zaman Amerikan odaklı klişelerle dolu olmuştur ama belki de şimdi bunun en çok sorgulandığı dönemlerden biri. Sinema belki de hiç olmadığı kadar kâr odaklı, hiç olmadığı kadar endüstrileşmiş halde ve bu durum hiç olmadığı kadar sinemaseverleri rahatsız etmekte.

Hitchcock’un bir ropörtajında belirttiği gibi; film yapmak bir kalem kağıt kadar ucuz olmadığı sürece sinema sadece bir sanat olmayacaktır. Film üreticileri de bu sebeple her zaman minimum risk alarak film üretme eğilimindedir.  Günümüzde artık bu durum kendini tekrarlayan, yaratıcılıktan yoksun üretimlere sebep olmakta. Sinema teknolojisindeki gelişmeler de yeni ufuklar açmak yerine öncekini daha ucuza, daha hızlı tekrarlamak anlamına gelmekte. Bu kâr hırsı da yaratıcılığı neredeyse bitme noktasına getirdiği gibi artık sinemaseverler tarafından dalga geçilen bir konu haline de gelmiş durumda. Filmlerin artık kendini tekrarladığı, aynı konu ve karakterlerin suyu çıkana kadar kullanılmasının getirdiği tembellik, yerli yersiz kullanılan teknolojiler, karakter tipolojisindeki sığlık zaten bir süredir sinema dünyasının gündemindeydi. Screenrant sitesi Hollywood’un gişe rekorları kıran filmlerinin en büyük 10 sorunu hakkında bir video derlemesi hazırladı. Temel olarak her zaman bahsedilen risk almaktan korkan film üreticilerinin sinemayı yaratıcılıktan yoksun sığ bir türe dönüştürmesi, satılan bilete göre film üretimi stratejisinin filmleri artık dalga geçilecek seviyede klişelerle doldurması videonun bahsettiği sorunların kaynağı.

6 Dakikada Hollywood’un Popüler Filmlerinde Görülen 10 Büyük Problem

Video gişe filmlerinin artık insanları hayal bile edemeyeceği bir dünyaya götürmesi ve aslında bu tarz hikayelerin yaygınlaşmasından bahsediyor. Bu tarz filmlerin bu kadar popüler olmasının sebebi de bizim monoton hayatımızdan kaçış ihtiyacımız olarak görülüyor ve tabii sinemanın büyülü dünyasının da bizi içine çekmesi bunu kolaylaştıran bir faktör. Durum böyle olunca da film stüdyolarının gişe rakamlarını yüksek tutmak için başarısı kanıtlanmış belli bir takım klişeleri sürekli kullanmakta olduğu videoda vurgulanıyor.

Bu klişelerin başında yalancı ölümler geliyor. Bu kavramı ana karaktere yakın sevilen ikinci karakterin süper trajik bir şekilde (sektör ağzıyla köpürtülerek) ölümünü dakikalarca izledikten sonra diğer sahnede aslında ölmediğini, tam zamanında hastahaneye yetiştirildiğini veya bir yerlerde gizli bir formül olduğunu öğrenmemizle ve ana karakterimizin hırslanarak kavgasına devam etmesi olarak tanımlıyor. Artık bizi şaşırtan normalde olan durumun yani o karakterin ölmesi halinde ölü kalması. Artık izleyici o karakterin trajik ölümünü izlerken içten içe biliyor ki tam olması gereken zamanda ölmediği ortaya çıkacak.

star-wars-the-force-awaken-filmloverss

Haddinden Fazla Bilgi Veren Fragmanlar!

İkinci problem filmin fragmanının film hakkında haddinden fazla bilgi vermesi yani spoiler içermesi. Artık o kadar ki fragman izleyen bir seyirci filmde şaşırmıyor çünkü görmediği bir şey olmuyor. Türkiye’de de yeni dönemde televizyon dizilerinde sıkça rastladığımız gibi özet bölüme ait her şeyi sunuyor. Filmi merakla bekleyen izleyici aylar öncesinden spoiler almış bulunuyor. StarWars: The Force Awaken filminde bir takım sırlar filmin gösterimine kadar saklanmıştı ve aslında bunun gişeye de katkısı olmuştu.

Bir diğer sorun olarak hikayelerin parçalanmasındaki çılgınca bölümlendirme. İzleyicinin cebinden daha fazla para çıkması için hikayenin bütünlüğüne aldırmadan bölümlendirilmesi. Artık sonu gelmek zorunda olan bir hikaye varsa da yan karakterlerini öncesini, ana karakterlerin çocuklarının torun tombalak artık kimden hikaye devam edebilirse onun hikayesini devam ettirmek. Bunu belkide en acı halini (en azından benim için öyleydi) Harry Potter serisinin son filminin şuursuzca bölünmesinde gördük. Tabii StarWars Serisinin açtığı yolda yani önce 4,5,6 sonra 1,2,3 sonra da 7 gibi akıl tutulmasına sebep olan bir serileme türünü, Yüzüklerin Efendisi hikayesinde neden kullanmayalım diyerek ‘hikaye bariz bir şekilde bittiyse bir adım gerisine dönelim ve hikaye sonsuza kadar devam etsin’ mantığı uygulandı. Bu durum artık seyirciyi gitgide kandıramamaya başladı. En azından içten içe buna inanmak istiyoruz. Bu serilemeler hikaye bütünlüğü gözetmeksizin bölünmeler, izleyicinin hikayeyle bağlantısını koparıyor diyebiliriz.

harry-potter-deathly-hallows-filmloverss

Eğer bir hikaye, üreticisini bile şaşırtan büyük bir gişe getirisi sağlıyorsa hemen çalışmalar başlatılıyor ve hikaye bir şekilde seriye bağlanıyor. Olmazsa yüksek gişe getiren karakterler aynı filme sıkıştırılıyor. Fakat bu matematiğin her zaman tutmadığı, Alice: Trough The Looking Glass filminde kanıtlandı. Seri filmlerinin başarılı olması için seyircinin sadece filmi beğenmesi yetmiyor, devamını da istiyor olması gerekiyor. Şuursuzca yaratılan seriler veya birleştirilen hikayeler her zaman tutmuyor. Bu serileme klişesinin bir diğer sorunu olarak karşımıza çıkıyor.

Bir diğer sorun ise CGI (Computer Generated Imagery- Bilgisayar ile üretilmiş resim) teknolojisi haddinden fazla kullanılıyor. Dijital teknolojideki ilerleme bize imkansız dünyaları görselleştirme imkanı sunsa da bunun abartılması seyircinin gerçeklik algısında problemler yaratacaktır. CGI her ne kadar mükemmel olanaklar sunsa da gerçeklikten beslenmediği takdirde seyircide kopukluk yaratılmasına sebep olacaktır.

Bir diğer sorun ise filmlerdeki kötü adamların zayıflığı. Hikaye açısından ve karakter üretimi bakımından en az ana karakter kadar güçlü olması hikayenin çatışmasını güçlendirecektir. Fakat kötü karakter tipolojisinin zayıflaması hem çatışmanın görünürlüğünü zayıflatacak hem baş kahramanımızı zayıflatacaktır. Yani iyi karakterin neden iyi olduğunun açıklamasıdır aslında kötü karakter. Bu da tabiiki filmden aldığımız tadın bayatlaşmasına sebep olacaktır.

En Önemli Sorunlardan Biri: Çeşitlilik Eksikliği

Filmlerde çok çok uzun süredir sıkça rastladığımız bir diğer ve bana kalırsa en önemli sorunlardan biri de çeşitlilik eksikliği. Yani filmlerin geneline baktığımızda ana karakterin her zaman beyaz- erkek olduğunu görüyoruz. Bu durum her ne kadar gişeyi etkilemese de artık filmlerin global pazarda kendini göstermesiyle izleyenler hiç olmadığı kadar farklılaştı, Hollywood ise bu farklılaşmaya göz yumdu. Her ne kadar bu tektipleşme karşısında bir kaç örnek varsa da Hollywood seyircilere hakedilen değeri göstermiyor.

Bu tektipleşmeden pek de ayıramayacağımız diğer sorun da kadınların cinsel obje olarak filmde yer alması. En güçlü kadın karakterlerin bile ekranda gözükmek için vücudunu göstermesi gerekmekte ama zaten çoğunda kadınlar ana karakter günü kurtardıktan sonra dünyayı kurtaran kahramanla yatağa girmek için var. Obje olarak kullanılmayan filmlerde de, kadınlık özelliklerinden arındırılmış kadın karakterler görüyoruz. Videoda değinilmese de bu tektipleşme aynı zamanda kendini, kadınlar örneğinde gördüğümüz gibi, stereotip halinde kendini gösterme şeklinde de ortaya çıkabiliyor. Yani bir eşcinseli komedi unsuru, bir hintliyi bilgisayar başından ayrlmayan bir tip  vb. dışında bir şekilde göremiyoruz. Belli kalıplar var ve bu kalıplar çok minik adımlarla aşılabiliyor. Bunlara rağmen son dönemde dünyayı kurtaran kadın karakterlerinin de olması umut verici.

fantastic-four-filmloverss

Bir diğer hata ise film uyarlamalarında orjinal yapıtın (çizgi roman olabilir, kitap olabilir, çizgi film olabilir) özellikleri dikkate alınmaması. Bu gişe başarısını da etkileyen bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin Fantastik Dörtlü’yü, Batman tarzı daha karanlık renklerde görmek seyircilerin pek de hoşuna gitmedi. Yeni bir şeyler denemek her ne kadar önemini korusa da ana kaynağa sadık kalmak önemlidir. Bu filmin gerçekçiliğini korumasını sağlıyor.

Bir diğer önemli nokta da hikayenin seri oluşaracak bir alt planı olması. Film izleyicisi karşısında mantıklı bir hikaye örgüsüyle kurulmuş bir film bekliyor. Sırf ana hikayeye bağlı kalabilmek uğruna filmde kendine pek de yer bulamayan ayrıntılar geri dönüşler rahatsız edici olabiliyor. Seyirci her zaman izlediği şeyi neden izlediğini bilmek ister.

Videoda yazıda yer alan sorunların görsellerle örnekleştirilmiş İngilizce açıklamalı hali bulunmaktadır. İzlemenizi tavsiye ederim.

https://www.youtube.com/watch?v=V0-SLs4j3OY

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi