Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

1985 yılında One Step Away adlı film ile sinema kariyerine başlayan Keanu Reeves, çok geçmeden Kanada’dan Los Angeles’a geçerek devam ettirmeyi tercih etti. 1990’ların başlarında hem yüksek bütçeli filmlerde hem de bağımsız ancak çok ses getiren filmlerde yer alan Reeves, esas tanınırlığını Francis Ford Coppala imzalı Speed sayesinde sağladı. Sonrasında küçük bir düşüş yaşayan oyuncu, 1997’de The Devil’s Advocate ve 1999’da sinema tarihinin en önemli yapımları arasında gösterilen The Matrix ile birlikte Hollywood’un en aranan oyuncularından biri olduğunu ispatladı. Hatta sadece kariyerindeki başarıyla değil, günlük hayatında takındığı tavırla ve konuşmalarıyla da en sevilen isimlerden biri olmayı başaran Reeves, o günden bugüne aksini gösterecek bir şey yapmadı ve her zaman başarılı işlerin arkasında yer aldı.

“Kader şekil değiştirir, ama hiç bitmez!”

Reeves Dünyayı Suçlayanlardan Değil Onu Daha Güzel Hale Getirmeye Çalışanlardan Biri

my-own-private-idaho-filmloverss

Her zaman kendi ideallerine ve fikirlerine uygun işleri yapan ve sinema dünyasında en sevilen isimlerden biri olan Reeves’in özel hayatı pek mutlu ve kolay olmamasına rağmen; o dünyayı suçlayanlardan değil burayı daha güzel bir hale getirmek için çalışanlardan olmayı tercih ediyor. Yardımsever demektense onun için daha iyi bir yaşam ve insanlık için direnen biri demek daha doğru belki de… Mesela, The Matrix ve devam filminin başarısının ardından kazandığı 114 milyon doları 80 milyonunu özel efektler ve makyaj çalışanlarına verdiğini biliyor muydunuz?

Reeves’ten Mutluluk Tanımı!

sweet-november-filmloverss

Çocukluğundan bugüne kadar yaşamına baktığımızda, trajedik olayları yaşayan ve her defasında hayata devam edecek kadar sevgi dolu alan Reeves, sorunlu bir ailesi olmasına, en yakın arkadaşı ve sevdiği kadını kaybetmesine rağmen yaşamına devam ederek hayatı her şeyiyle sevmemiz gerektiğini anlatıyor sanki bizlere… Günlük hayatında metroyu kullanması, halkın içinde yer almayı tercih etmesi, katıldığı yardım dernekleri ve yaptığı konuşmalarıyla; ‘Hollywood ünlüsü’ dediğimizde aklımıza gelen tüm betimlemeleri yıkan Reeves, mutluluğu sizce nasıl tanımlıyor peki?

“Sevdiğim kadınla yatmak, bisiklete binmek, spor, arkadaşlarımla güzel vakit geçirmek, konuşmak, öğrenmek, toprak, kir, arkadaşlarımla güzel bir menü, şarap ve lezzetli yemekler, mutlu haberler ve mutluluk habercisi hayat. Çölde, doğada, ağacın en yüksek dalında veya çamurun içinde arkadaşlarımla ve ailemle olmayı seviyorum.”

Keanu Reeves’in Amerika’daki İlk Büyük Başarısı

bill-and-ted-s-excellent-adventure-filmloverss

Reeves’in Amerika ve çevresinde ilk ciddi başarısını elde ettiği Bill & Ted’s Excellent Adventure, zaman yolculuğu konusunu işleyen bir komedi filmiydi hatırlarsanız… Ted “Theodore” Logan ile Bill S. Preston, tarih dersinden ve bu şekilde üniversiteden mezun olmak için bir araştırma yapmak zorundadırlar. Eğer tarihteki bir kişinin bugünün dünyasında nasıl yer alabileceğini gösterebilirlerse mezun olabileceklerdir. Onlar bunu nasıl yapacaklarını kara kara düşünürken Rufus isimli biri gelir ve onları zamanda yolculukla tanıştırır. Bir telefon kulübesiyle geçmişe doğru yolculuk etmekte olan Bill ve Tedd’i izlediğimiz oldukça keyifli bir hikaye vaat eden Bill and Ted’s Excellent Adventure, bugün hala eleştirmenler tarafından 90’lar komedisinin başlıca örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi