Geçtiğimiz hafta Pazar günü yayınlanmayan dizi bu hafta altıncı bölümüyle yeni gününde yeni saatinde ekrana geldi. Beşinci bölümdeki durağanlığın yerine yeni gününde, yeni saatinde taptaze, dizinin ilk bölüm tempolarına yakın daha eğlenceli ve daha heyecanlı bir yeni bölüm izledik. 

***Bu yazı 46 Yok Olan 6. bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

Bu hafta Ceyla’nın ilacın etkisiyle Murat’la birlikte olması, Salim’le Füsun arasında geçmişte yaşananlar, Ezo’nun gözlerini açması, Selin’in Bursa operasyonunda başına gelenler ve Doğan’ın ona yaptığı şantajın açığa çıkması gibi konular ortaya serildi.  Tüm bunları tek başına değerlendirdiğimizde dizide her şey bundan sonra başlıyor demek abartı olmayacaktır. Önceki bölümün aksine, daha hızlı akan, olayların birbirine bağlandığı seri bir bölüm oldu. Ceyla ve Murat’ın sahnesiyle açılan dizinin ilk bölümünde Ceyla’nın annesinin aslında ölü olduğunu ima etmesi dizinin en etkileyici anlarından biriydi. Beşinci bölümün son kısımlarında ilacı aldıktan sonra Ceyla’nın annesine makyaj yaparken aynadaki kendine geçişle de bunun ipuçlarını veren sahne yeni bölümde yine tek bir cümle üzerinden kafalarımızda deli sorular yarattı. Bu da izleyiciye bir kez daha dizideki kimsenin normal olmadığı gerçeğini hatırlattı. Önceki bölümlerinde bazı şeyleri izleyicinin gözüne sokarcasına diyaloglarına yedirdiği için eleştirilen dizi, bu bölümde özellikle Ceyla’nın bu sahnesindeki replikleriyle gönülleri yeniden fethetti.

46 Yok Olan 6.Bölüm: Doğru Yazılmış Diyaloglar Ömrü Uzatır!

Diyalog konusuna girmişken bu bölüm özelinde diyalog yazımına da değinmeden geçmek istemiyorum. Diyaloglarda başarılı sahneler ve anlar iyi kotarılmış hatta zaman zaman zekice esprilerle donatılırken, akışı bağlamak uğruna küçücük sahneler yüzeysel tekstlerle havada kalıyor. Çok küçük bir detay da olsa Salim’le Füsun’un okulda konuştukları sahnede küçük Ferit’in konuşmayı duymaması, ikilinin baş başa kalabilmesi için çocuğun arkadaşı tarafından çağrıldığı sahne son derece yapaydı. Ama tabii ki bu minik diyaloglar geneline baktığımızda sürdürülen başarıyı örseleyen noktalar değil. Bölüm özelinde diyebilirim ki başından sonuna korunan büyüyü yaratan yalnızca bu dahice yazılmış diyaloglardı. Amca ve Murat’ın arasında geçen diyalog, (“senden katil çıktı, ondan orospu mu? Ne biçim bilinçaltınız var ulan sizin!” ) rakı masasında Salim’le Amca arasında geçen konuşma, Salim ve Murat’ın arabaya binmeden hemen önce konuştukları Batman-Robin ve Alfred benzetmeleri diziyi izlerken bolca keyif almamıza sebep oldu. Dizinin son kısmında katille Murat’ın yüzleştiği andaki diyaloglar güldürürken bir anda şok eden ve düşündüren, tartışmasız bölümün en iyi sahnesiydi. Bu sahnede Yıldız’ın adamlarıyla buluşan Murat hiç düşünmeden babasının katilini öldürdü. Yıldız’ın adamlarının neden Murat’ın peşinde olduğu ve konunun nereye bağlanacağı sonraki bölümlere dair en merak edilenlerden…

Özetle, bir önceki bölümle acaba gitmeyecek mi böyle bu dizi diye düşündüren 46 Yok Olan, yeni gününde yeni bölümüyle başarılı bir sıçrama yaptı. Esprili tavrının ağırlığını giderek artıran dizi polisiye ve psikolojik alt yapısıyla altıncı bölümün sonuna dek başarılı bir bütün sergilemeye devam ediyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi