Bu hafta sekizinci bölümüyle ekrana gelen 46 Yok Olan acilen silkelenip toparlanmalı yoksa reytinglerden ziyade dizinin sıkı takipçisi izleyicilerinin desteğinden de mahrum kalacak.

***Bu yazı 46 Yok Olan 8. bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

Bu hafta tek düze geçen 7. bölümün kaldığı yerden devam eden dizi bir önceki bölümdeki açıkları toparlayıp, hikaye açısından Murat Günay’ın paçasını kurtaracak bir bölüm oldu olmasına da, aynı kurtarışı dizinin bütünü için söyleyemeyeceğim. Ceyla-Murat’ın birliktelikleri giderek pekişirken, Murat’ın alter egosu ile Selin’in arasındaki ilişki sekteye uğramış durumda. Murat’ın Selin’e olay yerinden neden kaçtığını açıklayamaması, durumu geçiştirmesi Selin kadar izleyici olarak bizi de tatmin etmedi. Sıkıştığı her durumda ilaca başvuran ve zekice hamlelerle durumu kotaran Murat Günay’ın bu olay karşısındaki tutumu dizinin mantığına yakışmadı.

46 Yok Olan 8. Bölüm: Sıçramanın Vakti Geldi de Geçiyor!

Ceyla’nın annesinin hastaneye gelmesi ve estetisyen hekimle görüşmesi 6. bölümde edildiğini sandığımız ölü imasını da ortadan kaldırmış oldu; ev dışında da karşılaştığımız anne yaşadığına hepimizi ikna etti. Olayları bambaşka bir boyuta taşıyacağı için, kendi adıma gidişatın annenin ölü olmasına ve Ceyla’nın şizofrenik yönüne evrilmesini tercih ederdim.

Murat’ın son olarak işlediği cinayetle ilgili de birtakım problemler gözden kaçmıyor. Son derece alakasız ve zoraki ekleme sayılabilecek bu cinayet son iki bölümü birden kitledi. Peki bu derece önem arz edecek ve olmazsa olmaz sayılacak bir durum muydu? Bence hayır. Doğan’ın günah çıkarma sahnesine bağlanan vak’a diziye mantıksal anlamda ve olay örgüsünde “şimdilik” hiçbir katkıda bulunmadı diyebiliriz. Umalım da ileriki bölümlerde senarist bizi haksız çıkarsın.

Daha önce yan karakterlerine verdiği ağırlıkla takdir ettiğimiz dizi ansızın bu destekten vazgeçmiş gibi görünüyor. Salim ve Füsun’un arasında geçenlerin hala havada kalmış olması, Yıldız hanımın başlarda olayların altında yatan kilit isimmiş izlenimi verilerek hala beklediğimiz açığa çıkmanın yaşanmamış olması gibi olaylardan bir kısmının artık açıklanması gerekiyor. Beklenen climax’ı bu kadar ertelemek arayı soğutuyor benden söylemesi.

Öte yandan önceki bölüm incelemsinde belirttiğim parlak diyaloglar bu bölümde de devam etti. Özellikle esprili diyaloglar, diziye güzel bir es verdirerek türün dışına çıkmasına olanak sağlıyor. Komediye yakın karakter yaratımı ve bu karakterlere yazılan zekice cümleler izleyicisini kahkahalara boğabiliyor. Keza müzik kullanımının da bu konuda desteğini yadsıyamayız. Ama senaryo anlamındaki sıkıntıları, açıkları gidermediği sürece teknik detayların önemi kalmayacak, dizi kendi pimini kendi çekecek. Kısır döngüden kurtulup artık gereken sıçrayışı yapması gerekiyor. 8 bölüm birçok konuyu açığa kavuşturmak için fazlasıyla yeterli diye düşünüyorum. Ezo’nun hala uyanmamış olması, Murat’ın Ezo’nun uyanmasından ziyade başka işlere önem vermeye başlamış olması ama bu konuda da tutarlılık gösteremiyor oluşu –babasının katillerini ararken önüne çıkan, sinirini bozan herkesi öldürmesi– hikayede kopukluk yaratarak izleyiciyle başlarda kurulan kuvvetli bağın zedelenmesine sebep oluyor.

Özetle, piyasada böylesine aykırı bir işle başarıyı yakalayabilecek bir dizinin kendisinden bekleneni yapmasının zamanı geldi. Bu zamanı geçirmeden elini çabuk tutması, malzemeyi akıllıca kullanması gerekiyor.

46 Yok Olan 8. Bölüm fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi